Sık geçen başlıklar

türkiye'nin 61 yıldır ab'ye girememesinin sebebi 8

ekşi'de gör
"avrupa birliği yıl 2050"
ab komisyon başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:

- efendim, türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. onları ab'ye alacak mıyız?
ab başkanı:
- yok canım, henüz olmaz. git duyur, tüm türkiye ingilizce konuşacak türkçeyi yasaklıyorum.
- efendim onu 5 sene önce yaptılar. hatırlamıyor musunuz?

- o zaman söyle kıbrıs'ı versinler.
- efendim onu da 20 sene önce verdiler zaten.
- o zaman söyle güneydoğu'ya özerklik versinler.
- aman efendim, türkiye'de güneydoğu mu kaldı 2025'de bağımsız devlet oldu ya orası zaten.

- o zaman söyle (sözde) ermeni soykırımını tanısınlar.
- efendim, sadece ermeni soykırımı değil, pontus, yunan, bulgar, rus, ukrayna, moldova soykırımını bile tanıdılar. hatta çanakkale savaşından dolayı ingiliz, avustralya, yeni zelanda soykırımını bile tanıdılar ya. nasıl unuttunuz.

- hmm o zaman söyle kokoreç yasaklansın.
- aman efendim, onu yemeyi 2008'de bıraktılar.
- isa aşkına, ya ne bileyim? kınayı yasaklayın, yakamasınlar.
- ooooo beyefendi. hatırlayacaksınız... cumhuriyeti el birliğiyle yıkınca toplu kına yaktılar. kına bu sarfiyata dayanamayıp bitince de, kına yakmayı bıraktılar yıllar önce.

ab başkanı düşünüp taşınır ve;
- eee... almamak için bir sebebimiz kalmadıysa dağıtın o zaman avrupa birliğini...
yüzde 30 avrupanın nüfus ve yüzölçümü olarak çok büyük bir müslüman ülkeyi istememesi ve ikircikli bir tavır sergilemesi ise, yüzde 70 türkiye'nin hukuk üstünlüğü olan liberal bir demokrasi olmak yerine boktan bir ortadoğu-avrasya rejimi olmayı tercih etmesidir.

ha akp bu seyahatin en kötü noktası ama türkiye öncesinde de doğru düzgün bir ülke olamadı ki hiç. 90'ların siyasi rekabetçi ortamı kimisinde çok özgür bir türkiye intibaı yaratıyor ama o zamanlar türkiye'de hayvan gibi işkence yapılıyor, faili meçhullerle insanlar öldürülüyordu. öncesinde 12 eylül rejimi, onun da öncesinde çalkantılı 70'ler, 27 mayıs darbesi ve menderes'in tek adam rejimine evrilmiş iktidarı. arada akp'nin ilk 10 yılı gibi demokrasiye doğru gidişin olduğu küçük aralar var ancak bunlar hem kısa süreli hem de istisna.

özetle, türkiye önce despotizmden kurtulmalı. bunu da ab'ye girmek için değil kendi insanı, refahı ve mutluluğu için yapmalı. başımızda türkmenbaşı ile türkmenistan olalım diye mi ilan etti bu cumhuriyeti gazi paşa ?
olayı hala hak hukuk olarak gören tatlı su humanistleri var. avrupa ülkeleri hukuk konusunda gayet vasat durumda, ama bunu örtmede mükemmel başarılılar.

halkın eğitiminden bahsediyorsanız, polonyalıların, romenlerin, bulgarların, italyanların, ispanyolların ve yunanın bu birlikte olmaması gerekir.

türkiye şu anlık tampon bölge olarak çok iyi iş görüyor. siz çöplükle eviniz arasında bu boşluğu bırakmalısınız. türkiye tarafından baktığınızda da, istediğiniz gibi at koşturmak varken, neden bir üst kurula hesap vermek zorunda olasınız ki.

