ne ev fiyatları ne de araba fiyatları düşmez düşmesi için sebep yok. bu konuda hoşuma giden hikayeyi bırakıyorum buraya.
1956 yılında yazılana bakar mısınız? ne güzel yazmış bugünleri...
(bkz: aziz nesin) (bkz: damda deli var)
--- spoiler ---
...
kiracılık derdini bildiği için bir ev sahibi olmadan evlenmiyecekti. beş yıl bir kat elbiseyle yetindi; cıgaraya, rakıya alışmadı; sinemaya, tiyatroya, gitmedi, gezip tozmadı, bir keşiş, bir hint fakiri gibi yaşadı.
beş yılın sonunda dişinden, tırnağından ikibin lira arttırabildi. onun gibiler için ikibin lira çok para sayılırdı. parasına göre, hattâ bin liraya bile satılık evler vardı ama, onun isteğince değildi. çürük, çarık şeylerdi.
«bir arsa alıp, üstüne kendim bir ev yaptırayım» diye düşündü.
deniz kıyısında, güzel görüntülü geniş bahçeli, caddeye yakın bir ev istiyordu.
olunca olmalı... istediği yerde, aradığı şartlarda iki arsa buldu. birine üçbin, öbünü-ne üçbinbeşyüz istiyorlardı. bin liraya bile daha geniş arsalar vardı ama, isteğine uygun değildi.
daha bir zaman para biriktirmeliydi.
1937 yılında toplanan dörtbin lirasını cebine koydu. artık istediğinden güzel bir arsa alacağına güvenli, araştırmaya başladı.
üçbinbeşyüz lira istedikleri arsaya gitti. bu arsanın yarısı satılmış, üstüne bir villâ yapılmıştı. öbür yarısına beş bin lira istiyorlardı.
eskiden üçbin lira dedikleri arsaya gitti. buraya altıbin lira istiyorlardı.
en beğenmediği, eskiden bin ura dedikleri arsaya şimdi dörtbinbeşyüz diyorlardı.
parasını bankaya yatırdı. eskisinden daha tutumlu oldu.
pençe pençe üstüne kundura, yama yama üstüne elbise giydi. artık deniz kenarında arsadan vazgeçmişti. şehrin iyice bir yerinde arsa arıyordu. arsayı alacak, ev yaptıracak, eşya alacak, evlenecek, çoluk çocuk sahibi olacaktı.
1943 yılında ancak beşbin lirası toplanabilmişti. ne kadar elini sıktıysa da pahalılık yüzünden daha çok para biriktirememişti-dört bin lira dedikleri arsanın üstüne dört ev yapılmış, geriye bir parça boş yer kalmıştı. buraya da altıbin istiyorlardı.
artık çoktaan, şehir içinde arsa almaktan vazgeçmişti. şehrin kenarındakine bile razıydı. ama nerde?
artık tutumlu değil de cimrinin, pintinin biri olmuştu. yemiyor, içmiyor, ha babam para biriktiriyordu.
terfi etmişti. aylığı da yükselmişti. şimdi eline eskisinden daha çok para geçiyordu ama, 1950 yılına kadar ancak yedibin lirası olabildi.
yedibin liraya arsa mı? gülüyorlardı. şehrin dışının dışında bir evlik değil, bir kulübelik arsalar bile bu paraya satılmıyordu.
taa eskiden baktığı ikibin liraya satılan arsanın yirmide bir parçası boş, satılıktı. buraya kırkbin lira istiyorlardı.
arsa alabilmek için daha çok para biriktirmekten başka yol yoktu. yeni bir hızla para biriktirmeye başladı. evinin plânını bile yapmıştı, içinde hem alaturka, hem alafranga helası olacaktı. bir yatak odası, bir misafir odası, bir yemek odası, bir salon, bir oda da doğacak çocuklarına... beş oda istiyordu. eskiden evini iki kat üzerine isterken şimdi plânını değiştirmişti. artık yaşlanmıştı, düzayak istiyordu.
1954 yılında onbin lirası olmuştu. istanbul kazan o kepçe, arsa aradı. bu kadar paraya ancak çekmece, yahut kartal sırtlarında yer bulabiliyordu.
biraz daha dişini sıkıp, biraz daha kemeri sıkıp para biriktirmeliydi.
hele bir arsayı alsa, bir de üstüne ev... beş odadan vazgeçti, bir alaturka, bir alafranga heladan vazgeçti. tek bir oda, yeter ki başını sokabilsin...
evini,yaptırır yaptırmaz ilk iş evlencekti.
