Sık geçen başlıklar

kadın erkek ilişkilerinin güncel sorunu 10

ekşi'de gör
kadınların mutluluk ve güven hissiyle kollandığı hiçbir ilişkide sorun çıkmazmış, bu yüzden sıkıntı erkekteymiş, olması gerektiği gibi davransa erkek sorun çıkmazmış ksdkdkdkdkddkd...

afedersiniz de bu durumda zaten çıkarsa amına koyim ben öyle sorunun. bugüne kadar hayatta beni en çok tatmin eden şey sırf ben iyi olduğum için iyi olduğumuz insanlara ve ilişkilere siktir çekmek oldu. buna babam da dahil. bir insan sadece siz ona karşı çok iyisiniz diye sizle iyiyse siktiri çekin yol verin gitsin. birisi gözümün içine bakarak bütün karakterini yok sayıp palyaço gibi sadece beni mutlu etmek üzere etrafımda dönse midem aldığı ve kusmadığım sürece ben de iyi olurum ne var ki... tek katma değerim de sorun çıkarmamak zaten oh mis.

hep iyi olduğunuz, kıymet verdiğiniz insanlara karşı bir ihmalde veya hatada bulunun bakalım. 180 derece değişiyorlarsa, sizi anlamak için en ufak çaba sarf etmiyorlarsa, sadece kemiksiz kaldıkları için havlıyorlarsa sikin amını geçin. o sizi değil, sizin onu sevişinizi, ilginizi seviyor demektir. hadi yavrum başkası sevsin seni, başkası tatmin etsin ilgi orospuluğunu deyip gönderin. öyle bir dünya yok.

tanım: daha önce yazmıştım bu başlığa iki tespitimi fakat yine de güncelliği tartışmalı olan sorun. içine sinen birisi denk gelmiyor herhalde kimseye. millet de yalnızlık korkusuyla içine sinmeyen kişilerle birlikte oluyor ondan böyle sorun diye diye geziyor. ha içine sinmekten kastedilen herkese göre değişir o bir sorun işte. oturun konuşun. kendine yetemeyen kimseye yetemez ve birini sevmek için onunla ilgilenmek, hayatına dokunmak gerekir bunu bilin. aynı anda 100 kişiyle flört edip yalama olmuş nöronlarınıza ilgi açlığıyla tecavüz ettirmek doğru kişiyi buldurmuyor sadece sizi kaşarlaştırıyor...
kendini sevmeyen insanların birbirini sevmeye çalışması.

samimi anlamda kendini seven insan egoist, narsist, toksik, kibirli olmaz; etrafına ışık saçar. herkes kendinden nefret eder, en kötüsü de bu nefreti kabul eder olmuş. nefretin acısını da kimi zaman ezilmemek adına kendini seviyor gibi yapıp başkalarından çıkarıyor.

önce lütfen kendinizi bulun, sonra partner bulursunuz.
vaktiyle meryem uzerli bu konuda şöyle bir şeyler söylemişti:

"kadın-erkek ilişkisi açısından ‘dengesiz bir enerji’ var türkiye’de. garip seksüel bir enerji ve kadın olmak daha zor. rahat olamıyorsun. güvenemiyorsun, insanların aklından ne geçiyor anlayamıyorsun, göründüğü gibi değil insanlar, hep kendini koruyup, kollaman gerekiyor."
fedakârlığı enayilik,
bencilliği öz saygı *,
küstahlığı cesaret,
itaati kifâyetsizlik,
esâreti sevgi,
zorbalığı güç,
affetmeyi zayıflık zannetme cahilliğidir.

cinsiyeti şahsiyetin önüne geçirdiğimizden beri, daha çok kadın dedik, daha çok erkek dedik, insan-ı kâmil/insan-ı kâmile olma yolunda bir arpa boyu yol alamadık. empati yapamaya yapamaya kendi cesedimize hapsolduk, başka kalplere girmek için önce o kişilerin içine, ruhuna, kalbine, ruh haline yolculuk yapmamız gerekiyorken kendi kalbimiz bize parmaklıklarla çevrili bir zindan olmuş. hapis hayatı yaşayan esir ruhlar mezarlığı olmuş yığınlar, birbiriyle el ele yürürken kalpler arasına galaksiler kadar mesafeler girmiş. mektupları koklayan ve bağrına basan aşıkların nesli tükenmiş, gerçek sevmeler müzelere kalkmış eskilerin hikayeleri gibi anlatılmaya başlanmış. sevdiği için dağlar delen ferhat'lar artık uykusunu bile deldirmeyi kavga sebebi saymış. şirin'ler kaf dağını aşan maddi beklentileri karşılanmayınca nişanı atmış. allah belâmızı vermiş işte, hani birileri belâ okuduğu zaman gülenler vardı ya. işte şimdi böyle ağlama seanslarına devam edebilirler miskin ve kokuşmuş hayatlarının çıkmazında, nefislerine de toz kondurmadan, acaba hatayı nerede yapmıştık deyip boynunu eğmeden... bu kokuşmuşluğun bir parçası olmamak adına mücadele edip ahdine vefâ gösteren güzel insanlardan olmadan, iyi "kadın" ve iyi "erkek" olunamaz. insanlık bayrağını en son nerede düşürmüşsek orada arayıp bulmadan bize mutluluk da, huzur da haram.
samimi ve basitçe yazacak olursam; herkes hayalindeki o mükemmel özelliklere sahip partneri bulduktan sonra '''iyice bir sikmeyi'' planlıyor. sağlıklı ilişki, aşk, mutluluk, evlilik, uyum, şehvet mehvet bunlar yalan dolan. herkes partnerinden hayatı için maksimum faydayı almaya çalışıyor; çünkü çıkarcılık ve doyumsuzluk en yüksek seviyede, ve işiniz bittikten sonra yeni partnerler bulmak çok kolay.

