o kadar çok bu konuda yazıldı, spekülasyon yapıldı ki, ben de eksik kalmayayım dedim. muhtemelen bu arkadaşlarla benzer deneyim ve motivasyona sahibim ben de. yıllardır benzer rotalarda trekking yapıyorum. yaşım onlardan biraz büyük, dağcılık eğitimim yok, deneyimlerim benzer, belki malzemelerim az fazla, az eksik. yarın benzer bir durum benim ya da yürüyüş arkadaşlarımın da başına gelebilir.
niye dağa gittiler?
- "çünkü orada". geleneksel dağcı, maceracı yanıtı budur. dağ orada olduğu için gitmek ister insanlar. bu gerekçe yeterlidir bence. ayrıca, kime ne!?
niye o havada gittiler?
- çünkü basiretleri bağlandı. ben bu tür riskli rotalara giderken 10 gün öncesinden başlayıp son güne kadar onlarca kez hava durumunu kontrol ederim birden farklı kaynaktan. bu arkadaşlar öncesindeki güzel havaya aldandı sanıyorum. cumartesi gitseler güle oynaya hava kararmadan döneceklerdi. ama pazar sabahı hava patladı. bir de uludağ'da sabah sisi çok olur. güneş yükselince bulutlar yükselir ve hava açar. havanın açacağını tahmin ettiler ve bir kaç haftadır erteledikleri etkinliği gelmişken yapmak istediler.
niye akşam saatinde gittiler?
- bu da hatalı bir bilgiden kaynaklanıyor. ilk gün haberlerde akşam gittiler gibi bir bilgi dolanmıştı. arkadaşlar akşam değil, sabah 7 gibi rotaya girmişler. bu saatte çıkmak 6-7 saatlik bir faaliyet için makul.
jandarmaya neden haber vermediler?
- riskli bir rotaya girecekseniz ya da dağda uzun sürecek bir faaliyet yapacaksanız jandarmaya haber vermek gerekir. bu izin almak değildir. her vatandaş özel alanlar dışında istediği gibi gezer dolaşır. asıl bir vatandaşlık hakkı olan kamusal alanlarda gezmenin kısıtlanmaması gerekir. bu arkadaşların ben zaten dağcı değil yürüyüşçü olduğunu düşünüyorum. insanlar genelde üşenir ve vakit ayırmaz jandarmaya haber vermeye. kimi zamansa jandarmadan, park bekçilerinden kaçınarak yasak denilen yerlerde kamp kurmak isterler. riskli olduğunu düşünmedikleri için haber vermemişlerdir diye düşünüyor ve çok da garipsemiyorum bu durumu.
malzemeleri eksik mi?
- evet ve hayır. insanlar kamera kayıtlarında gördükleri kadarıyla yorum yapıyor. kayıtların birisinde muhtemelen otel ya da orduevine gitmek için çıkmışlar ve batonları, çantaları yok yanlarında. son videoda rotaya girerken çantaları ve batonları görünüyor. günübirlik yürüyüşlere ihtiyaca göre malzemeyle çıkılır ve hafif olup hızlı hareket etmek hedeflenir. gece kamp kurmayı düşünmedikleri için çadır, tulum, mat gibi malzeme yüklenmemişler haliyle. ultra light malzemeniz yoksa sırf bu 3 kalem bile 10-15 kilo yapar. muhtemelen yedek kıyafet, bir öğün yemek, 2 litre su ve biraz atıştırmalık vardı çantalarında.
o mont dağcılık kıyafeti değil diyenler var. teknik ceket giyseler elbette daha iyi. ama o montun amacı ısıtmak değil zaten. rüzgarlık ve yağmurluk olarak gayet iş görür yürüyüşte terletse de. trekking yapan insanların ihtiyacına yeterli, hafif ve sağlam bir malzeme. zaten yürüyüş için çıkıyorsanız hafif giyinirsiniz. hava sıcaklığı -20'lere düşmedikçe 2-3 katman hafif kıyafet yürüyüşçü için yeterlidir.
ama en büyük eksik el tipi bir gps elbette. telefon gibi şarjı bitmez, kalem pille çalışır. uludağ zirve rotası maden bölgesinden geçtiği için pusulalar da hatalı çalışır. telefonlar da çekmez bu bölgede. belki gps'leri vardı ama bozuldu. bilemiyoruz...
telefon sinyalinden neden bulunamadılar?
- telefon sinyalinden kesin yer tespiti için en az 3 farklı vericinin telefondan sinyal alabiliyor olması gerekir. şehir merkezlerinde bunu akıllı telefon uygulamaları bile yapabiliyor. her bir verici telefonunuza belirli aralıklarla ping atar (ismi farklı muhtemelen), telefonunuz da çevredeki vericilere sürekli yanıt verir. yanıtın geliş süresi milisaniye olarak ölçülerek kaç metre uzakta olduğunuz tespit edilir. üç farklı vericiyle temasınız olduğunda 2-3 metre hatayla konumunuz bulunabilir. ama uludağ'da sadece tek bir vericiye sinyal göndermiş kayıp arkadaşların telefonu. bu yüzden de kesin olarak son konumları bilinemiyor.
vahşi hayvan saldırmış mıdır?
