Sık geçen başlıklar

eski huzurlu türkiye'ye dair akla gelen ilk şey 5

ekşi'de gör
huzurlu türkiye olmadı ama
yarınından umutlu türkiye vardı. şimdi o yok.
benim için iki şey var birincisi milli maç günü hep birlik olmak ve coşkuyla desteklemek. heralde sevimsiz oyuncular ve teknik direktörler yüzünden ya da genel olarak hayata karşı enerjimizi kaybetmemizden mütevellit pek şeyimizde değil. artık ülkece içimizdeki irlandalı durumuna geldik.
diğeri ise balkondan gelen okey sesi. garip bi şekilde eskiye dair mutlu anılarım diyince, akrabaların ya da diğer komşuların falan okey oynama sesi canlanır. ya artık kimse okey oynamıyor ya da ben saçmalıyorum.
ay kıyamam. toplumun %75'i kan ağlıyormuşmuş.

nasıl kan ağlıyordunuz bi anlatsana bize?

dur ben senin için birkaç konuyu açayım:

türbanlıydınız, üniversitelere giremiyordunuz. ne büyük dertti çünkü hepiniz bilim aşkıyla ölüyordunuz değil mi kuzucuk? sonuçta giremediğiniz okullarda okuyan %25 imtiyazlı grubun içindeki çok bilmişler papaz eriğini imam eriğine çevirmek gibi dünyanın en önemli ihtiyaçlarından birine burun kıvırıyorlardı ama evrim teorisi, yok efendim fizik, yok biyoloji, yok ileri teknoloji falan gibi saçma salak gereksiz alanlarda çalışmak gibi aptalca bir derde düşmüştü ve bu içinizi parçalıyordu.

sonra mesela adım başı imam hatip lisesi açamıyordunuz değil mi? allahım ne büyük zulümdü bu. neredeyse her 5 kişiden biri için imam/hafız/müezzin yetiştirmemek de ne demekti? çocukların aklı sabahtan akşama kadar babaları ölürse kızların kaç katı/erkeklerin kaçta biri miras alabilecekleri gibi çok önemli konular yerine medeni hukuğun temellerinden olan kadın ve erkeğin eşit olması gibi safsatalarla dolduruluyordu. hatta o da birşey mi? hahaayytt o da birşey mi yahu! daha erkekle kadının arasındaki biyolojik farklı bile anlayamayacak yaştaki çocuklar hangi erkeğe hangi ve kaç tane kadının helal olacağını bile bilmiyordu! bak işte bu gerçekten tam kan ağlamalık bir durum!

sonra mesela öyle acı verici, öyle elim bir durum vardı ki en çok kan ağlatıcı olan da buydu. hiç işi gücü yokmuş gibi katrilyon sayfa kitapları deviren adamlar sizin gibi dünyanın en övünülesi erdemi olan cehaleti benimseyen insanlardan kat be kat fazla gelir elde ediyor, çok daha yüksek sosyal statülere kavuşuyordu. ne zalimlik, ne alçaklıktı bu! halbuki öğrenmek için harcadıkları zamanın yanında din tüccarlarının boyunduruğu altında da kalmalıydılar! ne demek bilgili/eğitimli olup da bir de utanmadan statü kazanmak! bu ne aymazlıktı! işte bu en can alıcı, içinizi en çok kan ağlatan şeylerden biriydi değil mi?

ama dur! daha bitmedi. asıl olayın en tepe noktası, artık bıçağın kemiğe dayandığı noktaya değinmedim! bu eğitimli arsızlar bir de laiklik laiklik diye bir bok üretmişlerdi! inancınızı başkasına dayatamayacağınızı, inançlısınız diye devlette imtiyazlı olamayacağınızı, adam kayıramayacağınızı söylüyorlar, bu lüksü de elinizden alıyorlardı! bak sen şerefsizliğe! demokrasi falan diyorlardı utanmadan! halbuki bilmiyorlardı ki demokrasilerin en güzel sadece size olan demokrasiydi! herşeyin en iyisini siz bilir, siz öğretirdiniz ve gerekirse öğrenmeyeni öldürebilmeliydiniz! ama bu eğitimli ahlaksız şerefsizler bir de hukuk diye bi bok çıkarmışlardı ki sorma gitsin. tam sizinle aynı şeye inanmayanları yakmaya kalkıyordunuz ki karşınıza hukuk denen bu garabeti çıkarıyorlardı! tam 'ya ne bilimi, bilgisi, liyakati, sen alnı secdeye deyiyo mu onu söyle' diyordunuz, saçma saçma konuşma diyor mantıklı açıklamalar yapıyorlardı ve buna karşın ağızlarının ortasına şöyle bir patlatmak istediğinizde de çaat yüzünüze ceza hukuku kitabını çarpıyorlardı utanmadan! ne acı günlerdi onlar.

