Sık geçen başlıklar

erkeklerin artık ciddi ilişki düşünmemesi 9

ekşi'de gör
nasıl düşüneceksin sen söyle guzel kardesim.
kimle tanışsan ayni anda 10 kişi ile flörtleşiyor. bunu acik acik seziyorsun.
senin tipinle falan alakasi da yok.
bunların ruhlarina işlemiş böyle yapmak.
hepsinin mutlaka iki üç tane instagramı
10, 15 flörtü var. ilk soruları araban evin yazligin var mi oluyor. hele şu etraftaki nefes alsın yeter itleri yok mu, bunların yüzünden ülkede sıradan kızlar bile kendini ilah saniyor.

çoğu da asgari ücretle bırak türkiye'yi dünyayı gezmiş. (yersen işte).
istagramda göstermediği yeri kalmamış 30 kişi ile beraber olmuş bir otuz daha gider modunda. benim bedenim ne istersem onu yaparım, tamam ama git ötede domal benden uzak ara ol. duygusal ilişki diye bir sey yok artik yok. beraber oldukları tas kafa tiplerle sorunlu ilişkilerden çoğunun piskoloji gitmiş.

herkes şöyle yanlizim böyle yanlızım modunda tanisir tanismaz da ne kadar paran var moduna bagliyor. bu tiplerle karşılaşınca orali bile olmuyorum.bir tur sazan avlama taktiği bu onların.

ben hep kendi bilir modundayim zaten. kendime göre tipi yerinde adamim niye neden ? kendi kendini ortalık aşiftesi yapmış birinin pesinde harap olayim. hayat zor birde onların tripleri cekilmiyor . kendi başına kahve icmek de çok zevkli.

çocuk mu! ya evlat edinirim kardeşim.
o kadar yetim öksüz var ki onlari sevindiririm.
bağlanan hatta biraz hızlı bağlanan erkeği sevmiyorsunuz kaçıyorsunuz. kediyle fare gibi oynamayı seviyorsunuz. türlü türlü oyunlar çevirip testler yapıp usandırana kadar uğraşıyorsunuz. aklı başında işinde gücünde adam sizle niye uğraşsın? iki tane düzgün görünene kanıyorsunuz onlar da fos çıkınca erkekler şöyle böyle.

bir de kadınlar ciddi ilişkiye daha az sorumluluk istiyorlar. erkek ciddi düşünüyorsa evlilik yolunda düğünü nişanı mobilyaları ev kirasını faturaları mutfak masrafını her şeyi üstlensin hatta üzerine sevgisini ilgisini de versin ama hanımefendimiz kendi kazandığı parayı kendine saklasın makyaj bakım vs yakıt masrafı olarak kullansın bir de üzerine isterse ilgi göstersin hatta türlü türlü beklentilere girsin. yıldönümünü hatırlasın ilk tanışmayı hatırlasın ilk evlenme teklifi yıldönümünü hatırlasın. ulan madem sen hatırlıyorsun unutmuyorsun bir kere de sen kutla elinde hediyeyle bugün tanışmamızın yıldönümü hayatım deyiver incilerin mi dökülecek? ama yook feminizm budur aga. kıçımın feministleri. eşitlik hak hukuk zırla zırla sorumluluğa gelince arazi ol hahaha
kadınlar çok ciddi de gevşek biziz gibi.

konuştuğum her kadının kaçıncı yedeği olduğumu kestirmeye çalışıyorum sürekli. azıcık saf salak birisi olsam ayakta sikerler. kimse kimseyi ciddiye almıyor artık.
herkesin farklı sebepleri olabilir ancak kendi açımdan yaşadığım sıkıntılar şöyle:

kadınların kafalarının çalıştığı birtakım modlar var, bunları çözebilmek bir erkek için çok zor. örneğin ıvır zıvır her şeyi beynine kaydedip başka bir şey tartışırken haklı çıkmak için alakasız şeyleri sıralaması. böyle bir kafa yapısıyla nasıl iletişim kurulabilir, fikrim yok.

her konuda çifte standart. onun aramaması normal, sen aramazsan kıyamet kopar, vb. hemen her konuda bu böyle.

duygusal tepki vermen için sürekli sınırlarını zorlaması. tepki alamadıkça hakarete hatta fiziksel itip kakmaya kadar işi götürmesi. amaç? anlayan varsa beri gelsin.

herhangi bir konuda ciddi bir tartışma, diyalog kurulamaması, konunun sürekli kişilere ve nasıl hissettiğine gelmesi.

