çok uzun bir konuda yazacağım üç satırlık özet, daha önce bu konuda bilgiye sahip olmayan veya düşünmemiş kişilere muhtemelen ulaşamayacak ama... yine de yazmak benden.
türk halkının cahil kalmasının nedeni bu coğrafyada iki bin yıldır süregelen güçlü ve baskıcı devlet yapısıdır.
güçlü devlet neden halkı cahil bıraksın dediğinize eminim. şu şekilde:
bizans ve şaşırtıcı bir biçimde onun devlet yönetim geleneklerini oldukça benimsemiş olan osmanlı (bu coğrafyanın son iki bin yılı) merkezi idarenin tüm kaynakları denetim altına aldığı ve bunun olağan kabul edildiği bir yapı kurdu.
bireyin birey olarak değil, kendinden çok güçlü olan bir devlet geleneğinin içinde, ancak devletin güç mekanizması içinde bir parça olduğunda refaha ulaşılabildiği bir sistem kuruldu.
bu yapı ve bu yapının üzerine inşa edilmiş , bireyi biat eden kitle haline getirmeye odaklanmış kültür gelişmenin önündeki en temel engel.
ister muhafazakarlar, ister kemalistler, öne sürdükleri tüm çözüm yolları bireyi özgür bırakmamak, onun kendi yolunu bulması yerine , doğru olduğuna kendilerinin inandığı gibi düşünmelerini istemeleri, bu hastalığın 21 yüzyılda bile sürüyor olması, bu açıklamanın ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.
21. yüzyılda, benzerleri doğu bloğunda bir yüzyıl önce çöküp gitmiş ve kitlelere hiçbir şey katmamış köy enstitüleri ile kitlelerin cahillikten kurtarılabileceğine inanmaları buna açık bir örnek. veya kimi diğerlerinin köktendinci çözümler önermeleri bu garip ironinin hala daha bu toplumun zeitgeistında mevcut ve güçlü olduğunu gösteriyor.
güçlü devletçi yapı, zeki bireye bir avantaj tanımaz. zeki ve yaratıcı bireyin fazladan bir şeyler yaratması da, devlet çarkları üzerinde oluşturduğu tehlikeye göre çok az fayda sağlar.
kısacası zeki elitin aleyhine bir çark mevcut. zeki olmak, bir şeyler yaratmak, çaba sarf etmek size hiçbir fayda sağlamaz, hatta zarar verebilirse, kim zeki , yaratıcı, çalışkan olmak ister?
amerika birleşik devletleri, boşu boşuna amerikan rüyası adını verdikleri yaratıcı ve çalışkan olup başarılı olmak ideali üzerine kurulmadı. pratikte durum hiç öyle olmasa bile, bireyi topluma faydalı bir kişiye dönüştürme idealine yönlendirmek ideal bir toplumsal dinamizm yaratır.
oysa bizdeki gibi, zeka evrimsel faydalarını kaybettiğinde, toplumun çoğunluğu zekası olsa bile kullanmamaya yönlenir, sinik bir hal alır.
zeki elit toplumda avantajlı bir yere gelmezse, ya başka coğrafyalara göç eder, ya da daha az sayıda çocuğu olur, bu da birkaç yüzyılda nüfusun çoğunluğunu daha az zeki kitlelerin oluşturması sonucunu doğurur.
onlar da sadece kendilerine itiat edilmesini tercih eden devlet yapısı açısından ideal yönlendirilebilir kitledir zaten.
bizimki gibi bir toplumda zeki elite en ufak bir saygı kalmaz, zeki elitin en küçük bir etkinliği kalmaz.
kültür yozlaşır. ilkokul çocuğunun bile inanmayacağı aptal safsatalar milyon kere tekrarlanır ve herkes bunlara inanır.
sonuçta halk giderek cahilleşir. kısır döngü kendini tekrarlar.