Sık geçen başlıklar

evlilik düşünmeyen kadının hayattaki amacı 3

ekşi'de gör
iyi, kaliteli bir yaşam sürmek.

tek başıma yaşamaya başladıktan sonra farkettim ki fazla mantıklı düşünüyorum. bu mantık erkeğin kabulleneceği birşey değil. mesela örneğin birlikte olduğum adamla benim aynı evde yaşamam gerekiyor. o zaman kazandığımız paranın 4'te biri kadarlık kira bedeline sahip eve çıkmayı düşünürüm. ama dün akşam dinlediğim hikayede 15binlik bir daire tutmak, 38binlik tek taş yüzük istemek ve aldırmak, illa ki etiler'de oturmak için ısrar etmek gibi isteklerim olmadığından sorunun bende olduğunu farkettim.

bu tarz şeyleri istemek tabi ki hakkı insanların. buna sözüm yok. ben tek başıma bunları kendime alabiliyorsam, karşı taraftan da bunu bekleyebilirim. ama önce kendim sahip olabilir miyim? evet, o zaman sorun olmaz. ben bu lüks sayılabilen şeylere erişemiyorsam neden birinden isteyeyim? bu tarz durumlarda insanlarım görmemişliğinin ortaya çıktığını düşünüyorum. hep yanlarında insan taşıdıklarını unutup, cüzdan taşıdıklarını düşündüklerini.

iyi bir hayatı kendi kendime sağlayabiliyorsam yanımda birinin olması canımı sıkacak sonuçlar ortaya çıkartacaksa kendi hayatımda tek başıma yola devam etmeyi tercih ederim.

ps : "kendini de amma övdün he" diye mesaj atan arkadaşlar şöyle söyleyeyim evlilik kurumunun ticari çıkarlar üzerine kurulması sebebiyle kendi keyfime göre yaşarım diyorum. ne övmesi? etrafımdaki insanların evliliklerinin gerçekliğinin cüzdan ve limitsiz kredi kartı üzerine olduğunu söylüyorum. ben kendi kendime yetiyorum zaten, kimseye ihtiyacım yok.
sınıf arkadaşımdı ayşe (adı ayşe olsun). ben hiç evlenmeyeceğim demişti, dünyayı gezmek istiyorum, hayattaki tek amacım yeni yerler görmek, oralarda yaşanan hayatlardan bir tadımlık da olsa pay alabilmek diyordu. netekim öyle de oldu. okul bittikten sonra kendini önce güney afrika'daki karadan bilmemkaç mil uzaktaki bir petrol terminalinde buldu, arkasından alaska'da başka bir şirkette çalışmaya başladı, şimdi dubai'de çok uluslu bir şirketin genel müdür yardımcısı. hiç evlenmedi, evlenmeyi de düşünmedi.

geçenlerde facebook'ta yazıştık. mutlu musun diye sordum, aldığım cevap müthişti:

"daha iyisi olamazdı galiba."
ben bunlardan bir tanesiyle tanistim, benden de 10 yas buyuktu, yillardir ciddi bir beraberligi olmasaydi beraber bile olurdum. ama siki tasagi keyfi her seyi yerindeyken, cillop gibi hayatini geride birakip, dunya'nin oteki ucundaki bir felakat sonrasi 1 yilligina tum isini gucunu birakti, oradaki cocuklara ve yerel halka yardim etmeye gitti.

simdi boyle bir kadin mi istersiniz hayatinizda yoksa, evinde tek bir kitap bile olmayan, "yeni gelin evleri" facebook sayfasi icin guzel fotograf cekme derdindeki varos kadinlar icin mi? buradaki varosluk karakteri nitelemek icin, yoksa sikmisim parasini pulunu cok afedersin.

anlamadan etmeden konusulmamasi gereken amac.

bir cok les orta sinif kezbaninin les orta sinif hayallerinden daha erdemli amaclari olan kadinlarin amacidir.