Sık geçen başlıklar

komşu seslerinden hayatın altüst olması 5

ekşi'de gör
yan komşumun salonu benim yatak odamla birleşik. bu inanılmaz zekice kat planını kim yaptıysa ben onun amk.

bu yetmezmiş gibi, yan daire 1+1 ve amerikan mutfak olduğu için, onun mutfak tezgahı ve dolapları ayrıca televizyonu benim yatak başımın dayandığı duvara asılı lol.

çocukcağız bekar kendi hayatında takılan biri. aslında normal şartlarda iyi anlaşacağımız bir insan ama tek sıkıntı ben onun yattığı kalktığı saatlere uyamıyorum. geçen gene saat 5'e dek sevgilisiyle bağıra çağıra muhabbet etti, şarkı söylediler, bulaşık makinesini yerleştirdiler vs. ama ben zaten 6'da kalkacak biri olarak cinnet geçirdim. ya da müzik dinliyor mesela, aynı playlist, aynı şarkılar ve aynı sıra. hatta bazen otizmi mi tetikleniyor ne aynı şarkıyı arka arkaya 7 kere falan dinliyor. haliyle bizim sinirlerimiz bozuluyor.

çocuğun da günahı yok cidden. sen bir dairenin master yatak odası ile diğer dairenin mutfak/salonunu nasıl sırt sırta verebilirsin ya?

inanılmaz bir durum.
bulunduğum katta altı daire var, her dairede onlarca kişi yaşıyor. abartmıyorum gerçekten onlarca kişi. bu onlarca kişinin de onlarca çocuğu var ve sürekli kapımın önündeler. bisiklet sürmek mi dersin, tabletle bağıra çağıra oyun oynamak mı dersin… gürültüden psikolojim bozuldu. çocuklar böyle.
anneleri de ayrı idiot. bir gün işe gitmek için kapıyı açtım, gördüğüm manzara karşısında dilim tutuldu! kapımın önünde, küçük tüpte salça kaynatıyorlardı. hiçbir şey demeden yürüyüp gittim ama travmayı atlatamadım. ha bir şeyler dediğim zamanlar da oldu, o zaman da türlü hakaretler işittim çünkü cahil insanlar çok cesur oluyor bildiğiniz üzere.
taşınmayı çok istiyorum ama huzur bulabileceğim bir yer var mı bilmiyorum. biz çocukken evde terlikle gezsek, altta insanlar yaşıyor, yere usulca basın diye uyarılırdık. bu şekilde yetiştirildik. -iyi ki-

neyse işte hayatımız böyle geçiyor. her açıdan berbat.
2 üst katımda komşular var. çocuklar o kadar çok koşuyor ki bina komple sallanıyor. bir üst kat komşum, köpek aldı ve ev ahalisinden birisinin temizlik takıntısı var. günde 3 defa süpürge açılıyor. köpek sabaha karşı havlıyor. tüm apartmanda yankılanıyor. 2 alt komşum, havlama sizden mi geliyor diye geldi üst kata yönlendirdim. kaç defa dedim. saldırmamak için kendimi zor tutuyorum. sinir stres hastası yaptılar. elim ayağım titriyor artık. günlük hayat gürültüsü bile evde büyüyor. çünkü ben gürültü yapmıyorum. evden çalışıyorum. şu anda ev de değiştiremiyorum ki değiştirsem ne kadar fayda edecek. taharet musluğu sesi duyuyorum ya taharet musluğu! be hayvan oğlu havyan lan bu evi 3 cm perde betonla mı yaptın be itin evladı!? evde yürürsen davulun içindeymiş gibi ev sallanıyor. yeni bina. ne yapacağım bilmiyorum. kafayı yiyeceğim. bunun bir yönetmeliği, bir şeyi yok mu? tüm türkiye'yi adamlar bu şekilde inşa etti. kaçış yok. müstakil evi olan semtler ya çok fakir ya çok zengin. nasıl olacak?

ya kardeşim normal ülkelerde, eğitimli insanlar sınıf atlıyor, kendi sınıflarındaki insanlarla mutlu mesut yaşıyor. parayı bu mağara itleri buldu. şimdi paraları ile kafamızı s*kiyorlar. bize kakaladıkları leş evlerde bizi yaşamaya mahkum ediyorlar. aynı kendi inşa ettikleri bu ucubeler ülkesindeki gibi. her alanda gerileme yaşanır mı be her alanda!! bu işler yurt dışında nasıl oluyor kardeşim? insanlar bir arada nasıl yaşıyor. en rahat olması gereken yer, senin cehennemin oluyor. daha da çok evlere kapanmak durumunda kaldığımız şu günler katlanılmaz halde.

edit: imla
üstümdeki komşunun çocukları(ortaokul çağındalar) büyüdükçe azalacağı yerde artan gürültüleri yüzünden 5 yıldır oturduğum ve çok sevdiğim evimden taşınmak zorunda kaldım. 5 sene ne misafirleri ne kavgaları ne sandalye çekmeleri ne evde ip atlamaları top oynamaları bitmedi. defalarca uyarılarımız sonucunda ses daha da arttı. sadece belirli zamanlarda değil günün her saati ses vardı evde. o evimi çok özlüyorum ki dişimden tırnağımdan artırıp krediyle almış ve içine tadilat yaptırmıştım.borçlar bitinceye kadar zor dayandık. beni asıl kahreden biz taşındıktan 4 ay sonra onlar da taşınmış. umarım bir gün bize yaşattıklarının aynısını yaşarlar.
istanbulda bu dertten muzdarip insanlar gelin kooperatif kurup kendimize bir apartman yaptıralım. yönetim planında açıkça yazalım şartlarımızı. gül gibi yaşarız yemin ederim. saygı, huzur ve barış içerisinde.