her sey
ebru gundes'in lisesine gitmemizle basladi. en fazla ebru gundes cikti iste, hicap duyuyorum, isim vermiycem. o da zaten mezun olamamis ortak kimyacimizin soyledigine gore ben en azindan okullarimi bitirdim. ama simdi yalida kim oturuyor? neyse en azindan benim cocugum bi seylerden etkilenmiyor!
kiz kardesle gezmelerdeyiz, sene 2010 filan herhalde. bu kiz kardes yalniz tam bir manyak paratoneri, o gece kesfettim. kahvecinin birinde oturduk, bir oglan geldi yanimiza, ortalama bir guzellik yarismasindaki kizlarin yarisindan guzel, oyle bir cocuk. guzel insanlardan zarar gelmez algisi var sanirim, kiz ya da erkek. sosyallesme cabasina karsilik verdik, yaninda arkadasi da var o da geldi oturdu hikayeye. hadi dedik, genc insanlariz, soyle canli muzik filan yapalim. hani biz yapmayacagiz da yapanlarinkinden calacagiz. daha dogrusu onlar calacak, biz dinleyecegiz. aman bee, ne pis geyigim varmis.
neyse onlar arabalarinda, biz takside gittik, yakinlarda bir yere. tanimadigimiz insanlarla tanisiyoruz ama neyseki hala arabalarina binmeyecek kadar suurumuz yerinde. vardik mekana, oturduk. bizim guzel oglan,
demet akalin'in danscilarindan biriymis, oynadigi klibi filan gosterdi. obur eleman da bi yerden tanidik geliyor ama cikaramiyorum. dedim, sen hic yabanci gelmiyorsun. dedi ki,
ogun samast'a benzettin di mi? evet, deyince de, kuzeniyim, dedi gururla. aman tanrim dedim! oburu de kiz kardesimle ciktigi
begenti yolundan cok uzaklara sapmis, unutamadigi sevgilisinden bahsediyor bu arada. neyse en azindan cok salca olmazlar diye icten ice seviniyorum ama ben buna. samast da, adini hatirlamiyorum, oyle bir yuvarliyor ki kadehleri, kendinden gecti. en son niye bilmiyorum, kadehin birini alip kafasinda kirdigini hatirliyorum ve mekandaki herkesin bize acir gozlerle bakarak kacistigini. bu esnada bizim asik, nasil agliyor, nasil agliyor. ıctikce aklina sevgilisi gelmis. masa resmen bir kaos. o bir anlik boslukta, nasil olduysa kardesimle kalktik hemen kapidaki taksilerden birine atlayip, toz olduk. kabanlarimizi filan da orada biraktik, bize bi sey olmasin. omrumde gecirdigim en sacma geceydi, insanin demek ki basireti baglaniyor. ertesi gun gazeteden dansci oglanin ihtihara tesebbus ettigini ogrendik, biz mekandan kacinca dayananamis yoklugumuza. ahaha, yok ya askindan, bizi muhtemelen hatirlamadilar, aman iyi ki de hatirlamadilar.
kiz kardesimin son sevgilisi de unlu bi ailedendi. hobi olarak birkac dizide oynamisti. bunlar ayrilinca
tuba ozayla birlikteydi bir muddet. biraz uzaklasalim demisler, artik nasil biktiysa kiz dominik'e kadar uzaklasti biliyorsunuz. en son, ya bana don, ya da
hande yener'le birlikte olurum diye tehdit etti, bunlarin tripleri de bir alem. ama kiz kardesim o ara
devran iskender ve
songul karli ile yemekteymis, o hikayeye hic girmiyorum, donmemis mesaja.
songul karli sutyensiz miydi dedim, cevap veremedi.
bir de buyuksehir belediye baskanligina adayken
mustafa sarigul secim calismasini bizim buralardan mi yurutuyordu, neydi, hep buralardaydi. her sabah onu gormek bir rutin olmustu adeta. yuz goz olmustuk, anlatmamin manasi yok. ama kiz kardesim kendisini tanimamis, evet magaradan cikti, kendisini yanina cagirinca, adeta firca atmis, adama, sen gel demisti de adam gayet nazik davranarak gelmisti. overlokcu gibi resmen. ıste halka inen siyaset budur. belki de fazla indi de kaybetti, bilemedim simdi. ama seviyorum seni sarigul.
oyum sarigule veriyorumbir keresinde de
seray sever'le yemek yedik istinye park'ta. kucuk bir ayrinti, ayri masalardaydik. o aralar kumral ve uzun sacliydi ve gercekten cok guzel gorunuyordu ki normalde begenmem.
ortakoy'de akmayan trafikte
kerem cem ve eski esine yol vermistim. onlar da sonra birbirlerine yol verdiler malum, bosandilar. ama nazik bir cifttiler dogrusu, iyi gidiyorlardi. demek ki biraz da ayri ayri gidelim dediler. umarim yine iyi giderler, zaten na kadar yasiyoruz ki, mutlu olmak lazim.
teoman'da bir aralar her taksim'e cikisinda benle karsilasirdi. o zaman evli degildi, ikimizin de bohem bir hayati vardi demek ki. o kadar cok ayni yerlere gidiyorduk ki, acaba beraber mi takilsak diye dusundum. valla. sorun, soylesin. ama kesin hatirlamaz, cunku hep sarhostu.
olsun, hayat belki de hatirlamadigimiz anlardan ibaretti.