sonra bu dandirik eğitimliler bir de bir figür bulmuşlardı atatürk diye, herşey de onun başının altından çıkıyordu aslında! bütün bu kadın erkek eşitliği, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, inançları yüzünden birilerine imtiyaz tanınmaması gibi abuk subuk fikirler hep bu atatürk denen adamın halt etmesiydi ve doğal olarak siz de ondan nefret ediyordunuz. ne gerek vardı ki böyle saçmalıklara değil mi? e nefret ediyordunuz iyi ama, bu utanmaz ahlaksız eğitimli imtiyazlı %25 sizin atatürk'e laf etme hakkınızı da elinizde alıyordu. hakaret mi edeceksin? çaat mahkeme, çatırt hapis cezası! büstünü falan mı yıkmak istiyor canın? yok efendim hayatta olmaz! neymiş, ülkeyi kurmuşmuş da, yok efendim ömrünü türk milletine güzel ve sağlam bir cumhuriyet bırakmak için harcamışmış da... saçma sapan işler. şöyle içinizde geldiği gibi ağız dolusu bir küfür bile ettirmiyorlardı bütün bu saçma sapan şeylere kafa yoran atatürk'e.

ve işte tüm bunlar yüzünden kan ağlıyordunuz. ne acı günlerdi onlar.

şimdi işler değişti... o %25'in elinden o imtiyaz gitti, o yüzden huzursuzlar. artık kan ağlamıyorsunuz. artık gerçek yüzünüzü ortaya dökecek güce ulaştınız.

kan ağlamıyorsunuz artık evet, kan kusturuyorsunuz. önünüze koydukları bilim, hukuk, bilmem ne gibi saçma sapan bütün engelleri ortadan kaldırdınız, artık canınızın istediğine vatan haini, canınızın istediğine terörist diyebiliyor, hiç olmadı en dış mihrakın en dış mantalı falan diye ayağınızın altından çekilmesi için istediğiniz bahaneyle bertaraf edebiliyorsunuz.

artık para da sizde hem! paraya mı ihtiyacınız var? ülkenin başına bela ettiğiniz, hoca efendi hazretleri diye götünü yaladığınız adamın ülkeye yapmaya çalışıp 260 kişinin hayatına mal olan darbe girişimini kullanabiliyorsunuz mesela. hooop bacanakla bi kavga dövüş, 15 temmuz gazisi maaşı cepte. darbenin ertesi günü meydan durulduktan sonra çektiğiniz bi fotoğrafı internete bi veriyorsunuz, hooop ordan cukka burdan cukka! ama tabi bunu hepiniz yapamadınız, bu üstün performansı o günki şark kurnazları gösterebildi sadece.

ama çoğunuzun yaptığı başka şeyler var mesela. o gerizekalı eğitimli imtiyazlı %25'in çocukları mal gibi o dershane senin bu özel hoca benim çalışırken siz ankaradaki dayılarınızdan aldığınız sınav sorularıyla, kamu mülakatlarında sorulan sorulara verdiğiniz 'hökümetimizi en çok benim sevmem' cevaplarıyla bütün kadroları kapmayı başardınız. ve evet, ömrünce dirsek çürüten o çocuklar kan kusuyorlar şimdi.

lakin bu hesaplaşma bitmedi. ağzınızdan düşürmediğiniz o din kavramının en güzel yanı bu işin bir de öbür tarafı olduğunu sürekli hatırlatmasıdır. burada yedikleriniz orada teker teker çıkacaktır elbet.

seveceğiniz şekilde bitireyim:

dinimiz, amin.
bazı ibişlerin aklına şehit cenaze törenleri geliyormuş. heee, demek ki yeni akp türkiyesinde şehit cenaze törenleri sayısı sıfır öyle mi götelek!? peki bu göteleğin ışid'in iki askerimizi yakarak öldürmesi başlığındaki entry sayısı kaç; 0. dmeek ki neymiş, şehit haberleri bahane aktrollük şahane!
istiklal marşına olan saygı. büyüdüğüm ilçede merkezi bir yerde bulunan ilköğretim okulunda cuma günleri istiklal marşı okunurken yakındaki kahvede bulunan ihtiyarlar ne yapıyorsa ara verip istiklal marşına eşlik ederlerdi. hey gidi günler.