Sık geçen başlıklar

modern çağın mutsuzluk nedenleri 6

ekşi'de gör
rahmetli münir özkul'un bir tv filmi vardı. orada akıl hastanesine düşmüş eski bir ahşap ev ustasını canlandırıyordu. birgün doktor ona artık taburcu olabileceğini ama isterse geri dönebileceğini de söyler. eski usta çıktığında ilk defa apartman görür ve yoldan geçen birisine, "bunun içinde gerçekten insanlar mı yaşıyor." diye sorar. şehrin yeni halini gördükçe dayanamaz ve "doktor asıl deliler dışarıda." diyerek hastaneye geri döner.

istanbul'un bazı yerlerine baktığınızda, gerçekten insanların yaşayabileceği yerler olarak göremiyorsunuz. eski mahalleme geri döndüğümde, çocukken oyun oynadığımız ağaçlık alanın, top oynadığımız boş arsaların, gittiğimiz sinemaların yok olduğunu görüyorum. biz şanslı nesil iken, bizden sonrakiler için aynı şeyi düşünmüyorum. evet onların yerini, akıllı telefonlar ve sosyal medyanın aldığını kabul ediyorum ama bir filmi tek başına 4k ekranda tek başına izlemek mi daha mutluluk verici, yok arkadaşlarınızla 20-30 sene öncesinin sinemalarında izlemek mi?

ben ve kardeşlerim grease filmini ilk defa aksaray yıldız sinemasında izlemiştik. filmi izledikten sonra sinemanın bulunduğu pasajdaki müzik mağazasından soundtrack plağı almış ve evde müziklerini dinlerken, kanepe üzerinde filmdeki dans sahnelerini taklit etmiştik. işte mutluluk budur.
kapalı kapılar ardındaki hayatları düşünüyoruz. hangi evlerde neler yaşanıyor merak ediyoruz. dışardan gördüğümüz her şeyi elde etmeye çalışıyoruz. ekranlarda gördüğümüz renkli, canlı, seks, alkol ve parti dolu hayatları yaşamak istiyoruz.
hayallerimiz var gerçekleşmesini istediğimiz, bir de elde ettikçe daha fazlasını isteyeceğimiz doymak bilmeyen arzularımız.
paramızın yetmediği şeyleri istiyoruz, gerekirse her şeyden kısarak elde etmeye, satın almaya çalışıyoruz. sonra nefret ettiğimiz işlerde çalışarak, borçlarımızı ödemeye çalışıyoruz.
elimizde olanlarla mutlu olmayı bilmiyoruz.

başkalarının yaşamlarına sahip olmak için çabalıyoruz sadece. elde edersek mutlu oluyoruz sabun köpüğü gibi, edemezsek mutsuz.
dışarıda gördüğümüz renkli hayatları yaşamak istiyoruz.
çok fazla beklentimiz, çok fazla hayalimiz var. hep daha fazlasını istiyoruz.
kadınlar gelsin bize açılsın, isteklerini hemen söylesin, yargılanmak, sorgulanmak istemiyoruz.
sevmediğimiz işlerde, kira ve fatura ödeyebilmek için çalışıyoruz.
oysa insan, aza kanaat getirip, elinde olanlarla mutlu olmak istese, herşeyi başarır.
teknoloji,sevgisizlik,bireysellik,hormonlu gıdalar,gelir adaletsizliği,hava kirliliği...
- kendi hayatı ile ne yapacağını bilememek
- yaşamak istememek ama ölmekten de korkmak
- gelişen teknolojinin insanın gizemini çözüp basitleştirmesi
- kişinin kendini başkaları ile kıyas yapacağı çok fazla örnek olması ve ardından gelen yenilmişlik hissi
- modern kölelik ve başkaları zengin etmek için çok çalışmak, bunun farkına varmak ve en kötüsü elden bir şeyin gelmeyişi
- hayatı ıskalamışlık hissi, potansiyelini değerlendiremediğini düşünme
- yanlış zamanda yanlış kişileri sevip zamanı ve ruhu tüketme, yeniden başlamak için gerekli enerjiyi bulamama
- geçmişle bitmeyen bir hesaplaşma