Sık geçen başlıklar

ülken için ölür müsün 12

ekşi'de gör
ülkenin bana ne faydası olmuş ki ben onun için can vereyim? açlık sınırında bir yaşam, ara ara hortlayan terör, özgür düşünceye karşı oluşan baskı, siyasi partilerin hepsinin ortak düşünce olarak ülkeyi umursamaması, cehalet dolu saygısız bir halk, liyakatsizlik ve ahlaksızlık vs. bunun için mi can vereceğim?

evet diyenlerin de savaşmadan kaçağı bir anket.
hani şu işsiz olduğum dönem benim için gss adı altında borç çıkaran ama bir sürü bürokratın malı götürdüğü ülke mi ? yanıtı belli sanırım.

edit: yaşanacak, adil, herkesin çaldığının kar kalmadığı ülke için evet.
hayır ülkeyi gerçek sahipleri yönetseydi belki olabilirdi ama islamofasizm ve insan ayrımı yapan bu düzen için kılımı feda etmem

zaten yeterince zarar gördüm.
ölmem, çünkü ülken için öldükten sonra sadece sayı oluyorsun.

bir diğer soru ülken için mi, yoksa birilerinin fantezileri için mi ölüyorsun? 5 sene önce suriyeye girince, vatanı için ölenlerin olanların hangisinin adını hatırlıyorsun? ölenlerin ailesi hariç kaçımızın içi hala acıyor? kaç kişiydiler?

şehitlik sus payıdır, şehit olursan cennet vaat ediyorlar. kim nasıl vaat edebiliyor? soma'da ölenler neden şehit sayıldı.. "ya tamam uzatmayın işte, cennete gittiler, size de tazminat için eve ve para verelim" daha da konuşursan başka sorunlarla karşılaşırsın.
olmem.
hic kimse ya da hicbir sey ugruna canimdan olmam.
hayata bir kere gelme sansim var ve onu da kaybetmek istemem.
kaldi ki; ulkelerin kendileri ugruna olecek insanlara degil gelisimine katki saglayacak, katma deger yaratacak insanlara ihtiyaci olmali.
bir terör örgütünün şehir yapılanması ile görüşmeye başlarsınız. insanı etkilemek üzerine görevlendirilmiş kişiler sizi bir eylem bombacısı yapar ve ülkeniz için, ezilen halkınız için öleceğinize inandırılırsınız. ölürsünüz, bir bok değişmez.

terör örgütünün karşısındaki bir yapılanmada bulunursunuz. polis, asker ve benzeri mesleklerden birini seçersiniz. yine insanı etkilemek üzerine görevlendirilmiş kişiler sizi bir savaşın içine gönderir, halkınız bu terör belasından kurtulsun diye çatışıp ölmeniz emredilir. çatışır ve ölürsünüz, bir bok değişmez.

çünkü bu düzeni değiştirmek istiyorsanız, yaşamak için mücadele etmeniz gerekir.

ülkem için ölmeyi düşünecek kadar romantik bir aptal olmadım hiçbir zaman. ölüm sihirli bir değnek değil. bu ülke için bir şeyler yapmak istiyorsanız ilk önce yaşamayı öğrenip, yaşatmayı öğretmek zorundasınız. toprağı, hayvanı, suyu, ağacı, meyveyi, çocuğu, çiçeği, sevgiyi, sağlıklı bir insanın omurgası olan saygıyı... bunlar yaşarsa ülke yaşar.