insanlar; özgürlüğe ve zenginliğe koşarlar...
akp'nin, din temelli iktidarın dindar nesil projesi ile son 20 yılda insanlar sistematik biçimde hızla fakirleşmiş, baskıcı vesayet rejimi ile özgürlüğü kısıtlanmıştır. ülkeye korku iklimi hakim olmuştur.
dindar nesil projesinin geri tepmesinin ana sebebi budur.
21. yy'da din ile mental olarak köleleştirilmiş insanlar halen kutsal denen kitapların tanrı sözleri olduğunu sanıyor. bununla ilgili bilimsel tek bir kanıt yoktur. bizim insanımız kuran'ı ısrarla türkçe okumaz. sebebi, okuma ilerleyince hemen aklından "bunları tanrı mı söylemiş?.. olamaz..." demeye başlar. dinden çıkmamak için türkçe okumayı bırakır. sebebi gayet basittir. insan beyni kutsal denen kitapların tanrı sözleri olamayacağını anlayacak kapasitedir.
aslında orta doğu kökenli tek tanrılı dinlere baktığımızda, insanlar kutsal denen kitaplara inanmaz. sadece yaratıcı bir tanrının olduğuna inanırlar. aslında çağdaş düşünce dünyasından birazcık tatmış her hristiyan, müslüman ya da musevi özünde deistir. sadece tanrıya inanırlar. gerisini pek kurcalamazlar. toplum içindeyken de dinin mensubu olduğu izlenimini yaratırlar, toplumdan dışlanmamak için...
din ile mental olarak köleleştirilmiş cahil insanlar değişimden korkarlar. dini yaşam tarzına uyum gösterme çabası içindedir. karısını, kızına mayo giydirip alıp tatilde denizde yüzmeyi, birasını şezlongun altında yudumlamayı, keyif almayı, çağdaş insanlarla hayata dair konular üzerinde konuşmayı akıllarına bile getirmezler. hülasa, değişime, 21. yy'a uyum gösteremezler. dini yaşam tarzlarını destekleyen dinci siyasetçiler tarafından din ile kolaylıkla avlanıp, sistematik biçimde sömürülürler. hem kendilerine hem ailelerine hem de ülkeye zarar verirler.
din gerçekte, yaratıcıya iftiradır, saygısızlıktır, hakarettir. yaratıcının dini olmaz. yaratıcının dininin olduğuna dair tek bir bilimsel kanıt yoktur. yaratıcı evreni bilim üzerine inşa etmiştir, din üzerine değil... yaratıcı kendini ancak bilim ile deşifre ettirir. yaratıcının sözlerini duymak istiyorsanız din kitapları değil fizik, kimya, biyoloji, astronomi, vb. kitaplar okuyunuz. yaratıcıyı burada bulacaksınız, din kitaplarında değil. din kitapları insan fikriyatı ürünleridir. yaratıcı adına binlerce din oluşturulmuş ve günümüzde halen oluşturulmaya devam etmektedir. hülasa; insan olmamış bir türdür.
dinler tarihine bakın... insanoğlu o kadar çok saçmalamış ki... eski antik mısırın kadim tanrıları, antik yunanlıların tanrıları, mayaların, inkaların tanrıları, uzak doğu felsefi dinlerin dinleştirilmiş tanrıları, orta doğu kökenli sözde tek tanrılı dinler, vb... hepsi de yaratıcıya kumaş biçip giydirme peşinde... sloganları: "tanrı bizim adamımız!"... ve tabii dini kullanıp yönetenler saltanat sürerken din ile köleleştirilen insanlar hem canlarını hem de mallarını kaybetmişler. insanlık tarihi bunun yüzlerce örnekleriyle doludur.
21. yy bilim ve bilgi çağında halen din ile devlet yönetmek kökeni eski çağlara dayanan iflas etmiş bir yönetim biçimdir. ve mutlak kaybetmeye mahkumdur. din ile kimse abad olmaz.
biz son 20 yılda ne kadar çok acı çektik. bunun sebebi elbette din ile devlet yönetme sevdalısı iktidardır. ekonomi dahil her alanda çökmüş bir devlet. vesayet rejimi ile yandaş medya, yandaş yargı, yandaş memurlar, vb. sistem oluşturulmuş. devlet, devlet gibi değil organize bir mafya gibi yönetiliyor. bu ülkede derinlerden gelen büyük bir çığlık var. insanlar acı çekiyor. on milyonlarca kirasını, bankaya olan borcunu ödeyemeyen, aç sefil insanlar var. deprem de bu ağır açık yaraya deyim yerinde ise tuz bastı...
bu milletin aklını başına toplaması lazım. kendine acımıyorsa çocuklarına, ailesine acıması lazım. unutmayın cehaletten daha büyük suç ve günah yoktur.