Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
çok güzel fotoğraftır.

oğlum bunu yapmayın ya, insanları yargılamayın dış görünüşleriyle. yok annesi sanmışmış...

gördüğüm mutlu bir aile tablosu. o kadar.

edit: bu kadar beğenilen bir entry editi haketti. hala bu kadar vicdanlı insanın olması çok sevindirdi beni.

1. inançsızım, ateistim.
2. insanların yaşam şekillerine kimse karışamaz. müslüman da olsa isterse noel ağacı süsler. çocuklar bayılır böyle şeylere. benim velet büyüsün biraz ben de süsleyeceğim. hristiyan olmam herhalde. *
3. yetişkin insanların giyim tarzına kimse karışamaz. eşi öyle inanıyorsa baş örtüsü takar, canı isterse takmaz. başörtüsü hayat görüşüm olarak elbette bana terstir, ancak bu bana yetişkin insanları yargılama hakkını vermez. eleştiri hakkım her zaman saklıdır tabii.
4. insanları dış görünüşüne göre yargılamak terbiyesizliktir.
5. evlilik mutluluğun o kadar zor yakalandığı bir kurumdur ki, onu buldunuz mu dünyanın en güzel kadını eşinizdir zaten. benim öyle mesela. *

edit2: çok güzel mesajlar geldi, özellikle müslüman olduğunu belirten arkadaşlardan aldığım mesajlar beni çok mutlu etti. (başlık sahibi arkadaş hafif bir hakaret etmiş ama olsun, olur o kadar)

ben inancı, kurallarını her zaman eleştiren biriyim (eski entry'lerime bakılabilir). bu benim özgürlük alanım, bunları eleştirmeyecek olsam zaten müslüman olurum. ancak inanan birinin de özgürlük alanı var. ben buna saygı göstermezsem, karşı taraftan nasıl saygı bekleyeceğim?

herkese tekrardan teşekkürler.
toplantıdan 2250 civarında bir karar çıkacak ve efendimiz jest yapıp 2500 yapacak. elinin kiri nasıl olsa. babasının kesesinden veriyor ya. sonra seçmeni şükür namazlarına başlayacak yine. halkın asgari ücretten memnun kalması ile kanal istanbul’a devam edilmesi arasında bir ilişki görüyorum.
25 aralık fatih altaylı yazısını okuyun ve yapılacak kanalın ne kadar gereksiz olduğunu bir gemiciden dinleyin. bir de ekrem başkan diyor ki: bir deprem olursa iki boğazın ortasında kalan kıtadan insanları nasıl tahliye edeceğiz. istanbul bir deprem tehlikesi altında ve şehirin en önemli konusu toplanma alanlarının olmaması. bu konunun gündeme gelmesi için tekrar deprem mi olması gerek?
moderatöre edit: kardeşim silme silme. bırak up kalsın, zart kalsın, zurt kalsın. her başlığı temizledin bi sırıtan burası mı kaldı? başlığın amacı belli hedefi belli. bırak silmeyi, başlığı düşürüyorsun! allah aşkına biraz mantıklı olun.

tepe edit 21:36: en son izmir urla çeşmealtı'nda birileri görmüş (şok market önünde). birisi de otostop çekip çeşme tarafına gitmeye çalıştığını söylemiş. kameralar inceleniyor ama maalesef kadrajda olmadığından görünmüyor. urla ve çeşme tarafında olanların özellikle dikkatine, imkanı olanlar bi tur atabilirse çok seviniriz. tabi ki bu net ve kesin şekilde salih olduğunu ispatlamıyor, ihtimaller dahilinde hızlı hareket etmeye çalışıyoruz.

tepe edit 18:40: şimdilik bir gelişme yok. ana akım medya olayla ilgileniyor. aile ile görüşen çok sayıda medya mensubu olmuş. gelişme olursa bilgilendireceğim. lütfen başlığı yukarıda tutmaya devam edelim.

