o şerefsiz beni de kovaladı. yazar bir arkadaş "sol gözümün bir cm altında gagalama izi hâlâ durur yazmış" yemin ediyorum aynı yerden deşildim, belki de aynı psikopat horozdu. gerçi bizimki ev sahibinin horozuydu; ev sahibimiz amca olayı duyduğu gibi "az daha çocuğun gözünü çıkaracakmış namussuz" deyip derhal horozu kesti, kanını da alnıma sürdü (gaga yarasının 3 cm üstüne) etini de komple bize verdi, ailecek yidik.
o zaman tabii çocuk psikolojisi filân diye bir şey icat edilmemişti, edildiyse de henüz bizim mahalleye gelmemişti zira bizim mahalle epey bi kenardaydı. düşünün yan komşumuzun koyunları filan vardı hatta bu davarlardan biri de
avret mahallimden süsmüştü beni. ev sahibimizin gösterdiği duyarlılığı komşudan da bekledik, "az daha çocuğun yımırtalarını patlatacakmış namussuz" gibisine. lakin komşu dayı: "bi süsmeylen dağ gibi koç mu kesilir aminiyum, başka yerde oynasaydı hımbıl velet!!" deyip olayı örtbas etmişti.
her neyse o horozun ruhumda açtığı, şaka şaka o dönem çoçuk kısmının ruhu da yoktu, yüzümde açtığı yaranın izini
* hâlâ gururla taşırım; soran hatunlara 'geçmişte bir kavgadan kalma' diyorum. acayip havam oluyor; gerçekten böyle düşüyor, düşeni eve götürüp koçun süstüğü yeri gösteriyorum. "öpüüm geçsin" diyen oluyor.
sonuç ve fayda: bana göre hayvanlar tarafından kovalanmamış çocuk, çocukluğunu yeterince yaşamamıştır. bakın şahsen benim çocukluğunda kazlar, hindiler hatta eşşekler tarafından kovalanmış arkadaşlarım var; hepsi de çok mutlu, çok düzgün insanlar.