Sık geçen başlıklar

evrenin büyüklüğünün insanları çıldırtmıyor oluşu 5

ekşi'de gör
neden çıldırtsın ki? bu uçsuz bucaksız evrende bu kadar önemsiz olduğumuzu bilmek özgürleştirici değil mi? evren bizim kim olduğumuzu ve ne yaptığımızı siklemiyor. neden o zaman bu anlamlı olma çabası? bütün hayatını, toplumun kendisinden beklediği şeyleri yaparak geçiren modernitenin hadım ettiği yeterince insan -zaten- yok mu? evren bizden önce de buradaydı, bizimle ya da bizsiz de olmaya devam edecek.

ama şu da bir gerçek ki; var olan tüm bu manyakçasına geniş evrende benzersiz olduğumun farkındayım. evrenin başka hiçbir yerinde benim gibi biri asla olmadı. düşüncelerim bana ait ve ben gittiğimde benim gibi kimse bir daha var olamayacak. milyarlarca olabiliriz ama hepimiz, tıpkı yıldızlar gibi, apayrıyız. bazen bunu düşünüyorum ve bu da bana çok romantik geliyor.

ayrıca atomun bile içinde çok büyük boşluklar varken, üzerinde düşünülmesi gereken şey; evrenin büyüklüğü yerine, sonsuzluğa giden küçüklük değil mi? bence asıl çıldırtan şey bu dehşetengiz küçüklük.
evrenin büyüklüğü değil belki ama big bang öncesindeki tekilliği düşünürken çıldıracak gibi oluyorum :)
bir gün babam sordu, "oğlum uzay nedir?" diye. önce kısa bir tanımlama yaptım sonra da youtube'da yer alan şu universe size comparison videosunu izlettim.

60 yaşında adam hayretten dudaklarını ısırdı, gözleri daldı uzaklara. dakikalarca kaldı öyle.

bazen bana da oluyor, tüylerim diken diken oluyor düşününce. çok acayip hakikaten
akıl almaz boyutlarda bir evrenden bahsediyoruz. bu gerçeklik karşısında aklı bulanmayan insan yoktur. evrende toz tanesi bile değiliz. samanyolu galaksisindeki küçük bir güneş sisteminde yaşayan canlıllarız. jüpiter, dünyanın bin katı, güneş ise bir milyon katı büyüklüğündedir. ve bu galakside güneşten milyonlarca, milyarlarca kat büyük karadelikler, yıldızlar var. saniyede 300.000 km hızla ilerleyen ışığın bilinen evren sınırlarına ulaşması 96 milyar ışık yılı sürüyor. aman allah'ım çıldırmamak elde değil. evren ve uzayla ilgili her belgesel izlediğimde insanoğlu olarak acizliğimizi, önemsizliğimizi daha iyi kavrıyorum. tarihteki en güzel en anlamlı sözlerden olan şu sözü hiç unutamıyorum.

“mikroskop insana önemini gösterdi, teleskop da önemsizliğini.”
manly palmer hall.
14 milyar yaşında bir evren, en az 10 sekstilyon yıldız, gözlemlenebilir evrenin çapı 92 milyar ışık yılı uzaklıkta [şu anlık], rastlanabilecek yaşanabilir ortamlar ve olası medeniyetler, uzay zaman bükülmesi, tam gaz yoluna devam eden voyager 1.

bütün bu büyüklük ve sonsuzluk insanları nasıl çıldırtmıyor veya çıldırmak için enflasyon oranı yetiyor mu emin olamıyorum.