ismi: salih eryiğit.
izmir'li yazarların özellikle dikkatine. konunun gündemde kalması için up yapmanızı rica ediyorum. çaylak mesaj alımına açığım, salih hakkında bilgisi olanlar mesaj yolu ile bana ulaşabilir.

olayın kısa özeti şu şekilde. salih bipolar rahatsızlığı olan 23 yaşında bir genç arkadaşımız. kendisinin bugün ayrıca doğum günü. 25 aralık sabah 06:00 itibariyle izmir karşıyaka zübeyde hanım mahallesinde bulunan evinden kaybolmuştur. üzerinde mevsim şartlarına uygun olmayan kıyafetler bulunmaktadır. cüzdanı ve özel eşyaları evde duruyor, üstünde telefon gibi bir iletişim aracı bulunmamaktadır.
bipolar rahatsızlığının atakları zamanlarında kendini ifade edememektedir. eğer salih'e benzer birisini görürseniz ve kendisini iafde edemiyorsa lütfen kağıt kalem verip ondan yazmasını isteyin. bu gibi anlarda kağıda "salih" yazıyor. bilginiz olsun.

hayatından endişe edilmektedir. aşağıda fotoğrafları bulunan salih'i görenlerin veya yerini bilenlerin ailesine bildirmesi önemle rica olunur. olay emniyete intikal etmiş olup, izmir emniyeti konuya hassasiyetle yaklaşmaktadır. aile tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktadır.
yeni bir bilgi gelirse başlık güncellenecek...

abi ömer telefonu: 0505 490 97 88
ömer'den daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

https://eksiup.com/p/w3315581z6n2
https://eksiup.com/p/ez315582wqkv
https://eksiup.com/p/42315583se75
ülkedeki enflasyon memuru etkilemiyor değil mi o(topsi) çocuğu.

memurun tepkisi bu adaletsizliğe

memurun asgari ücrete yapılan zamma tepkisi yok, sarışın sendikanın aldığı zam oranlarına tepkisi var, 2020+2021 yıllarında memura toplam %14 zam yapılırken başka bir gelir grubuna 2020 yılı için %15 zam yaparsan ortaya saçma bir durum çıkar.

memur okey oynuyormuş, memur yatıyormuş diye kafa ütüleyen tayfaya söyleyim ben bir kamu kurumunda mühendis olarak çalışıyorum, araziye kontrole giderken şoförlüğüne kadar ben yapıyorum, arazide gezmekten 4 ayda bir ayakkabı değiştiriyorum.

bu iş böyle giderse kalifiye kişiler kamuda mühendis de olmaz doktor da basar gider yurtdışına sonra ağım ağım ağlarsınız; bu köprü neden çöktü, babam neden ameliyat masasında kaldı diye.

beyaz yakalı nefreti yüzünden kendini becerecek arkadaşlar bu enerjinizi kendinizi geliştirme noktasında kullanırsanız ilerde sizde daha güzel maaşlara çalışabilirsiniz ama bu kafa ile giderseniz daha çok asgari ücrete talim edersiniz.

özel sektöre istifa et gel diyen tiplere de bir önerim olacak sizde kpss sınavına girerek memur olabiliyorsunuz, tabi biraz ders çalışmanız gerekiyor.

edit: imla.
ınsanlar kedi yavrusu sahiplenirken bile en beyazini, en guzelini, en cinsini, en kusursuzunu istiyor.. geçiniz ici guzelmis filan. hiç dikkat ettiniz mi bilmem ama sadece evlenmek vs. icin de degil cirkin insanlara eger ki guc sahibi degillerse gayet hoyrat ve kaba davranilir.
denizli’de bulunan tarikat yurdunda 12 yaşındaki erkek çocuğun intihar girişimi üzerine ortaya çıkan, yurdun belletmeni tarafından defalarca tecavüze uğradığının ortaya çıktığı tarikat yurtlarında münferit olmayan olay.
ayrıca başka bir yöneticileri olaydan haberdar olmalarına rağmen olayın üstünü kapatmaya çalışmış.
bu tecavüzleri kanıksayanın ve normalleştirenin vicdanına tüküreyim.