bunlar basit bir iki neden. daha derinde kimbilir neler çıkar. çok takmayın.
sözlük yazarı >>> aihm'e taraf olmamıza rağmen mahkemelerimiz aihm kararlarını uygulamıyor.
aihm'e taraf ab devleti>>> görsel

ondan sonra "kanunu uygulamazsan tabii almazlar", "medeni olmayanı almazlar", "türkler ezik" falan filan... oysaki ab, batı'nın bir arada yaşama kabiliyeti olmadığı için ürettiği bir hukuktur. batı medeni bir biçimde bir arada yaşayamadığı için zorlayıcı bir güce ihtiyaç duymuş ve bu güce hukuk adını vermiştir.

dolayısıyla batı medeni değildir. bir arada yaşama kabiliyetleri yok. kendinden olmayana tahammülü yok. antisemitizm sadece 20.yy'ın problemi değildi. asırlardır süren bir ırkçılıktı. bm'nin "barış gücü" hollanda'nın, masum insanları saraybosna'da kasaplara teslim etmesi de bu tahammülsüzlüğün sonucuydu.

bugün ise benzer şekilde her metrekaresinde rus avlayacak duruma geldi. fikir belirtmeme şansın yok. düşman gördüğüne açıkça karşı koymanı dayatıyor sana. görsel
rus sporcuların lisansını iptal ediyor. görsel
bir orkestra şefini rus olduğu için görevden alıyor. sadece o kişinin ırkından dolayı yapıyor bunu. medeniyet diye sattıkları şey bu.

üstelik hiçbir şekilde savaşla ilgisi olmayan insanlardan kesiliyor hesabı. e hani suçun şahsiliği ilkesi vardı... hani avrupa hukuk konusunda hassastı da bizi hukuksuzluklarımız sebebiyle ab'ye almak istemiyorlardı? bak bugün suçsuz insanlar çekiyor cezasını. hukuk diye sattıkları şey bu.

şuradakiadaleti, medeniyeti, hukuku, insan hakkını biri anlatsa ya bana...

bakın bunlaryarın bizim de başımıza gelecek. memleketten gitmek isteyenler, sevinçle pasaport fotoğrafı atanlar bilsinler ki ne kadar kabul etmek istemeseler de batı onları "türk" olarak biliyor. o yüzden onları da rahat bırakmayacak.

batı dediğiniz "fikir" on yıllardır terör örgütlerini kuran ve destekleyen bir fikir. taliban'ı, pkk'yı, ışid'i kurup büyüten bunlar. nasıl bir medeniyet bu? sağlıklı bir kafanın bunu anlaması mümkün değil.

bunlar netflix'e konu olmadığı için prim yapmıyor ve biz yazmak zorunda kalıyoruz...
"1958'de mississippi üniversitesi'ne başvuran clennon king adındaki siyahi bir öğrenci zorla akıl hastanesine kapatılmıştı.

duruşmayı yöneten yargıç, bir siyahinin mississippi üniversitesi'ne kabul edileceğini düşünmesinin çılgınlık olduğuna hükmetti."
türkiye'nin orta doğuyla ab arasında tampon işlevi görmesindendir.

adamlar manyak mı iran, ırak, suriye gibi ülkelerle sınır komşusu olsun.
ab'nin önümüze koyduğu ve bütün avrupa birliği ülkelerinin kabul ettiği temel yasaları kabul etmeye direnen hırsız yönetimlerdir. evet ülkeyi yönetenlerin hırsızlığı en büyük engeldir, çoğu madde faso fiso. ekonomiyi düzeltecek, kafasına göre ihale verebilecek, şeffaflıktan uzak yandaşları zengin etme üzerine kurulu devlet sisteminden vazgeçmek istememeleridir. türkiye'yi yönetenler yeri gelir kıbrıstan vazgeçer ama ihalelerden vazgeçmez. bir gün ülke avrupa birliğine girebilmişse bilin ki namuslu insanlar tarafından yönetilmeye başlanmıştır. öyle olmayanlar sizi vizesiz ab yalanlarıyla kandırmaya devam edecektir.
siyasal islamcılara göre hristiyan olmayışımız, gerçekte olan ise hukuk devleti olamayışımızdır.

din falan kimsenin umrunda değil.

edit: fakir olmak, insan hakları ihlalleri, güvenlik sorunları gibi nedenler de zaten hukuk devleti olamayışımızın sonuçlarıdır.