üniversite şenliğinde tuzlu salatalık satmak: bir arkadaşla çuvalını 10 tlye aldığımız salatalığı soyup tuzlayıp tanesi 1 tlye satmıştık. kazandığımız parayla da maddi durumu olmayıp da çok başarılı olan bir arkadaşımızın yüksek lisans parasını ödemiştik.
gizli müşteri: çeşitli yemek zinciri firmalarının gizli müşteriliğini yaptım. hem bedava yemek yedim hem de üstüne para aldım.
baskülle insanların kilosunu tartmak: eskiden hastanelerde ziyaret saatleri olurdu. sadece o saatlerde ziyaretçiler hastalarını görebilirlerdi. dolayısıyla da o saatlerde hastane bahçelerinde çok insan olurdu. işte oralarda " tartayım mı abi? tartayım mı abla" diye dolaşırdım. yaşım daha 12'ydi. hatta kilosunu bilenden ücret almıyorum derdim. öyle yapınca daha çok para kazanırdım. bedavayı duyunca bu millet hemen atlıyor.
kola kutusu satmak: boş kola kutularını toplar satardım. aliminyum olanların kilosu 25 milyon, teneke olanların kilosu 5 milyondu. artık o kadar ustalaşmıştım ki bir bakışta teneke mi aliminyum mu anlardım.
debe edit: kola kutusu anımı da buraya bırakayım
(bkz: #100807128)
17.04.2023 · 46. sıra
yapraklari biten duvar takvimi
16.04.2023 00:10 ~ 11:38