https://www.birgun.net/…0?__twitter_impression=true
coolluk değil akılsızlıktır.

kazanın nerede geleceği hiç belli olmuyor. siz çok iyi sürseniz bile kırmızı ışıkta dururken arkanızdan gömebilirler, veya üzerinize araba uçabilir.

sonra 10 saniyenizi ayırıp takmadığınız kemer yerinde durmaya devam ederken siz uçarak tahtalıköyü boylamış olabilirsiniz.
haydi itiraf edelim bok gibi şarkıdır.ne anlattığına daire hiçbir fikrim yok, müziği bilgisayarda 3 satte yaparsın, sözler kafiyeli kelimeler topluluğu.20 yıldır rap dinleyen biri olarak söylüyorum bok gibi şarkıdır.
sözüm meclisten dışarı dostlar, bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum.

hani dilim dilim doğrasalar beni, marmara, ege, karadeniz ve hatta akdeniz cacık olur diyorum.
buyrun geldim. 6 yillik tanisikligimiz 5 yillik evliligimiz ve 3.5 yasindaki oglumuzla ben ve esim* bu gruba dahiliz.

bu sure zarfinca sozlukten tanistigimizi belirttigimizde insanlar gayet yadirgamadilar ve desteklerini belirttiler. ben sahsen halimden gayet memnunum. sozlukten tanisip ciddi iliski yasayanlara
simdiden allah tamamina erdirsin dileklerimi iletiyorum.
maalesef iş, rte'nin istediği şekilde inatlaşma ortamına doğru gitti. ekrem başkan'ın dünkü toplantısından sonra bu meret yapılacaksa da bir uzlaşı zemininde olmayacağı kesinleşti.

yapılmasını istemeyenler bir ton neden sayabiliyorken yapılmasını isteyenler yine tıpkı başkanlık sistemine geçişteki klasik, geri zekalı "chp istemiyormuş, abd istemiyormuş, istemeyen haindir." kalıplarını kullanıyor ve inanılmazdır ki hala tutuyor bu kalıplar.

aynı boku başkanlık sistemine geçişte de yedik. ülke, başkanlık sistemine geçmeden önceki halinden daha mı iyi şimdi? her gün bir ton zammı bir tek ben mi hissediyorum? ama gel de yozgat'ta, karaman'da yaşayıp belki de hayatında istanbul görmemiş ama "cehape istemiyormuş, o zaman yapılsın." diyen anadolu irfanına anlat.

çok sıkıldım ya, ülkede işlerin sürekli bu seviyede yürümesinden çok sıkıldım. hep aynı şeyler. kimsenin marmaray'a, 3. köprüye ölümüne karşı çıktığı falan yoktu. yapılacaksa insan gibi yapılsın dedik. geçmek için bir ton para verdikten sonra 3. köprüyü diksen ne dikmesen ne?

bu kanal işi hepsinden farklı. deli saçması bir şey. iki kıtayı ayıran, dünyanın en güzel coğrafyasındasın. bir kere kafadan onun değerini düşürüyorsun. bu istanbul'da 7 şiddetinde deprem olacağını artık hayvanlar bile biliyor. bu kadar risk varken neden?