hayatta doğru kabul ettiği şeylere duygularıyla karar vermiş olması ama mantıklı olduğunu savunması, aksini ispatlayan bir kamyon veri de koysanız ikna olmaması.

kendi hobileri olmaması, karadelik gibi zaman ve enerjini sömürmesi, başka şeylere vakit ayırmana bozulması.

ingilizce'de hive mind diyorlar türkçesini bilmiyorum. her hareketini sözünü arkadaş grubuyla kritik edip strateji geliştirmesi.

sürekli eleştirel ve köşeye sıkıştırmaya yönelik şeyler söyleyerek özgüveninizi düşürmeye, üzerinizde kontrol elde etmeye çalışması. iltifat beklemesi ama kesinlikle iltifat etmemesi, yine çifte standart.

şimdilik aklıma gelenler bunlar. kendi psikolojisini düşünen biri bunlara niye katlanır ki? bilemedim.
neden düşüneyim?

"gençliğimi sosyal medyada ilgi budalalığıyla değil senle geçirmek istiyorum, gel be birilikte yaşlanalım" diyen oldu da ben mi geri çevirdim?

ben gençliğinin en ateşli zamanlarında dağlarda şantiyelerde meslek öğrenebilmek için götünü siktiren; çünkü bir gün sevdiği kadınla hayat kurmak isteyen çaylak bi mühendisken, götü boklu ortamlara girme ayağına bana hayatı tanımak istiyorum konuşması yapmak yerine senin yanındayım kafan rahat olsun ayhan diyen oldu da ben mi hayatımdan def ettim?

iyisin tatlısın hoşsun ama beklediğim ilgi açlığını anlamıyorsun, bana beklediğim ilgiyi göstermiyorsun demek yerine "bu adam mutlu lan benle tamam işte ne güzel devam ediyoruz" diyen oldu da ben mi kenara attım?

gençlikte açık şuurla, bilerek, hatta seneler boyunca yapılan dev hatalar yığını bana masum gençlik hataları diye ittirilmeye çalışıldığında ne yapmam gerekiyordu peki? "haklısın bebeğim, senin senelerce her haltı yemen en doğal hakkındı, ben de alemin keriziyim tabi, senin en ufak sıkıntında olabilecek en boktan rahatlama yollarını seçmenden daha doğal bir şey olamaz, istediğin herkesle her şeyi yapmış olman da tabii ki sorgulanamaz, ben seni böyle kabul ediyorum" mu demem gerekiyordu? ulan siz gençtiniz de ben genç olmadım mı? ben sıkıntı yaşamadım mı? size canınız her sıkkın olduğunda istediğiniz her boku yapma hakkını kim verdi? yaptıklarınızın sorumluluğunu üstlenmeme, sonuçlarından kaçma lüksünü kim verdi? benim hayatta aldığım her yanlış kararın sonucu burnumdan fitil fitil gelirken sizin "biri gelsin beni ne yapmışsam yapmış olayım kurtarsın, bi de sorgusuz sualsiz kabul etsin" şımarıklığınız nereden geliyor?

seninle her yola varım diye beni şu an yaşadığım hayata şevklendirdikten sonra "bu kararı kendi kendine aldın, kusura bakma ben yokum" diye şizofrence ağız değiştiren babam mıydı peki?

şu an yaptığım ve türkiye'de muadili bile olmayan denetim kökenli işimi anlamlandıramayınca beni uyuşturucu kaçakçılığıyla (şaka değil) suçlayan dayım mıydı?

benim hayatım bu, işim bu, olayım bu, adım bu, tipim bu, yapabileceklerim bu, yapamayacaklarım bu dedikten sonra seviyorum lan seni neysen o ol diyen oldu da ben mi götüne tekmeyi bastım...

şimdi burdan sonrası tamamen subjektif...

ben, türkçe biliyorsa tanıştığım her kadına önce burayı okutuyorum. senelerdir... kimle tanıştıklarını bilsinler istiyorum. dümdüz düşünen, dümdüz seven, basit şeylerle mutlu olabilen ve hedef odaklı yaşayan bi adam olduğumu beni öğrenmeye niyetlenen kadının bilmesini istiyorum...

ama bir şeyi kaçırıyorlar... ben işler canınızın istediği gibi gitmediğinde aşık atılacak, zeka yarıştırılacak, manipüle edilebilecek bi adam değilim. haksızlık karşısında ya da benim de hayatımı etkileyen bi aptallık karşısında sessiz kalmam. sevildiğinize güvenip bana bu şeyleri ittirmeye çalıştınız çoğunuz... bazılarınız da allah var karakter ve huy olarak muazzam kızlardınız... o ayrı. ama tek bir şey var, ben haksızlık karşısında babamı bile tanımam; ki bilen bilir tanımamışlığım çok vardır.

