suriye iç savaşını ilk günlerinden bu yana takip etmekteyim, başlıkta çok büyük bir bilgi kirliliği var. abd’nin 30k birlik açıklaması sadece bir açıklama, bir hedef. 2 yıl sonunda ulaşmayı planladıkları sayı bu, şu an 230 küsur kişi söz konusu ‘sınır güvenlik birimi’ denilen oluşum. yani tüm suriye sınırına 30k, o da nasıl olacak, kimlerden oluşacak belli değil. afrin gibi bir yerde 30k asker 100k milis var diyen olmuş nereden okuyorsunuz bunları afrin’in nüfusu ne kadar zaten? tüm pyd’nin silahlı asker sayısı bile 130k etmiyor. 2 yıla zaten ne pyd ne iç savaş kalır suriye’de, bugün bile herkes esad’ın kazandığını kabul ediyor.
şimdi asıl pyd ve suriye kürt hareketinin zaman içindeki değişimine bakmamız gerekiyor. bu adamlar zor gününde esad’a arkadan vurup bölgeyi ele geçirdiler, esad bölgeyi boşalttı, çünkü elinde tutabileceği bir bölge değildi. şu an ışid ve öso’ya karşı sadece konjonktürel bir ittifakları var ki ışid’e karşı yaptıkları operasyonlarda bile birbirleriyle yer yer çatıştılar. pyd köken olarak avrupai hayalperest liberteryen kürtlerin kurduğu bir oluşumdu, çatışma kabiliyetleri sıfırdı. ışid saldırısında özellikle kobane’de, sırf kürt oldukları için bu insanlara sırt çevirdik, tabii ki onlardan evvel de türkmenlere sırt çevirmiştik. bu durum pyd’yi ya barzani’nin ya da pkk’nın güdümüne sokacaktı ve bizimkiler “bize gelmesinler de barzani’ye gitsinler” diyerek peşmergenin takviyesine izin verdiler. ama barzani’nin musul’da aldığı darbe, peşmergenin arkasına bakmadan kaçması durumu barzani’nin hedefini yine ırak’a çekmesine neden oldu. bu da pyd’yi pkk’nın kucağına attı. 1 yıl gibi bir sürede pkk örgüt ve saha tecrübesiyle suriyedeki kürtleri mobilize etti ve pyd’yi de resmen kendine bağladı. biz bu süreçte sadece izledik elbet, ışid ile sınır komşusu olduğumuzda, şehirlerimizde bombalar patlatmasına rağmen izledik. ışid’in gidici olduğunu anlayınca, iş işten geçince fırat kalkanı’nı başlattık. fırat kalkanı geç kalınmış bir operasyondu, ışid ilk ortaya çıktığında yapılması gereken, sahada sadece taze ve pkk ile ilişiksiz pyd varken, ışid henüz ofansifken, esad ve rusya ile koordineli yapılması gereken bir operasyondu.
afrin’e dönecek olursak, operasyon şöyle 4 koldan bu açıdan na böyle olur demek boş. zaten alanın 3 kanadında biz varız, ne coğrafyayı, ne alanı bilmeden konuşmayalım. bakın ben konuşuyor muyum? hayır. konuşup böyle böyle olacak desem, ama olmazsa göt gibi kalırım, göt gibi kalmayı hiç sevmem. orası askerlerin bileceği iş, ama bildiğim iki şey var onlar da tsk içerisinde halen bolca tecrübeli subaylar olduğu, adamcılık yapılmazsa başarılamayacak bir operasyon olmadığı ve hiçbir milis gücün tam teşekküllü bir orduyu alt edemeyeceğidir. zira tsk’nın ikmal hatlarının kesilmesi ihtimal bile değildir ve bu olmadıkça da operasyon başarılı olacaktır.
aneliz şelalesi bitti, ama olan yine bize, yine savaşan halka olacak. güzelim suriye’yi iç savaşa sürükleyen biz, istikrarı bozan biz, istikrarı sağlayacağız diye kendi askerini yollayan da biz. biz derken, hükümet işte. biz ancak gidip sebebini bilemediğimiz bu savaşta öleceğiz.
edit: ülen adam paintten hat çizmiş böyle giderse iyi olur diye vay anasını sayın seyirciler.