Sık geçen başlıklar

ak parti'den önceki türkiye 9

ekşi'de gör
4 kişilik bir aileyi tek kişi çalışarak geçindirebiliyordu. bundan başka bir şey yazmaya gerek yok kıyas için.
dindarlar çok daha güvenilir insanlardı.

akp bu ülkenin neredeyse her değerinin içini boşaltmıştır. ama en ironik olanı, güya dini tekrar öne çıkarmak için gelmelerine rağmen, en çok dinin ve muhafazakarlığın içini boşaltmasıdır.
1994 yılında iski genel müdürünün kendi firmasına ihale vermesi büyük olay olmuştu. sorumlular cezalandırılmıştı.

2021 yılında kendi firmasına ihale veren bakan için soruşturma bile açılmıyor.
en kötü haliyle bu günden iyi olan türkiye.

bak aktroller hemen doluşmuş başlığa,

üç satır yazabilmiş. utanma yok; kürtçe yasağı yazmış oraya.

devlet yetkilileri hiç bu kadar seviyesizleşmemiş, instagramdan istifa eden bakan görmemişti ülke. ınstagram yoktu tabi o dönem ama şöyle söyleyeyim, bir bakan istifa edecekse önce istifasını sunar; kabul edilirse ilan edilirdi. ciddiyet vardı yani.

fetö metö bu kadar palazlanmamış, diplomatlarımıza saygı duyulurdu.

aile bakanı tecavüze uğramış vatan evlatları için 'bir kere olmuş bir şey' demezdi.

ha bir de o günlerde bu günleri getiren ne varsa yapıldı, hazırlandı. f tipleri bu günlere hazırlıktı mesela.

deniz baykal'ın erdoğan'ın önünü nasıl açtığına bakın.
hiç bir sik yoktu diyen yaa uzaylıdır ya da sik görmemiştir.

ülke bu halden fersah fersah ileri idi.

ne cemaatlere ne istedilerse vermemiş ne de teröristlere saçılım yapmamıştı. 2002'de pkk bitiş hale gelmiş. ve suriyedeki bopçuların kurduğu oluşum o sarı alanları kapatmamıştı.

atatürkçüler ergenekondan içeri atılmamış. ayakkabı kutuları saçılmamıştı.

uzun göl ve salda talan edilmemişti.

telekom, tüpraş, petkim, seka, sümerbank, tekel, bir çok demirçelik, şeker, pamuk vs fabrikaları ve kurumlar özelleşmemişti.

ayrıca rant için geçiş, hasta uçuş garantili ihaleler hazine ile fonlanıp tüm ülkeye 10 liralık mal 1500 liraya yaptırılmamıştı.

kendi kendine tarımda yeten 6-7 ülken birisi iken ithal nohut, patates mercimek alan ülke haline gelmemiştik.

neredeyse 2001 yılında 1 kutu bira ile bir kutu kola birbiri fiyatlarında idi.

toplumda birbirine karşı güven vardı ufacık çocuklar mahallede gezip hiç tanımadıkları evlerden bile şeker toplayabiliyor idi ama şimdi dini vakıfların yurtlarında bile tecavüze uğrayıp bir aile tırnak içinde aile bakanı tarafından bi kereden birşey olmaz denilip konu kapatılıyordu. o zaman sende bir kere zenciye ver bakalım olur mu olmaz mı?

ayrıca kızılay gibi kurumlar kızılaylık yapıyordu şimdi ise vergiden kaçınmak için başvuran şirketlerin paralarını aklamaya geri döndürmeye paravan olmuş bir hale gelmişti.

düşünsenize vergi verilmesine engel olunup devletin fakirleştirilmesi yapılıyor.

belki ozaman teknoloji bu kadar gelişmiş değildi ve biraz yoksulduk ama en azından daha çok karnımız doyuyordu ve güvendeydik.

bak 2002 çeyrek altın fiyatı ile 2020 çeyrek altın fiyatına ve bunu asgari ücrete endeksle.
en azından bulgaristan, gürcistan, polonya ayarında bir ülkeydik. standart bir doğu avrupa ülkesinden ekonomik ve sosyal olarak hic bir farkımız yoktu. su an avrupadan buraya bakanlar standart bir orta doğu ve kaos ülkesinden baska bir sey görmüyor. döviz kurları almıs basını gitmis ülkenin namını suriyeliler salmış ama avrupa bizi cok kıskanıyor.
bu halka müstehak oyna devam.
tartışmasız herkesin daha mutlu ve huzurlu olduğu bir türkiye idi. bakın herkesin diyorum.