ülkeyi düşman işgal etse şunu yapmaz ya. olası bir depremde binlerce insanın kaderini yapay kanalın üzerine diktiğin köprülerden geçip gelecek yardıma bırakacaksın. düşününce bile kötü.

trakya'yı ele geçirme planlı bir savaş çıksa? düşünsene, trakya işgal ediliyor sen anadolu'dan trakya'ya köprü üzerinden tank geçirerek yardıma gidiyorsun. neden? çünkü birileri son vurgununu yapıp hayatımızdan çıkmak istiyor. sen ölürsen öl, "vatan sağ olsun." deriz geçeriz depremde yardım gelmediği için ölecek binlerce/milyonlarca(?) insana...

yapılmasını isteyenlerin en net hatta tek somut gerekçesi yapay kanaldan gemi geçirip para almakmış. az ötede bedava, binlerce yıllık doğal bir kanal var. kim, neden para vererek geçirsin gemisini? o yapay kanaldan geçirmeye zorlayabiliyorsak zaten istanbul boğazı'ndan geçerken para alalım. ama işte olmuyor öyle. bu kadar basit bir akıl yürütmesini yapmak yerine milyonlarca insanın gram bilgi sahibi olmadan "chp istemiyormuş, o zaman yapsınlar." demesine artık dayanamıyorum ben.

bu kadar inada bindirdiklerine göre yarısına kadar kazarlar yine başlar o inşaat. bu saatten sonra yapılacak şeylerin başında halk oylaması geliyor. belediye chp'de. ekrem başkan hazırlıklara başlasın 2-3 ay içinde istanbullulara bir halk oylaması yapalım. bunu hiçbir şekilde engelleyemezler. zaten seçim engellemek kafadan oy kaybı. referandumdan "hayır" çıkacağı kesin. bakalım o zaman halkın iradesine rağmen rahatça yapabiliyorlar mı o kanal? yaratacağı algı yeter. en son halkın iradesini gasp etmeye kalktıklarında 800 bin oy fark yediler.

ekrem başkan, referandum istiyoruz! bu kadar. bu işin çözümü bu. zaten istedikleri çatışma ortamı. hiç gerek yok. istanbullular sandığa gitsin. iş çözülsün. umarım sandık aksine davranırlar da erken seçime sonsuza kadar kurtuluruz.
hamburgerciye biraz hak verdiğim durum. hamburger köftesi istediğiniz gibi pişmediyse yalnıza o kısımdan puanınızı kırarsınız ama öç alır gibi her kategoride 1 puan vermek yanlış bir davranış. he adamın ulaşıp böyle bir şey yapması da yanlış. ama burada tek haklı olan siz değilsiniz bence.
sigara paketlerinde yazan uyarılara benzer yazıların banka camlarına da yazılması gerektiğini düşünüyorum, hatta bankadan kredi çekip dağılan ailelere ait görsellere ve hatta intihar eden kişilere ait bilgilere de yer verilmelidir.

sigara içen herkes istisnasiz sigaranın sağlığına zararlı olduğunu biliyordur ya da tahmin edebiliyordur, ancak kredi vb banka ürünlerine yönelen insanlar genellikle sonradan karşılaşma ihtimali olan durumları çok fazla düşünmüyor hatta olumsuz birçok konuyu düşünmek bile istemiyor, anlık bir sorununu çozmek belki de keyfi bir ihtiyacı için hayatının büyük bir kısmını ipotek altına almasına engel olabilecek hiç bir önleyici uyarıya maruz kalmıyor. bu da insanda yanlış birşey yaptığı gerçeğini maskeliyor ta ki o ödeme emri gelip teslim almamak için on takla atıncaya kadar.

mesela banka camlarında şu tarz uyarı mesajları olsa:

" çektiğiniz krediyi birkaç gün geciktirmeniz durumunda ısrarla aranacaksiniz"

" 2002 den 2019 a kadar banka borcundan dolayı intihar eden kişi sayısı x'dir.

" kredi kullanmak aile hayatınızı karartabilir"

" bankaya borçlu olmanız eşinizle aranızın uzun bir süre soğuk olmasına sebep olabilir"

" ölüm dışında başınıza gelebilecek bir olumsuzlukta banka sadece alacağını düşünür "
vertical'la horizontal'dan daha fazla karıştırdığım işaretlerdir.

