adını vermek istemiyorum, şehit bir öğretmenin okulunda görev yaptım 2 yıl kadar. tüm şehit öğretmenler arasında en çok bilineni desem anlarsınız.
gördüklerim, yaşadıklarım bana bir kez daha gösterdi ki ne yazık ki olan ölene oluyor... sadece şunu söyleyeyim, bir gün baktık okulun bahçesinde birisi foto çekiyor. dikkatli bakınca bir milletvekili olduğunu anladık. biz daha dışarı çıkmadan adam çıktı gitti. akşam sosyal medya hesabında paylaştı, reklam yaptı. çok üzücü.
sözde kolay özde zor. her sınıfta 2 tane kaynaştırma öğrencisi var. sınıflar suriyeli öğrenci dolu, her sınıfta anne babası olmayan ya da ayrı olan en az 3 öğrenci var. yani bir sınıfın %30'u saydığım durumlar. geriye kalanların büyük kısmı sefalet içersinde. ayakkabısı yırtılır, ayakkabı alamaz. geçen derste oyun hamuru yapacaz normal un getirin demiş öğretmen, annesi demiş ki hocam evde ne un ne yağ var.
hemen bir hocamız allah razı olsun aileye 2000 nakdi yardım, çocuğa da aylık 100 lira burs bağladı. sanıyorsunuz ki öğretmenler yatıyor. şu ülkede bu şartlar altında yatan öğretmen vicdansızdır. hak isteyince de bizden nefret ediyorsunuz. 10 kasım'da oratoryo çıkardım, tüm masraflar cebimden; 24 kasım'da tiyatro hazırladım yine aynı. yaza düğün var para biriktirmem gerek, kirama %150 zam yapıldı.
insan yerine konulmuyoruz resmen. muhalefete bakıyorum yine aynı. bilmiyorum, çok zor...
başta şehit öğretmenlerimiz ve başöğretmenimiz olmak üzere tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun. yılda 1 kez hatırlanmaya devam.