Sık geçen başlıklar

rte'nin dine güncelleme çağrısı 2

ekşi'de gör
sünni islam 1000 yıldır sabittir, değiştirilmesi ya da değiştirilmesinin teklif edilmesi de mümkün değildir. nurettin yıldız'ın asansörde birbirine yabancı kadın ve erkeğin halvet olacağına dair fantezisi sünni islamın kaidelerine uygundur, halvetin şartları bir çok ehli sünnet otoritesinin kitabında, hadislerde ve fıkıh kitaplarında sayılmıştır. elbette sünni islam aralarında nikah olmayan kadın ve erkeğin asansörde yalnız kalmasına müsaade etmez. buna karşı geliyorsanız muhtemelen sünni bir müslüman değil deistsinizdir. yine yumuşak battaniye ve yorganın erkekte şehvet duygusuna neden olabileceği iddiası ehli sünnet islamın ruhuna uygun bir yorumdur. çünkü sünni islamın 1000 yıldır istisnasız bütün otoriteleri bu yönde, bekar erkeğin şehvetinin kabarmasını engellemesi gerektiği ve zinadan uzak durmak için buna dair bütün önlemleri alması gerektiği yönünde yazılı kaynak bırakmışlardır. ayrıca 6 yaşındaki çocuk ile (halvetsiz, gerdeksiz) "nikah akdi" yapılabileceği, 9-12-15 yaşlarında ne zaman olursa regl başlayınca cinsel münasebetin başlayabileceği de sünni islama uygundur. nurettin yıldız'a kızacak adamın "neden böyle saçmalıyorsun" diyeceğine "neden bu kadar saçma olan bu dine inanıyorsun" diye sorması daha mantıklı olacaktır. çünkü sünni islamın doktrinine ve tarihsel kaynaklarına dair binlerce sayfa yazı okumuş biri olarak çok açık söylüyorum, turan dursun'un da söylediği gibi din budur arkadaşlar.

bak şimdi bugün 8 mart kadınlar günüydü değil mi? tükçe'de "kadının aklı kısa olur" diye bir deyim var. bu sizce türkçe'ye nereden girdi?

hemen açıyorsunuz gazali'nin ihya'sının 2. kitabının "muaşeret" başlıklı 5. babını, ilk sayfada yazan şey şudur:

--- spoiler ---
kadınlarla iyi geçinmeli ve onlara karşı güzel ahlâklı olmalıdır. kadınların aklı kısa olduğundan dolayı kocaları böyle yapmakla onlara merhamet etmiş olur.
--- spoiler ---

boşuna bangır bangır bağırmıyoruz bugünkü "müslüman türklük" aslında tam olarak araplıktır diye.

ayrıca esas mesele tayyip'in islamı yeterli derinlikte bilmiyor oluşudur. imam hatip lisesinden hadis-arapça derslerinden ortalama not ile mezun olmuş, sonrasında bir eğitim görmemiş, hayatı particilikle geçmiş, 4 çocuk büyütmüş, eğitime ingilizce öğrenecek kadar bile vakit ayıramamış. "ben hayatı filmlerden öğrendim" diye beyanı var. okumamış, yazmamış bir adamdan bahsediyoruz. bu tip çıkışların sonunda varacağı yer türkiye'deki yeni imam hatip sisteminin omurgasını şahsen emanet ettiği kişi olan hayrettin karaman ile görüşüp aslında nurettin yıldız'ın sünni islama uygun beyanlarda bulunduğunu fark etmek olacaktır. o yüzden heyecanlanlanacak bir durum yok.

ortada reformluk falan bir durum da yok, hatta cemaatleri ve cemaat peşinde koşan vatandaşı ürkütmemek için yakın bir zamanda bir konuşmanın içinde sağlam bir ehli sünnete bağlılık vurgusu mutlaka ama mutlaka gelir.
adam o kadar tek adamlılığı ilan etti ki, din, dil, ırk konuları fark etmeksizin istediğini istediği gibi bükebiliyor.
sanırım şu an ülkede düşündüğünü söyleyebilen tek kişi.