Sık geçen başlıklar

öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali 10

ekşi'de gör
caner taslamanlara bak sen ya. bilimsel olarak hiclik olamazmis cunku enerjinin korunumu varmis. hahahahahah bu kadar aptal olup da kendini akilli sanan tipi nasil doldurdunuz sözlüğe. helal olsun bu buyuk bir basari.
deli bunlar. delilerle beraber yaşıyoruz. bazi konular aciliyor da konusturunca anliyorsun akilli insanla muhatap olmadigini
ihtimal değil gerçektir.

2024 yılındayız hala öldükten sonra öteki dünyaya gitme, köprüden geçmeye çalışma, ateşlerde yanma, ırmakların kenarında hurilerle sevişme vs. fantastik hikayelere ciddi ciddi inanıyor olamazsınız. şu ortamın filmini çeksen böyle saçmalık mı olur diye izlemezsiniz, az mantıklı olun koskoca insanlarsınız.
iki kez ağır trafik kazası yaptım ve gözümü açtığımda hastanedeydim. baygın olduğum zamanlar ne beyaz ışık gördüm ne de bir azap. eğer ölseydim büyük ihtimal ölüm acısını bile hissetmeyecektim.
öldükten sonra hiçlik bana da çok mantıklı geliyor. sonunda cennet bile olsa sonsuz bir hayat istermiyim? kesinlikle hayır.
birgün ölücez ve öldükten birkaç kuşak sonra unutulup gidecez hayat bu kadar basit.
ihtimal dışıdır. çünkü bir kesinliktir. ıspatlayayım; sinir sistemi, beyni ve duyu organları olan canlılarız. bu sistemler çalışmayınca ölüyüz. yokuz, hiçiz. işte bu kadar. bizi diri ve canlı tutan bir ruh yok hacı. ne sanıyorsun? bizi canlı tutan şey vücudumuzdaki sistemler. kendimizi ve dünyayı algılamamız sadece duyu organlarımızla oluyor. beynin ve duyu organların çalışmıyorsa bir bok algılayamazsın, yoksundur yani. ölünce fişi çekilmiş bir robot gibisindir yani. sad but true.
öldükten sonra bir şey olma ihtimali yok zaten. insanoğlu kendine çok büyük önem addediyor. “ben yok olamam” kafasının sonucu bu. öldükten sonra ölüyorsun o kadar. ötesi yok.
benim düşünceme göre de en mantıklı son olan durum. insan bilinci yok olmayı kendine yediremediği için cennet cehennem, tanrı gibi şeyler uydurmuş bana göre. öldükten sonra bitiyor her şey, hiçlik içinde yok olmak.

bir diğer teorim ; eğer tanrı varsa hafızayı resetleyip başka bir bedene atıyor olabilir. ya da her şey bir simülasyondan ibaret.
muhtemelen gerçekleşecek olandır. yok olma ve bilinmezlik o kadar büyük korkudur ki insanoğlu için sonsuza kadar yanma, eziyet çekme ihtimali bile yok olmaktan çok daha iyi bir seçenek gibi gelir. sırf bu yüzden de dinler, din olarak sınıflandırmak istemeyenler için inançlar bütün bu korku temeli üzerine kurulmuştur
nasıl doğumdan öncesini hatırlamıyorsan ölümden sonrasını da hatırlamayacaksın bir nevi hiçliktir.
ya öldükten sonra koca bir hiçlik bekliyorsa bizi? milyonlarca yıl hiçliğin uykusundan uyanmayı bekleyip 100 yıl bile yaşayamadan yitip giden bir rüya mı yoksa hayat... sonu hiç gelmeyecek bir karanlığa mı hapsolacağım? ismim, soyismim, yaşadığım ülke, konuştuğum dil, hayallerim, hüzünlerim, ailem... hepsi koca bir körlük mü artık? annem duymayacak mi sesimi? babam tutmayacak mı elimi? kardeşlerimle taşımayacak mıyız aynı kanı? sonsuza kadar uyandıran olmayacak mı beni? hiçlikte olduğumu anlayacak bir ruhum bile mi olmayacak? o zaman ruhumun ne anlamı kalır ki? doğana kadar beklediğim, milyonlarca sessiz ölü yıllarda tanımıyordum kendimi. şimdi yaşamı yaşadıktan sonra yine aynı körlüğe gitmek korkutuyor beni. korktuğumu hissedemeyecek olmak bile korkutuyor cesetimi.