maaşı 7500 liraya takılan, asgari ücretten düşük para alan, bir kilo kıyma alabilmek için sıcağın altında saatlerce kooperatiflerin önünde bekleyen yaşlıların gezme hakkına bile göz koymuşsunuz. yaşlılar mesai saatlerinde otobüsleri işgal ediyorsa (işgal de ne demekse, senin hakkın var da onun yok mu) mesele doğru düzgün sefer koymaktan aciz belediyelerdir, bu konuda eshot fecaattir örneğin. milletin yaşlısı dünyayı gezer, bizim ezik vatandaşımız örgütlenmek yerine 7500 lira maaş alan yaşlının otobüsle şehir içi yolculuğuna bilenir, gider öğrenci kartlarına çöreklenmeye çalışır, sonra ölen emeklinin maaşı da ölsün der, bekar kadının aldığı paraya takar... bu düşüncedekileri birleştirince ortak bir dalyaraklık kümesine ulaşıyorsunuz. ekonominin vahametini yetimden, öksüzden, emekli ve öğrenciden çıkarmaya çalışan, iş protestoya gelince "aman ses çıkarmayalım:(" diyen korkunç bir toplumuz. evet, ekonominin kötü gidişatının tüm suçlusu bi kalıp peynir ve bi kilo kıyma almak için kart basan emeklilerdir. şehrin bi ucundan diğer ucuna gidiyorlarmış, ohhhh gitsinler. yaşlıları eve mi tıkacaksınız?
ay bu aşağılık kompleksi beni öldürecek. vurun emekliye, vurun yaşlılara, vurun öğrencilere, öfkenizi sizden kötü durumda olanlardan çıkarın, asıl suçlular da "nasılsa bize bi şey diyen yok, sokalım" demeye devam etsin. rezilsiniz.
atm'ye para çekmeye gittiğim zaman emekli maaşını çekmemi rica eden yaşlılara denk geliyorum. hesaplarındaki paraları görüyorum ister istemez, beş kuruş paraları yok. ben bilmem kimin hangi partiye oy verdiğini, o durumda soracak değilim. bir keresinde amcanın biri param yattı mı bakar mısın diye sorup kartını verdi, bir baktım hesabında 3 lira para var, gözlerim doldu. ya oturduğunuz yerden konuşup da insanın sinirini bozmayın. kimseyi yürürken, protesto ederken göremiyoruz, anca lolo yapıyorsunuz internet üzerinden.