kadın diyor ki mesela; erkeğin hem tipi iyi olsun, hem fiziği iyi olsun, karakteri iyi olsun, işi iyi olsun, geliri iyi olsun, birikimi iyi olsun, evi arabası olsun, sadık olsun, bana değer versin, benimle hep ilgilensin, sosyal olsun, beni aktivitelere boğsun, hayat kalitemi yükseltsin, lüks yaşam standartları sağlasın, kısaca hayatımı her anlamda değiştirecek ve yükseltecek beyaz atlı prensim olsun, bütün sorunlarımı halletsin.

ee böyle bir erkeği bulunca ne yapacaksın desen;

iç ses: güzelce bir sikeceğim. bütün özelliklerini kendimi mutlu etmek adına kullanacağım. hayatına bir şeytan gibi girip onu resmen aşağı çekeceğim. sürekli trip atacağım. boş yere kavgalar çıkartacağım. eğlence, tüketim, hayat kalitesi derken ağzına sıçacağım. tüm mal varlığını yarıya hatta dörde böleceğim. seksi kullanarak sürekli beklentiler talep edeceğim. bütün planlarını mahvedeceğim. ilişkideki sorunların suçlarını ve sorumluluklarını üstüne atacağım. benden sonra hiçbir kadına güvenemeyecek hale getireceğim onu.

dış ses: aşk, sevgi, değer görmek istiyorum. beni zengin yapsın, ay pardon mutlu etsin gerisi önemli değil.

çok iyilik meleğisin sen, seni hak edecek erkek mi var ayol.

bir erkek de diyor ki; abi işte kocaman memeleri olsun. böyle memeleri arasında boğulayım. köfte dudaklı, bal yanaklı, oturarak ceviz kıracak boyutta poposu, tüysüz bir vücudu, mankenler gibi bir yüzü olsun; ama fazla sorun çıkarmasın, fazla isteklerle gelmesin, her istediğimi kabul etsin. gerekirse ev işlerimi halletsin, gerekirse yemeğimi yapsın, yatakta beni zevkten uçursun. kısaca ev hizmetçiliği yapan seks tanrıçam olsun.

ee böyle bir kadını bulunca sen ne yapacaksın desen;

iç ses: güzelce bir sikeceğim. önce fiziksel sikeceğim, sonra ruhunu sikeceğim. kullanıp kullanıp atacağım. psikolojisini bozacağım resmen. insanlara güvenmek neymiş görecek o. haftada en az iki kere siksem, birkaç aya zaten tatmin olurum. hele bi aklını çeleyim de dur ağzına sıçacağım onun. duygularını, günlük hayatını, tüm hayallerini bozacağım. hiç iyi davranmayacağım. seks kölemmiş, bir et parçasından ibaretmiş gibi hissettireceğim. fiziksel güçsüzlüğünü sürekli kullanarak üstüne gideceğim. bir daha erkeklerle aynı ortamda durmaya bile yeminli olacak.

dış ses: aşk, sevgi, değer istiyorum. ciddi uzun seks, ay pardon uzun ilişkiler arıyorum.

ne kadar iyi kalpli bir romantiksin sen, tam bir aşk erkeğisin ama hak edecek kadın yok lan seni.

hayalindeki mükemmel insani bile siken, onu çıkarları için kullanan, ve fiziken-ruhen tamamen kötü etkileyen türk insani ile ilişki milişki yasanmaz kardeşim. şeytanla randevudan daha az hasarlı çıkacağınız insanlar var burada. o yüzden sorunun kendisi zaten insanlarımızın seviyesinde ve bu seviyeye uygun amaçlarında yatıyor. öyle ki en son ne zaman iyi kalabilmiş bir insan gördüğümü hatırlamıyorum.
ilişki yok flört var denmiş de flört de yok.
hatta tanımak da yok, iletişim de yok.

"yer çekimsiz ortamda muz yiyim ama çilek tadı gelsin" derecesinde bir kafaya kollektif olarak ulaşmayı nasıl başardık cidden??

yatalım kalkalım ama ilişki kurmayalim, adı olmasın, sorumluluk olmasın, sonsuz özgürlük olsun ama yavsaklik olmasın, konuşalım ama flört ediyor olmayalım, tanışalım ama çok da tanışmayalim, iletişim kuralım ama iletişimin gereklerini yerine getirmeyelim.

böyle uzar gider. kafayı yemişsiniz bence.

ilişki mi??? kezban mısın?? yazdığın şeye cevap vermek mi? niye ezik misin? dürüst olmak mı? niye salak mısın?

kafayı yemişsiniz. kendinize saygınız ve güveniniz sıfıra yakın geziyor benden söylemesi.
oyun oynuyorlar ve samimiyetsizler. satranç oynar gibi, olacakları hesaplayarak yaşıyorlar ilişkilerini. koca koca insanlar "o şöyle dediği için ben böyle yaptım, böyle yaparsa şöyle yapacağım; şöyle yaparsa öyle yapacağım. bilmem nereden engelledim ama daha görmedi, görünce bakalım ne yapacak?" falan gibi garip triplere giriyorlar, inanılır gibi değil.

sanırım tam olarak güvenememek bunun sebebi.
herkesin herkesle flört edip, durmaksızın “kendi hesaplarınca” daha iyi olanını aramaya devam etmesi, bu yolda her türlü ahlaksızlığı, arsızlığı, onursuzluğu, doyumsuzluğu kendine hak görmesi.