Sık geçen başlıklar

tarkan 13

ekşi'de gör
bu bas muzikli club muziğine geçti geçeli megastarlığı sönüyor farkına varamadı bir türlü çok zor değil dudu albümü ve öncesini analiz edip benzer bir albüm yapsa yeter yani.
buradan şunu anlıyoruz ki ses de bir yere kadar iyi bir beste iyi bir söz çok daha önemli imiş.
iki seçenek var, ya inanılmaz izole bir dünyada yaşıyor, etrafında onu menfi yönde tenkit edecek müzik aklına güvenilir insan yok, sosyal medyada her yaptığı işe, her çıkardığı tekliye sorgusuz sualsiz methiyeler düzen akilane düşünmekten aciz fan tayfayı dikkate alıyor ve sahiden iyi işler yaptığını düşünüyor

ya da fiziki satış işi bittiğinden şarkıların tamamen sosyal medyadan alıp yürüyecek olmasından ötürü, tiktokta, youtube'da, instagramda bu sirkülasyonu sağlayacak, 15-24 arası ergen tayfaya göre şerbet veriyor.

her alanda olduğu gibi müzikte de nitelikli olanın yorucu addedildiği bir çağda olduğumuz için yeni jenerasyonun müzikalite gibi bi derdi yok, dile dolansın, kolay anlaşılır olsun yeter. gerçi tarkan'ın da ezelden beri öyle aman aman yüksek bir sanat yaptığı söylenemez. neticede başat eseri yakalarsam muck muck olan birinden bahsediyoruz. bugünlere müthiş bir pr ile geldiği aşikar ama bilhassa ölürüm sana ve devamında karma albümü ile piyasa şartlarının ve çağdaşlarının üzerinde müzikler ürettiğini de söylemek gerek. daha doğrusu ürettirildiğini.

2010'da çıkardığı albüm, hatta dudu da dahil olmak üzere müzikalitesinde ciddi gerileme var. söz yazmayı zaten bilmiyor, eskiden sezen aksu iş birliğiyle yazardı, nispeten olurdu, şimdi tarkan'ı büyük söz yazarı ilan eden bi gizli örgüt var, herif millete söz yazmaya filan başladı. bi şarkıda 25 tane deyim kullanıp tdk'dan ödül alınca büyük söz yazarı olunmuyor maalesef.

mesela müzikal ahenk için bazı notalara denk gelen bazı hecelerdeki sesli harfler kimi zaman yuvarlak, kimi zaman ince olmalıdır, bu tamamen şarkı kompozisyon tekniği ile alakalı, örneğin sezen aksu nun böyle bir eğitimi olmasa da bu ayrımı güftelerinde çok iyi yapıyor, tarkan ın bunu hiç yapamadığı gibi. misalen uşşağın karşılığı olan sibemol 2 ye denk gelen hecedeki sesli harfin yuvarlak olması makbuldür, zira söz konusu makamdaki rezonans yuvarlak sesli harflerde çok daha iyi yayılır ve yerine oturur, çoğu sahne sanatçısı bu gibi makamsal seslere denk gelen i ı gibi harfleri gayriihtiyari a o gibi okurlar.

tarkan tam bir prozodi katilidir, hatta belki de ülke sınırları içinde en kötü prozodiyle güfte üreten adamdır, bir mezura 2 hece sığdırmaya çalışan, 2 mezuru tek hece ile tamamlamaya çalışan bi adamın ya sözel zekası yoktur, ya müzikal duyumu kısıtlıdır, ya da özensizdir. 6 senede önündeki notasyonla örtüşecek kelime bulamıyorsan, sana verilen megastar payesini hak etmiyorsun demektir.

kendi sözlerini kendi yazma hevesindeki artış da müziğini çok düşürdü. eskiden de kendi yazdığı sözler ahenkten yoksundu ama hem biz çocuktuk pek takılmıyorduk, hem iyi müzikalite üstünü örtüyordu.

majör üzeri minör kontrpuanlar vardı, inanılmaz yerlere döşenmiş sürpriz transpozisyonlar geliyordu coşuyordun (bıkmadıııım, yılmadııııım) gibi rast arızalı transpozeyi karciğar makamında bağlıyordu mest oluyordun, bak çocukken bu kavramları bilmediğim halde mest oluyordum çünkü iyi müzikti. solo mantığı vardı, ilyas tetik'in inci tanem solosu unutulabilir mi, levent altındağ ın dön bebeğim yan flüdü, delikanlı çağlarımda adeta solistlik dersi vermişti, amerikan country ve klasik türk müziği ile blend edilmiş bir hançere ile okuyordu, yandım yandım daki efsane ahmet koç bağlama solosu... kuzu kuzu'nu abd menşeli senfonik yaylıları, çetin akdeniz'in bağlamayı renk saz yapışı, müzikal kaygının varlığı alenen ortada olan işler. solo mantığı var, intro ve ara nağme anlayışı var, hatta karma albümünde şarkılar bi türlü bitmiyordu, finallere dahi partisyon yazılmış çoğu fade out bitiyordu. belli bir orkestrasyon disiplini, mesaisi olduğunu hissediyordun. kuantum şeysi banyoda bulunan melodilere salondaki pc'den apar topar bornozla kayıt yapılmış gibi.