"kar=kış modu(ısıtır) - güneş=yaz modu(serinletir)" de
"kar=soğutma modu(serinletir) - güneş=ısıtma modu(ısıtır)" da olabilir gibi geliyor ve bu farklı iki durumda klimanın yaptığı işin tanımı taban tabana zıt oluyor.

her iki fonksiyonun sıcaklık aralıklarının da aynı olması (16-30) durumu iyice karıştırıyor. 30 dereceye soğutmak diye bişi olamayacağı için, soğutma fonksiyonu 24'ten yukarısına çıkamasa mesela anlamak daha kolay olurdu.

ha zaten en nihayetinde seçtiğim dereceye getireceksen o zaman da iki mod koymanın ne anlamı kalıyor?

(belki bu iki mod arasında sıcaklıktan daha başka fonksiyonel farklılıklar da vardır ama çoğu klimada öyle bi özellik olması yönünde bi umudum yok.)

vertical limit gibi bi şifre lazım...

edit: yalnız olmamak iyiymiş. ama özelden "kar tabi ki kış modudur amk mal mısın?" yazanlarla "ahah mal değneği kar tabi ki soğutmaktır" yazanları birbiriyle eşleştirip izlemek istiyorum... sadeleşsinler kendi aralarında. iyi olan kazansın...

cevap netleşti ama şuraya da anket bıraktım, maksat karıştıranlar olarak sayımız belli olsun :p
https://www.instagram.com/…te_zoomlayan_adam/?hl=en
aynı zamanda bu zamanda aşka inananlar kulübüdür. bir yerde karşılaşacağız, tanışacağız birbirimizi bulacağız inancı içerde hep saklıdır yaş ilerledikçe bu inançtan pek kimseye bahsedilmez. fahri üyesiyim efendim. başka türlüsü sinmiyor içe. allah bizi niye bu kadar duygusal yarattı bilmiyorum.
secdeye yatıp, mykonos'da içkili, karılı eğlenir, milletin karısına sarkar, silah çeker, tehdit eder, siyasal islamcı takılıp burnunu siyasete sokar, dedesi yaşındaki adamı döver, milli takımın huzurunu prim ve para için bozar, euro 2016'da tüm türkiye'yi milli takımdan nefret ettirir.

eğer galatasaraya gelirse, doğduğumdan beri desteklediğim takımımı bir daha bu gidene kadar desteklemem, takip dahi etmem. türk futbolunun gelmiş geçmiş en sicili bozuk, en cahil top tepicisidir.
avrupa insan hakları mahkemesi olmasa verilmeyecek olan karardı. 2.5 yıllık bu rezilliğin hesabı sorulmayacak elbet. nerede böyle bilinçli bir millet.

https://twitter.com/…mtr/status/1210172466569588736

edit: açıldı diye sevinenler şunu görsün: karar 10-6 oy çokluğu ile alınmış. 6 aym hakimi bu karara karşı çıkmış. yazık, vallahi yazık, billahi yazık ülkeye.
https://twitter.com/…hts/status/1210178176229527553
sözlükte global markaların üretilen arabalarından bihaber gerizekalı yazarları ortaya çıkarmıştır. zamanında devrim arabaları yapılırken destek olmayıp köstek olan aynı kene tayfadır bunlar.

savunun demiyorum ama buna hevesli değil de sürekli negatif eleştirelseniz, süzme şerefsiz ve art niyetlisiniz demektir. daha teknik detayları çıkmadan dünyanın en çok bilen insanları edasında gömmeyin artık. bir olgunlaşın. günahım kadar sevmediğim insanlar başta olsa bile ben pozitif bakıyorum.

tasarım işinde de, işinin ehli, dünyanın en iyi tasarım firmalarından birinden hizmet almak efor planlaması açısından bence çok mantıklı.
ösym olsanız sorularınızın iptalini talep ederiz, bu kadar hatayı tek cümlede nasıl bir araya getirebiliyorsunuz allasen beyler?

zihinsel ve mantıksal hataların toplaştığı başlıktır efenim.