o yüzden sevgili kızlar; ciddi ilişki düşünmek isteyen önce neticesini, sonra kafasını toparlayıp yaklaşsın erkeklerin yanına... en az benim kadar lafını sakınmayan, yalnız bırakma tehditlerinize pabuç bırakmayan ve hakkını savunabilen bi adama denk gelirsiniz, dünyanız şaşar.

sizi en iyi olduğunuzu sandığınız yerden, laf ebeliğinizden avlar biri, ağzınızı bile açamazsınız.
bu saatten sonra sikerler ciddi ilişkiyi. millettin sikip yorduğunu biz mi dinlendireceğiz.
nasıl düşünelim?

evleniyorsun düğüne para öde,

evi dizmen gerekiyor para öde,

evi geçindirmek için para öde,

boşanıyorsun nafaka öde, allaalla ya. yok abi tşk.

elime para geçsin kesinlikle düğün salonu açıcam. adıda hazır.

bir kere evleniyorum düğün salonu

eşi dostu çatlatmak mı istiyorsunuz? rüya gibi bir düğün sizinde hakkınız..

premium paket

instagram’a özel fotoğraf çekimleri

yemekler konu komşuyu kudurtma garantili

havai fişek gösterili

tükürüksüz paket

konuklara içki servisi

dans pistine vinçle gökten inme keyf

görgüsüz dans grubumuzun özel şovu

evet sen prenses, bir kere evleniyorsun, boşver kocan düşünsün

yapıştırrrrr
kadınlar erkekleri her türlü elde edebileceğini sanıyorlar. çünkü sosyal medyanın etkisiyle çok fazla ilgiden kendilerini farklı seviyede görüyorlar. ama onlara ilgi gösteren erkeklerin büyük bir çoğunluğunun derdi yatağa atmak. çoğu ilgi gösteren erkeği gerçekte elde edemeyeceklerini bilmiyorlar. adam sıkılınca bırakacak zaten yada daha iyisini bulunca. kadınların çoğu kendinden iki gömlek fazla erkeklerle olmak istiyor, saniyorki bana zaten benim dengim olanlar ilgi gösteriyor neden en iyisi olmasın. bu seferde kendini gerçekten sevecek yada seven adamı ya uzaklaştırıyor yada yedeğe alır gibi davranıp dengesiz davranıyorlar. dengesizlikten kasıt bazen ilgi gösteriyor bazen ilgisiz davranıyor. erkeklerde saf değil böyle davranan kadına güvenmiyor çok aşık olsa bile. kendi açımdan türk kızlarının çoğuna güvenmiyorum, tecrübesiz genç arkadaşlara tek tavsiyem hiçbir kadını gözünüzde çok buyutmeyin, çok değer versenizde belli etmeyin. akışına bırakın doğru kadınsa zamanla anlarsınız zaten. kendini aşağı gören kadınlar siz onları değerli hissettirdikce sizide daha aşağılık görüyor. onlara hakettiği gibi davranın. ne fazla ne az..
kadınlar erkekler ile eşit olmak isteyerek ayaklarına sıktılar, kadın erkek eşitliğine inanan birisi olarak bu sonuca üzülsem de, maalesef durum bu.

zira erkekler yukarıda bir yazarın dediği gibi daima kovalayan ve çaba göstermesi gereken taraf oldular binyıllar boyunca, çünkü kadınlar sosyal olarak güçlü yapılarını erkekleri manipüle ederek önce naz yapıp sonra boyun eğer gibi davranıp bir gölge güç olarak evi yönettiler.

fakat kadınların erkekler ile eşit olması bu geleneği bozdu. artık erkekler kendilerine eşit gördükleri bir cinsiyet için aynı çabayı göstermek istemiyor, kadınların da çaba gösteren ve kovalayan olmasını istiyorlar.

bütün şikayetin temeli burada başlıyor çünkü artık kimin av kimin avcı olacağı gelenekler ile değil, o ilişkinin kendi dinamiğine göre belli oluyor. haliyle avcı değil av olmak isteyen, kovalanmak isteyen bir erkeğe denk geldiğiniz zaman, ilişki anlayışı eski sistem üzerine oturmuş olan sizinle ciddi düşünemiyor.

eğer tüm cinsiyetler eşit olsun istiyorsanız, bu katlanmanız gereken bir etki. hem ayranım dökülmesin, hem götüm sikilmesin olmuyor maalesef.