ikimizin yerine'nin bütün altyapısı hazırlandıktan sonra bülent altınbaş, nam-ı diğer "kirpi", son olarak klarnet pasajlarını çalmak için stüdyoya giriyor, şarkının altyapısını dinleyip notaya bakmadan tamamen hissettiği gibi çalıyor, sonrasında ne oluyor biliyor musunuz, şarkının bütün altyapısı baştan sona değiştirilip kirpi abimizin klarnet partisyonlarına göre kompoze ediliyor. bütün yaylılar, ritimler klarnete uyarak yeniden kaydediliyor. böyle müzikli işler dönüyordu, ama tarkan efendi nasılsa megastarım, her yaz konser milyoneri olacağım zaten garanti deyip, 3310 monofonik çağrı sesi kıvamında melodiler ilkokul müsameresi kıvamında sözler yazmayı yeğledi. şu sözlükte 15 gün mühlet versen bu herifin 6 senede yazdıklarının misliyle edebisini karalayabilecek yazar, onu 5'e 10' a katlayacak istidatta ama şansı yaver gitmemiş müzisyen vardır. 15 yıldır ortada megastarlık bi şey yok.
"atamızın izinden yürüyoruz, şaşmayız bu yoldan" diyerek tarafını, tavrını bir kere daha belli eden megastar.
birkaç yıl önce varım diyen, evet diyen çakma popçulara selam olsun.
sene 2022. bu adamın ilk çıkış yılı 1992. 30 sene olmuş, az uz değil bak 30. 30 yıldır istisnasız her yeni şarkısı çıkacağında insanları ekran başında bekleten biri. sadece fan kitlesini değil herkesi bekletiyor, çünkü herkes hayranı zaten. aradan geçmiş 30 yıl, değişen ne?

günlerdir herkes delirmiş gibi bunu bekliyor. şarkı çıkacak diye 3 gündür twitter'da trend listesinden aşağı inmedi tarkan ismi. şu an twitter'da türkiye gündemine bakın. her tag tarkan'la ilgili neredeyse. twitter'da klibin bir kısmını paylaştığı videosu 3.7 milyon izlenmiş 140 bin fav almış 3 saatte. itunes'u şunu bunu saymıyorum zaten 1 numaradan giriş yaptı oralara. şarkıcısı, oyuncusu, siyasetçisi, gazetecisi, yazarı, fenomeni, ergeni, yaşlısı herkes bu adamı konuşuyor şu an. youtube izlenme rakamları kitlendi yarına kadar kendine gelemez ama like sayısı 160 bin daha şimdiden, 2 saatte kaç milyon izlenmiş olması lazım bu kadar like alması için onu bilemiyorum ama az olmadığı belli. ekşi sözlük'te 1.4 bin entry girilmiş sadece şarkının başlığına. 30 yıllık bir şarkıcının yayınladığı tek bir şarkıyla yaptığı şeye bak. gel gör ki ekşicinin biri de gelmiş diyor ki tarkan maalesef bitmiş. kardeşim bu adamın bitmiş hali buysa diğerleri daha hiç başlayamamış.
yeni şarkısı ile birkez daha ülkenin en büyük sanatçısı olduğunu göstermiştir.
yeğenim olacakmış gibi mutlu oldum ulan.

iddia ediyorum bir insan tarkan'ı sevmiyorsa kötü insandır. bu kadar net. çok mutlu ol güzel kalpli insan, sende harika bir kız babası kumaşı var inşallah kız olur. kalp.
hem karakter olarak hem toplumsal olaylara karşı tutumuyla hem de müzikal yönüyle türkiye'de çok başka bir yerde olan kendisinin dahil olduğu herşeyde buram buram kalite kokan gerçek megastar, türkiye'nin şansı. adam bir albüm çıkartıyor, albümün çıkma sürecinden başlayıp albüm çıktıktan 3-4 ay sonrasına kadar kendisinden başka kimsenin esamesi okunmuyor, herkes tarkan'ı konuşuyor her yerde tarkan'ın şarkıları çalıyor. kimse tarkan'ın albümünü beklediği gibi başka albümleri beklemiyor. adam resmen seçilmiş kişi.
insanlar şarkılarını dinleyip satın almıyor, şarkılarını dinlemek için satın alıyor. haliyle bu kadar çok seveni olan birinin çıkardığı albümün satışlarda zirveyi oynaması oldukça sıradan.

mesela j. k. rowling yeni kitap çıkarsa hemen bestseller olur. bu kitap iyi olduğu için değil daha önceki kitapları iyi olduğu içindir.

dolayısıyla çok satıyor diye albümüne iyi demek oldukça anlamsız.
en büyük hatası 2001 yılında çıkarttığı karma albümü olan popstar. çıtayı öyle bir yükseltti ki o albümde, şimdi ağzıyla kuş tutsa burun kıvrılıyor.

halbuki karma albümünün her bir şarkısını, hayatının sonuna kadar çıkarmayı planladığı albümlerine koysa, her bir albümünü karma albümünden alınan şarkının haricinde de vasat şarkılarla doldursa bir ömür boyunca beğenilmeme kaygısı taşımayacaktı.

biz de yandım veya gitti gideli'yi şu akşam ilk defa dinliyor olacaktık; kasvetli ülke gündeminden belki biraz uzaklaşarak.