kiminin özgüveni eksik, kiminin nefreti boyundan büyük...
bu adamın mesih olmaması için hiçbir neden yok.
semavi dinlere inanmıyorsanız yada müslüman olup mesihin geleceğine dair inancınız yoksa eyvallah dalga geçebilirsiniz ama eğer bir mesih bekliyorsanız bunun hasan mezarcı olmaması için hiçbir sebep yok.

hz. musa'nın mucizeleri olduğu söyleniyor ama mucizelerinin o dönemin sihirbazlarının bir tık üstü olduğu da söyleniyor. günümüz sihirbazları çok daha acayip işler yapabiliyorlar.

hz. isanın hastaları iyileştirdiği söyleniyor, tam mucize sayılmaz. ölüyü dirilttiği söyleniyor ama, öldükten 4 gün sonra dirilen lazarusun ölüp ölmediği kısmı muamma, yani bilimsel bir açıklaması olabilir.

hz. muhammedin kuran'dan başka bir mucizesi yoktu. temel olarak ümmi birinin bu kadar şeyi bilmesi imkansız o zaman allah söyletiyor denildi ve inanıldı.

aslına bu mucizeler inanmak için yeterli değil. yani hepsinin bir açıklaması olabilir. zaten kesin kanıt sunsalar inanmanın bir esprisi kalmayacak. tanrı herkesin ona inanmasını isteseydi ortaya çıkardı değil mi :)

peki insanlar neden inandılar peygamberlere, çünkü güzel ve mantıklı şeyler söylediler. peygamber olduğunu iddia edip sonra deli saçması şeyler söyleyen insanlar da oldu ama kimse onların arkasından gitmedi.

şimdi hasan mezarcı mesih mi meselesine gelince,
birçok insan onu önceden tanımadıklarını ancak rüyalarında onu mesih olarak gördüklerini ve onun mesih olduğuna böylece inandıklarını söylüyor. al sana mucize.

hazan mezarcı deli saçması bir açıklamada bulunmuş mu? bu kısmı şöyle açıklayayım, mesih olduğunu iddia eden birinin allah'la direkt konuştuğunu söylemesi deli saçması değildir, iddianın temel parçasıdır. deli saçması dediğim şey şudur. hırsızlık, tecavüz bundan sonra helaldir, ırkçılık güzeldir vs. gibi yanlış bir öğütte bulunmuş mu? ben şahit olmadım.

sonuç olarak, ben hasan mezarcının mesih olduğuna inanmıyorum çünkü bir mesihe inanmıyorum ama mesih gelecek deyip hasan mezarcı mesih değil delinin teki diyenler neye dayanarak söylüyor onu hiç anlamıyorum..
bu lavuğun akademisyen olduğu ülke yıkılmaya mahkumdur.
sıfır bilgi, sıfır liyakat. safi yandaşlıkla bir yere gelmiş ve akp kontenjanından tv'lerde yer buluyor. bu utanç bu ülkeye yeter. bakın iddia ediyorum herhangi bir meslek lisesi mezunu bir insan bile bunu bilgisiyle tekme tokat döver.
keşke kafasına saç değil de beynine bilgi ektirseydi.
edit: şu an karşımda ekşi'de kendisi hakkında yazdığım entry'i okuyor ve bu hazzın tarifi yok. heh heh.
kadınların anlamadığı erkektir.sanata, kitaba, müziğe, lükse düşkündür.entelektüeldir.iyi giyinir, karizmatiktir.sevdiği kadın için yapamayacağı şey yoktur.
amat
puslu kıtalar atlası
kuşlar yasına gider
çalıkuşu
küçük ağa
yaban
kuyucaklı yusuf
anayurt oteli

şeklinde kendi birincilerim.herkesin kendine göre en iyi romanı vardır.kişiden kişiye göre de değişir.o yüzden en iyi roman şudur budur demek edebiyatın doğasına aykırıdır.eminim ki ileri de okuyacağım eserler arasında bu listeye eklenecekler çıkacaktır.