ilkokul öğretmenim dedemdi ve haksızlık olmasın, torpil yapıyor demesinler diye en çok beni döverdi, şansımı s*kim.
Sık geçen başlıklar
öğretmenden dayak yemiş yazarlar 5
ekşi'de görbenim efendim.
ortaokuldaki kıvırcık saçlı peruk takan türbanlı matematik öğretmeni. her ders sonu bizi çember yapıp sıra dayağı çekerdi.
üstelik parmak uçlarımızı birleştirip uzatırdık. incecik bi sopayla vururdu.
geçen gün 6. sınıf bi öğrenci ders çalışırken parmakları dikkatimi çekti. orda direkt haftada 3 kere yaşadığım o sahne geldi aklıma. minicik lan, minnacık! değil vurmak sıkamaz bile insan. 30 tane minicik parmaklı ele nasıl vurabilmişsin vicdansız orspu.
ortaokuldaki kıvırcık saçlı peruk takan türbanlı matematik öğretmeni. her ders sonu bizi çember yapıp sıra dayağı çekerdi.
üstelik parmak uçlarımızı birleştirip uzatırdık. incecik bi sopayla vururdu.
geçen gün 6. sınıf bi öğrenci ders çalışırken parmakları dikkatimi çekti. orda direkt haftada 3 kere yaşadığım o sahne geldi aklıma. minicik lan, minnacık! değil vurmak sıkamaz bile insan. 30 tane minicik parmaklı ele nasıl vurabilmişsin vicdansız orspu.
size hikayeyi tersten anlatayım. stajını yeni bitirmekte olan yeni bir öğretmen adayıyım o dönemler. aynı zamanda ücretli öğretmenlik çıkmış, hani maksat tecrübe olsun diye başvurmuştum kendimi bir anda meslek lisesinde buldum.
gencecik taze bir adamım o zamanlar. kafamda bir ton eğitimle ilgili teorik ders var. avucumda da idealler...
kapıyı açtım, derse girdim. o sıra öğrenciler kavga ediyorlardı. daha önceden kpss kursu tecrübem vardı ama lise tecrübesi başkaymış arkadaş. bir an afalladım ve kavgaya olağanca idealist ve teorik açıdan doğru olacak şekilde müdahale etmeye çalıştım ama aralarından biri beni tanımamış olacak ki "kimsin lan sen? kaçıl yoksa alırım façanı" gibisinden bir şey söyledi.
allah sizi inandırsın bir gözüm döndü, kendimi kaybetmişim kesik kesik hatırlıyorum. kendime geldiğimde birkaç öğrenciye tekme tokat dalarken buldum kendimi.
daha da şaşkınlık verici olay ise dövdüğüm çocuklardan birisinin velisi, elinde bir tepsi baklavayla teşekküre geldi.
not: kariyerib başlangıcına bak ya. resmen bok gibi...
gencecik taze bir adamım o zamanlar. kafamda bir ton eğitimle ilgili teorik ders var. avucumda da idealler...
kapıyı açtım, derse girdim. o sıra öğrenciler kavga ediyorlardı. daha önceden kpss kursu tecrübem vardı ama lise tecrübesi başkaymış arkadaş. bir an afalladım ve kavgaya olağanca idealist ve teorik açıdan doğru olacak şekilde müdahale etmeye çalıştım ama aralarından biri beni tanımamış olacak ki "kimsin lan sen? kaçıl yoksa alırım façanı" gibisinden bir şey söyledi.
allah sizi inandırsın bir gözüm döndü, kendimi kaybetmişim kesik kesik hatırlıyorum. kendime geldiğimde birkaç öğrenciye tekme tokat dalarken buldum kendimi.
daha da şaşkınlık verici olay ise dövdüğüm çocuklardan birisinin velisi, elinde bir tepsi baklavayla teşekküre geldi.
not: kariyerib başlangıcına bak ya. resmen bok gibi...
hoca dik açı üçgenin iç açılarını sordu, 90-60-30 üçgenini karıştırıp o zamanlarda ismail yk'nın hit olan şarkı 90-60-90na aklım gitti ve 90-60-90 dedim; dışarı çıkarıp bir güzel dövdü şerefsiz oğlu şerefsiz. atahan hocam seni köşede bir yerde görürsem öyle bir temiz döveceğim ki üçgenin iç açılarını karıştıracaksın.
tam dayak değil ama orijinal bir ceza olduğu için bir arkadaş ekolünden bir tane anlatayım.
bizim arkadaşlar, yaramazlık yapıyor. hoca artık dayanamıyor. tahtanın üst kısmına bir tebeşir koyuyor. suç işleyenleri tahtaya kaldırıyor:
"ellerinizi kullanmadan, tahtaya kafa atarak bu tebeşiri düşürmeye çalışacaksınız. düşüren dayaktan kurtulacak, düşüremeden vazgeçen dayak yiyecek."
diyor.
sonrası beyin sarsıntıları...
bizim arkadaşlar, yaramazlık yapıyor. hoca artık dayanamıyor. tahtanın üst kısmına bir tebeşir koyuyor. suç işleyenleri tahtaya kaldırıyor:
"ellerinizi kullanmadan, tahtaya kafa atarak bu tebeşiri düşürmeye çalışacaksınız. düşüren dayaktan kurtulacak, düşüremeden vazgeçen dayak yiyecek."
diyor.
sonrası beyin sarsıntıları...