- kesinlikle hayır. öldülerse didiklemiş olabilir vahşi hayvanlar. çok istisnai durumlar dışında uludağ'da size saldırabilecek vahşi hayvan olsa olsa böceklerdir. ayılar yanında yavruları varken gerçekleşen sürpriz karşılaşmalar dışında insanlara saldırmazlar. insanlardan kaçar ve geceleri yemek için dolanırlar. bu yıl kış geciktiği için muhtemelen zirve bölgesinde değil ormanlık alanda kilo almaya çalışıyorlardır. kurtlarsa sersefil hayvanlardır ülkemizde. en sefil sokak köpeğinden beter bu hayvanların durumu. insanın yanına yöresine yaklaşmazlar. ayılar da kurtlar da çok iyi koku alır. ters rüzgardan yaklaşmadığınız sürece ancak ayak izlerini ve dışkılarını görebilirsiniz. domuzlar da o yükseklikte olmaz. tilki, çakal vb zaten zararsız insan açısından. zirve bölgesi için yazıyorum bunları elbette. orman içinde ne kadar alçaldıklarını bilemiyorum.
montu neden çıkarmış? baton neden orada?
- bilemiyoruz. pek çok spekülasyon yapılabilir. ben düşürmüştür çantasına asıp diye tahmin etmiştim baton bulunmadan önce. siste dönüp bulamamıştır belki. baton ise kara saplanıp donmuş gibi duruyor. dere donmadan ilk 1-2 gün içinde oradan alçalmayı denemişler diye tahmin yürütüyorum. suyu geçtikten sonra saplandığı yerden çıkartırken suya düşme riskini alamamış olabilir. bir de karda iz açıp yürümek çok yorucudur diye ekleyeyim. aşırı terleten bir aktivitedir. terlediği için montu ve bereyi çıkarmış olabilir. hipotermi şoku kısmını bilmiyorum.
çevrede köy yok mu? köye sığınmış olabilir mi?
- yakın çevrede köy yok. köylere ulaşmak için baya bir alçalmaları gerekir. köylerin hepsinin ulaşımı kolay. şunu da ekleyeyim, bu bölgedeki köylüler özellikle ormanlık bölgeleri iyi bilirler. hem orman köylüsünün istihkakı vardır kesim için hem de kestane toplamaya, bağ bahçe işlerine bölgeyi dolanmışlardır. eğer orman içinde alçaldılarsa köylüler bulacaktır.
köylere inilebilir mi?
- evet. ben iki yıl önce oteller bölgesinden laylaylom yürüyerek 7-8 saatte cumalıkızık köyüne inmiştim. dağın her yerinde aşağı inen patikalar var. karda yürümek daha zor olsa da bir gün içinde kolayca inilebilir.
sığınacak dağ evi, kulübe yok mu?
- zirve bölgesinde yok diye biliyorum. ama orman içine alçaldıkça çobanların yaptığı derme çatma da olsa ağılları, arıcıların ufak korunakları var. bunlardan birisine denk gelebilirler.
uludağ'da kaybolmak kolay mı?
- açık havada uludağ'da günlerce kaybolmak mümkün değildir bölgeyi birazcık biliyorsanız. ama görüşü 3-5 metreye düşüren sis çöktüğünde her yerde kaybolabilir insanlar. bir de zirvelerin altında çanak bölgesi var. görüşünüz olmadığında burada kolayca kaybolabilirsiniz. genel kural yokuş aşağı gitmek, su yataklarını takip etmektir. ağaç sınırını sağlarına alıp ilerleseler yine oteller bölgesine ulaşabilirlerdi bence. elbete yaşananları bilemiyoruz.
arama faaliyeti ne kadar sürecek?
- resmi kurumlar için valilik karar verecektir. kamuoyunu dikkate alarak gündemden düştüğünde aramaları sonlndırırlar muhtemelen. gönüllü ekipler aramaya devam edebilir. umarım aramalar sonlanmadan bulunurlar.
bu kadar kişi arıyor ama neden bulunamıyorlar?
- uludağ büyük bir kütle ve şu an kar altında. ağaç sınırının üzerinde değillerse binlerce farklı patikadan orman içine girmiş olabilirler. yukarıda olsalardı ilk günlerde bulunurlardı diye düşünüyorum, eğer bir kar çukurunda değiller ya da kar mağarası kazmadılarsa.
uludağ'da kaybolursak ne yapmalıyız?
- pusula yok, gps yok ya da çalışmıyor. sis bastırdı ve görüşümü kaybettim. bölgeyi de bilmiyorum, malzemem de yok. ne yapmalıyım? "bu halde orada ne işin var?" denilmeli öncelikle. bilgi ve deneyime göre farklı seçeneklere ayrılır yapılacaklar. yön bulmanın farklı yolları da var. güneşi, yıldızları, yosunları kullanabilirsin. deneyimli bir dağcı akşama kadar medeniyete ulaşmaya çalışır, sonrasında kar mağarası kazıp sabahı bekler. sabah olunca da aynı rutini tekrarlar.
eğer deneyimsizseniz ve gittiğiniz yeri bilenler varsa korunaklı bir yer bulup beklemelisiniz. ama yerinizi bilen yoksa da gündüz saatlerinde görüş varken uludağ'dan aşağıya inmeyi denemelisiniz. hangi yüzünden inerseniz inin bir kayadan düşmez, dereye yuvarlanmaz, çukura basıp sakatlanmazsanız orman içinden alçalarak 7-8 saatte köylere inebilirsiniz. hava kararınca yürümek yerine sığınak bulmalısınız. yağmuru ve rüzgarı kesecek herhangi bir yer olabilir. dalları birbirine çatıp kendi yaşam oyuğunuzu bile yapabilirsiniz. börtü böceğe dikkat edin. becerebilirseniz ateş yakın. su içmeyi unutmayın. durgun sudan içmeyin ama akar sudan bir kaç yudum içmek sizi öldürmez.
herkes hata yapabilir, herkes riskleri yanlış öngörebilir. bu zor durumdaki insanlarla empati yapmak yerine, onları yargılamak, kötü sözler söylemek sadece söz sahibinin karakterini ortaya koyar.
uzun oldu biraz ama son olarak, ben umutlu tarafta olmayı tercih ediyorum, umarım kısa sürede sağ sağlim bulunacaklar...