ankara'da bi arkadaşımda kalırken acilen istanbul'a dönmem gerekti. ev 7. caddede diye oyalandım, onikiye yirmi kala çıktım. nakit 100 liram var başka param yok 10 lira taksi, 90 lira istanbul diye hesaplıyorum. taksiye bindim 7. caddenin çıkışında polisler çevirdi, seyahat izni göster dedi almadım dedim. bilet nerde dedi almadım dedim. bilet almadan gönderemem dedi, e para üzerimde, atm den hesaba atıp online almam gerekecek dedim. atla devriye arabasına atmye götürsünler seni dedi bindim arka koltuğa. polisler beni atmye götürüyor, polislere abi hızlı gidebilir miyiz diyorum çünkü 12de son otobüsler var. taksiciyi de öndeki polis aracını takip et dedim hem adama ödeme yapıcam hem onunla devam edicem aştiye. geldik atmye ben indim parayı yatırdım, atmnin önüne çöktüm online bilet almaya çalışıyorum sivastan gelen bi firma var 60 lira istiyor. sesli düşünürken polisler kulak misafiri oldular yorumluyorlar o firma öyle böyle diye, taksici indi yanımdan ayrılmıyor. abi seninle devam edicez diyorum saçmalama seni burda bırakır mıyım diyor, bu duygusal bağı nereden kurduysak.. ben hızlı hızlı bileti aldım telefonu polise çevirdim taksiciye gidiyoruz derken polis kardeşim manyak mısın ne ya? geliş bileti almışsın dedi. istanbul - ankara kesmişim. hay sokayım zaten son param, bileti iptal edip paranın düşmesini beklicem yeniden alıcam falan. polisler sinirlendi. taksici götümde, abi paranın hepsini mi yatırmıştın diyor. paramın hepsinin o kadar olduğunu nasıl öğrendi bilmiyorum. ben vazgeçip arkadaşımı aramayı düşünürken polis birilerini arıyor. burada biri var beceriksiz geliş bileti almış şunu bi düzeltin diyor. saat onikiye beş var, gidemiyorum derken polis ben hallettim para ödemeyeceksin bileti kaydırdılar şu firma şu koltuk 12ye yetiş diyor. taksiciye para ödemem lazım taksici abi parayı şimdi verir misin diyor. kem küm yapıyorum, polis çıkarıp 10 lira verip allahını seversen git artık diyor, taksici son gaz aştiye getiriyor otobüse yetişiyorum. biniyorum, otobüs 2+2. en arka cam kenarı boş sadece. stresten kaynaklı olsa gerek başımı cama yaslayıp uyuyakalıyorum, sabaha karşı önümde oturan kadının bebeği tam isabetle suratımın ortasına kusuyor. giden otobüste susuz bir şekilde ıslak mendillerle ne kadar temizlenebildiysem artık, esenler otogarında lavaboya koşana kadar kusmuk kokladım suratımdan. eve gelip telefonumu şarja takıp sessize alıp duş aldıktan sonra 'çok şükür s*kmediler' deyip kafayı vurup deliksiz uyumuştum tüm gün.
Sık geçen başlıklar
koronavirüs tarihinin unutulmayan olayları 15
ekşi'de gördedemi ve annemi benden çalması. 3 gün içinde sapasağlam hastaneye giren annem ve dedemin eşyalarının siyah torbayla elime verilmesini unutamıyorum. 3 ay arayla iki acı kayıp yaşadım. dedemin cenazesine bile gidemedim hasta olduğumdan. annemin yoğun bakımda saçlarını taradım en son. o yaşımda okulu bırakmak zorunda kaldım. kardeşime baktım onu yetiştirdim. zor bir süreçti. korona benden gençliğimi ve yakınlarımı çaldı ne yazık ki.
yazılan cezaların pandemi sonrası affedilmesi.
kurallara uyan vatandaşların her zamanki gibi kurallara uyduğu, hatta ceza yiyip ödeyenlerin boku bokuna cezalarını ödediğiyle ve kurallara uymayip üstüne ceza yiyip bunu ödemeyenlerin yaptıklarının yanına kâr kalması.
kurallara uyan vatandaşların her zamanki gibi kurallara uyduğu, hatta ceza yiyip ödeyenlerin boku bokuna cezalarını ödediğiyle ve kurallara uymayip üstüne ceza yiyip bunu ödemeyenlerin yaptıklarının yanına kâr kalması.
(bkz: keyfini çıkar aşılıyım)
bundan daha utanç verici pek az şey vardır. öte yanda da denize giren türkleri sahilde ceza koçanıyla bekleyen zabıta-polis..
yazarken utandım. bunu unutmam mesela.
bundan daha utanç verici pek az şey vardır. öte yanda da denize giren türkleri sahilde ceza koçanıyla bekleyen zabıta-polis..
yazarken utandım. bunu unutmam mesela.
marketlerde bazı bölümlerin kapatılıp alışveriş yapılamaması.
marul almak serbest, yazıcıya kartuş almak yasaktı…
marul almak serbest, yazıcıya kartuş almak yasaktı…
zoom toplantılarında metreslerine hallenen bürokratlar..*
bu ikinci yazışım, kyk da kalan hacı adaylarının çıkmalarına izin vermeyen polise virüs bulaşsın diye tükürmesini unutamıyorum:)
sahilde spor yapmak yasaklanmisti dunyanin en sacma karari olarak. kosuya ciktigimda bekciler ceza yazmak icin pesimden kosuyorlardi bayagi. 2 sefer kactim oyle yakalayamadilar
kasaptan satın aldığım kolonya.