Sık geçen başlıklar

küçükken olmak istenen absürt meslek 4

ekşi'de gör
baba tarafından bazi akranlarim vardı bayramlarda vs giderdik ailesi çocuğu öve öve bitiremezdi çocuğun yerine tüm derslerini, ders konularını anne babası takip ederdi, çocuğu yakınlardaki okula göndermeyip daha ilkokuldan itibaren servisle bilmem kac km ötede ki özel okula gonderiyorlardi, çocuk sinav stresi falan olmuş eleman baya gerilmis o yüzden sivilcelenmiş ve hiç konuşmuyormuş vs vs vs bitmezdi o yüceltmeler, yere göğe sigdirmamazliklar... soz konusu ben olunca bizim peder benden için 'bizimki anca disarlarda top oynasın, okul umrundami, sorsan sınavdan haberi yoktur' deyip resmen yererlerdi herkesin içinde. bende bana yapistirlan bu etiketi kabul eder hayatıma öyle devam ederdim, hiç itiraz etmezdim. birgün bu elemanla bana büyüyünce ne olmak istediğimizi sordular, bendeniz bilgisayar mühendisi demiştim yanimdaki akranimda otobus olmak istediğini söylemişti. evet yanlış duymadınız otobüs.
çok absürt değil ama bakkal olmak isterdim.
küçücük bir yerim olsun; içini çikolata, şeker, dondurma gibi envaiçeşit abur cuburla doldurup, dükkanı üstüme kapatıp, bütün gün içinde kalma hayalleri kurardım.
bunu yapmayıp bunları bize satan bakkallari ise hiç anlamazdim. onlar, en büyük enayilerdi benim için.**
çöp kamyonundaki temizlik işçileri. arabaya takılıp gitmeleri aşırı çekici geliyordu bana.
çöpçülük. büyük metal çöp konteynerlerini havada kalem gibi çeviren o güçlü ve durdurulması imkansız kamyonları izlemeyi çok severdim ve dünyadaki en güçlü robot olduklarını düşünürdüm. arkasına tehlikeli bir şekilde tutunarak giden çöpçüler o büyük ve durdurulamaz devasa pistonlardan oluşan gürültülü ölüm makinesinin yardımcılığını yaparken onlara acayip imreniyordum. sonra anladım ki ben makineleri seviyomuşum. sonra mühendis oldum işte.