12 saat sonra gelen edit: gelen mesajlar yukarıdaki tezimi tamamen doğrular nitelikte ve ayrıca sistemli bir troll mesaisinin varlığından da artık adım kadar eminim. nasıl mı? hemen anlatayım.

önce bir dizi mesaj aldım. mesajlar o kadar tek dilden yazılmış gibiydi ki sanırsınız bir akp mitinginde erdoğan prompter’ını okuyorum. baş örtüsü yasağından girip ssk’nın batırılmasından çıkanlar mı ararsınız, tüp kuyruklarından girip %1.000 enflasyondan yakınanları mı ararsınız. hepsine gerekli cevabı sakince verdim küfür etmeden. garip bir şekilde bazıları beni haklı buldu. onlara teşekkür ettim.

sonra baktılar bu tutmadı, bir güruh geldi yaşımı sorup durdu. 17-18 yaşındasın galiba dediler. 40’ıma merdiven dayadım dediklerinde sustular ya da yaşının kaç olması fark etmez aç biraz gazete oku gibi çok şahane bir öneride bulundular.

sonra baktılar bu da tutmadı, başka bir güruh geldi ve bu sefer türkiye akp’den önce de kötüydü şimdi de kötü. akp’den önce chp yandaşlarına yediriyordu şimdi de akp aynısını yapıyor argümanını dayattılar. bir şey çalan kim olursa olsun onlara destek vermeyeceğimi söyledim. sustular.

şimdi yine plak başa sardı başörtüsü ile ilgili mesajlar alıyorum.

baş örtüsü yasağına sonuna kadar karşıyım. her yasağa karşıyım. ama siyasal islama, dini siyasetin bir aracı olarak kullanan herkese daha çok karşıyım. din kişinin özelidir. dayatma ile olmaz. tarihte bunu başaran hiçbir devlet yoktur.

özetle: akp öncesi türkiye “tartışmasız herkesin daha mutlu ve huzurlu olduğu bir türkiye idi. bakın herkesin diyorum.”
savunanlarin cogu guldurmustur. adam diyor ki cop daglari vardi. erdogan istanbul'un basindayken de vardi onlar. hastanede sira vardi diyor. simdi de teknoloji sayesinde sirayi onceden aliyorsun gidip beklemene gerek yok. eskiden orada bekliyordun ama o gun tedavi oluyordun simdi 10 gun sonra olabiliyorsun. yol, dogalgaz, internet falan zaten tamamen teknolojinin gelismesiyle ucuzlamis ve evlerimize kadar girmis seyler. sanki bundan once dogalgazi turkiye'den cikartmiyorduk da artik cikartiyoruz gibi anlatilmis. daha once de disaridan aliyorduk yine ayni. adamlar herkes daha cok alabilsin diye ucuzlattilar tesisat doseme isini ve artik her yerde var. yollar da keza benzer durum. ayrica yapilan yollarin cogu hizmet degil alisveristir. verirsin parasini o yoldan gecersin. belese mal yok yani.

kimse farkinda degil ama 2000 sonrasi donem teknolojinin cag atladigi donem oluyor. iphoneun falan cikisi da bu atlamanin taclanmasiydi. o yuzden teknoloji ile baglantili olarak yapilan seyler marifet degil. desen ki artik yolsuzluk bitti, ulkede teror bitti, insanlar mutlu falan filan kabul ederim. ama diyemiyorsun di mi kardesim?

hayir'li isler.
yağmur neyin bile yağmazdı. allahtan akp gelince yağmurlar yağdı. bir gün hiç unutmam, yıldırım düştü. yerdeki dallar tutuştu da ateşi bulduk. zaten tekerlek filan derken arkası geldi.
yaşasındır.