1956 da emekliye ayrıldı. artık emekli maaşıyla ne kadar az yese içse para biriktiremezdi. yirmi altı yıllık çalışmasının kuruş kuruş biriktirerek verdiği sonuç işte onikibin liraydı.
ne şehrin içinde, ne şehrin dışında, ne deniz kenarında, ne dağ başında bu paraya arsa yoktu.
arsa aramaktan sanki yirmi yıl daha yaşlanmıştı. babasının sözleri kulağında çınlıyordu:
— dünyada mekân, âhirette iman!...
bu dünyada mekân kalmamıştı. öbür dünyaya bakmalıydı.
arsa aramaktan yorgun argın döndüğü bir akşam yolunun üstünde bir mezarlık gördü, içeri girdi. burası ne kadar da güzeldi. tıpkı hayalindeki evin bahçesi gibi güzel bir bahçe, çiçekler, çayırlık, çimen... temiz yeşillik
ve renk renk çiçekler, güller arasında mermer mezarları görünce,
— insanın hemen şu güzel mezarların içine gireceği geliyor! diye söylendi.
nasıl olsa ölecek değil miydi? işte buradan bir mezar yeri satın almalı, sağlığında, istediği gibi bir mezar yaptırmalıydı.
mezarlık bir tepede, denize karşıydı. serin selvi gölgeleri arasında sonsuz uykuya yatmak, yaşamaktan daha iyiydi.
ertesi gün hemen mezarlıklar müdürlüğüne koştu-kendisi için bir mezar yeri satın alacaktı.
— sizin istediğiniz mezarlıkta boş yer yok! dediler. ama eğer isterse başka bir mezarlıkta, yirmi bin liraya iyi manzaralı bir mezar yeri satın alabilirdi.
utanarak,
— daha ucuzu, bana göre bir yer yok mu? dedi. vardı, onbeşbine, onikibine, onbine de vardı. düşündü... arsa işinden tecrübesi vardı. ertesi güne mezarlar da fırlar, bu paraya, mezar yeri de bulamazdı. hemen o gün muameleyi yaptırdı, görmeden mezarım satın aldı.
sonra gidip gördü. kapalı, manzarasız, kırık dökük mezar taşları arasında bir yerdi. ama o sevindi. göz bebekleri parlıyarak,
¦— ooooh, burası benim! benim! dedi.
şimdi her gün, eskiden işine gittiği gibi sabah erkenden mezarına geliyor, en sonunda bir, toprak sahibi elmanın kıvancıyla burada oturuyor, yabani otları temizliyor, getirdiği çiçekleri dikiyor ve sanki mekânına kavuşacağı günü özlemle bekliyor.
--- spoiler ---
Sık geçen başlıklar
ekşi itiraf
1352
ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı
822
beşiktaş
389
masterchef türkiye
285
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
277
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
258
kemal kılıçdaroğlu
232
bitcoin
231
galatasaray
231
fatih terim
193
ali koç
173
fenerbahçe
168
anın fotoğrafı
166
şenol güneş
163
muharrem ince
161
bedelli askerlik
149
ekrem imamoğlu
148
game of thrones
146
ikinci el otomobil piyasası
144
pazar sabahı erken kalkmak için bir neden
143
survivor 2022 all-star
142
survivor 2017
130
survivor 2016
118
arda turan
110
arda güler
106
bu saatte hala uyumama sebebi
105
borsa istanbul
102
mauro icardi
99
survivor 2020 ünlüler-gönüllüler
99
gibi (dizi)
98
masterchef türkiye 2023 all-star
98
mario gomez
97
meral akşener
92
aykut kocaman
88
fernando muslera
82
cristiano ronaldo
77
survivor 2024 all-star
77
2016 turizm krizi
74
lionel messi
74
cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden
72
devlet bahçeli
72
fikret orman
72
mustafa kemal atatürk
71
robin van persie
71
vodafone arena
71
yaran inci sözlük entry'leri
70
radamel falcao garcia
69
şu anda çalan şarkı
68
burak yılmaz
66
rusya ukrayna savaşı
66
çaylak onay listesi
65
selahattin demirtaş
63
okan buruk
62
emlak balonu
60
kızılcık şerbeti (dizi)
58
sergen yalçın
58
survivor 2021 ünlüler-gönüllüler
58
ufak tefek cinayetler
58
erkeklerden kadınlara sorular
57
müge anlı ile tatlı sert
57
2016 ekonomik krizi
56
ersun yanal
56
şu an okunan kitap
56
masumlar apartmanı
55
ricardo quaresma
54
muhammed kerem aktürkoğlu
53
sinan oğan
53
vitor pereira
53
survivor 2018 all-star
51
vatanım sensin
50
oğuzhan özyakup
49
ozan tufan
49
ümit özdağ
49
üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü
49
aziz yıldırım
48
cenk tosun
48
yaran facebook durum güncellemeleri
48
2018 ekonomik krizi
47
ismail kartal
47
neden sevgilin yok
47
altay bayındır
46
çağla tuğaltay cinayeti
44
donald trump
43
sabire meltem banko
43
suriyeli sığınmacılar
43
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı
42
kim milyoner olmak ister
42
vincent aboubakar
42
igor tudor
41
jorge jesus
41
mesut özil
41
behzat ç.
40
pfizer biontech covid-19 aşısı
40
yüzüklerin efendisi (dizi)
40
jan olde riekerink
39
#pınarürünleriboykot
38
beyaz futbol
38
cüneyt özdemir
38
nevşin mengü
38