Sık geçen başlıklar

bir ilişkiyi kim yönetir 9

ekşi'de gör
aslında ilişkiyi yöneten (kadının nasıl davranacağını belirleyen) erkektir. ama çok az erkek bu gücünün farkında olup hele bir de onu doğru şekilde kullanmayı başarır...

bir kadın sizi istediğini belli ettiği anda, hatta ilk mesajınıza cevap verdiği andan itibaren top sizdedir aslında. ister sıçar batırırsınız, ister farklı bir şeyler olur...

ilişkilerin dinamiği bu açıdan dansa (tangoya) çok benziyor. erkek yönlendirmezse, ileri enerji vermezse, kadın adım bile atamaz, bırak dans etmeyi. ve en ileri seviyedeki kadın dansçı bile, başlangıç seviyesindeki bir erkek dansçının elinde hiç olur. araba kullanmayı bilmeyen birinin altına ferrari çekmekle aynı şey olur. erkek tarafı sizinle ne yapacağını bile bilemez, bırak "sürmeyi"...

bu konunun ise tek bir istisnası var: başlangıç seviyesinde ama sahiden bir şeyler olacağı belli, işin tohumuna sahip, kadına (partnerine) doğru davranan, saygıyla davranan adaylar olur. bizi umursamayan, ileri seviyede, fakat bencil piç bir dansçı yerine, onu yetiştirmeyi seçmek, çok zor olsa dahi, diğeriyle otomatik uçmaktansa daha cazip bir fikir olarak kalır... çünkü uçtuktan sonra göt üstü çakılacağınızı, düşecek olursanız partnerinizin sizi tutmayacağını biliyorsunuz.
eskiden aptaldım yönetmeye çalışırdım, şimdi bilgeyim, allah rızası için o yönetsin diyorum. iş, aile, arkadaş ortamları o kadar yorucu ki, ilişki benim için dinlendiğim, sakinleştiğim yer olsun istiyorum. bu yüzden yeni kararım, ilişkim olduğunda yöneten değil yönetilen olmayı tercih edeceğim.
bir ilişkiyi az seven yönetir, çok seven de sevdiği için her şeyi kabullenir.bu hep böyledir, değişmez kuraldır.
kim daha az seviyorsa, kim kaybetmekten korkmuyorsa, kim herhangi bir konuda alttan almayıp gerektiğinde hayır diyorsa o yönetir.

diğeri de onun peşinde sürünür.
en çok fedakarlık yaptığını düşünen yönetir.
sizi ezer ezer.. sizi kendisine her daim borçlu bırakır.
sizi manipüle eden yönetir.
sizi narsist olan yönetir
size istediğinizi sunmaz ama dünyaları öyle bir serer ki ayağınızın altına, esas ihtiyacınız asla karşılanmaz ama şükür etmeniz istenir yoksa nankörlükle suçlanırsınız..önce size hata yaptırır sonra onu kullanır..
- papa ikinci jean paul!!

oldum olası böyle aptalca soru görünce yırtık dondan fırlayıp aptalca bir yanıt vermeyi istemişimdir. yolda yürürken tartışan sevgililerin yanından geçiyorum, biri diğerine “sana mı inancam ona mı, kime inancam hıaağ!!” diye veryansın mı ediyor, hemen omuzunun üstünden pırtlayıp kulağına “mak gayvır! mak gayvıra her zaman güvenebilirsin dostum” demek istiyorum. vitrinlerinde “bizimle çalışmak ister misiniz”, “bilmem ne ürünümüzü denediniz mi” tarzı soru ilanları olan dükkanlara girip cevaplamak sonra..

- hayır! sorduğunuz için teşekkürler ama:)
- pardon hamfendi?!
- sizinle çalışmak istemezdim, sorduğunuz için yine de teşekkürler ama:)
- ne?
- iyi günler:)

“bunları biliyor musunuz” diye manşet atan gazetelere e-mail göndermek sonra.

sevgili firriyet yazı işleri,
bilmiyorum. siz bunları biliyor musunuz?
güzel günler:)
314

ucunda şu zopa yeme ihtimali olmasa hayal edip edip kafamın içinde eğlenmekle yetinmez tüm mesaimi bunlara harcardım, öyle de hevesim var.
tanım: bir ilişkiyi kimin yönettiği diğer bir tabirle evirip çevirdiği sorusu

“bir ilişkiyi az seven yönetir. çünkü çok seven kaybetme korkusundan her şeyi kabul eder.”

edit: olayı cinsiyete indirgememeli, daha geniş çerçeveden ve tüm dünyayı kapsayan gözle bakmalı