içindeki en akıllı adamın meriç aral'ın doktor sevgilisini oynayan kişi olduğu dizi. arkadaş grubunun tırtlığını hemen fark edip kendini geri çekmesi ve kızın kendisini seçme sebebi olan doktorluğu nöbet möbet ayağıyla kız aleyhinde kullanarak ilişkideki mesafeyi ayarlaması gerçekten takdire şayandı. çünkü kız sadece evlenmek isteyen ve bunu da güzel etikete/paraya sahip erkekle yapmak isteyen biriydi. yani bu evlilik olsa doktor da gruptaki kel tombik köle kocişko gibi olacaktı. oysa adamımız geleceği gördü ve kıza kendi ilacından verdi. yürüyedur bonus reis.
edit: adam bonus değilmiş. yürüyedur saçlı reis diyeyim o zaman.
Sık geçen başlıklar
macmcmurphyvol2 2
ekşi profiligenel olarak güzel bir dizi, izlediğim için mutluyum. ama benim için efsaneler sınıfına girmedi. muhtemelen motor soğuyunca da girmez. çünkü bana 2002-2010 arasını hatırlatan liboş mesajlara sahip.
neyden mi bahsediyorum ? meryem'in türbanıyla peri'nin yogasının 'aslında bak aynı şey yok birbirimizden farkımız' şeklinde sunulmasından. işte bu durum sevgili gönül dostları, net bir şekilde 'hadi lan yemezler' çekmemiz gereken bir durumdur. zira seküler bir kadının yoga yapması , hatta kendi kendine şaman ritüelleri uygulaması islamcılık gibi ideal bir toplum resmeden, kadını ikinci sınıf statüye koyan bir ideolojiyle aynı kefeye konulamaz. dikkat ederseniz burada bir meryem eleştirisi yok. zaten okumamış, abi-hoca gibi domestik figürlerle etrafı sarılmış bir kızı eleştirmek aydınlık değildir. türban meselesi, bizim ülkemizde sosyolojik bakılması gereken ve bu çerçevede toplumsal kimlik olarak değerlendirilmesi gereken bir konudur. ama dizi nadiren de olsa fikir belirttiği yerlerde ne yapıyor ? işte neymiş kızın tesettürüne takmış ama kafasında çuvalla geziyormuş. oldu herkes salaktı zaten. 18 yıldır hayatımızın orta yerinde bulunan bir retoriği yeniden ısıtıp sunuyorlar çok matahmış ve her şeyin sebebiymiş gibi. bu ülkede dinciler otel yakıp onlarca insanı öldürdüler bu kadar gündem olmadı be.
sekülere 'hoşgörülü ol' diyeceksen, bu entelektüel sorumluluğu 18 yıldır dışlanan sekülere yıkacaksan biraz teraziye öteki taraftan da bakmayı en azından deneyeceksin. karşılıklı olacak yani hoşgörü. atıyorum nişantaşı'nda oturan bir genç kız mini eteğiyle bağcılar'daki muhafazakar halasının doğum günü oturmacasına katılsın. halası ve onun muhafazakar arkadaşları acaba mini etekli kıza 'aaa canım o da senin özgürlüğün mü' der yoksa başka bir şey mi ? o zaman niye biz hala 'ah bu sekülerler dindarlara neler etti' masalı dinliyoruz ? vallahi ben kendi adıma konuşayım hiçbir şey etmedim. gerçi yalıda oturup halk tv izlemediğim için bu liberal cenahta seküler de sayılmıyor olabilirim o da ayrı konu.
neyden mi bahsediyorum ? meryem'in türbanıyla peri'nin yogasının 'aslında bak aynı şey yok birbirimizden farkımız' şeklinde sunulmasından. işte bu durum sevgili gönül dostları, net bir şekilde 'hadi lan yemezler' çekmemiz gereken bir durumdur. zira seküler bir kadının yoga yapması , hatta kendi kendine şaman ritüelleri uygulaması islamcılık gibi ideal bir toplum resmeden, kadını ikinci sınıf statüye koyan bir ideolojiyle aynı kefeye konulamaz. dikkat ederseniz burada bir meryem eleştirisi yok. zaten okumamış, abi-hoca gibi domestik figürlerle etrafı sarılmış bir kızı eleştirmek aydınlık değildir. türban meselesi, bizim ülkemizde sosyolojik bakılması gereken ve bu çerçevede toplumsal kimlik olarak değerlendirilmesi gereken bir konudur. ama dizi nadiren de olsa fikir belirttiği yerlerde ne yapıyor ? işte neymiş kızın tesettürüne takmış ama kafasında çuvalla geziyormuş. oldu herkes salaktı zaten. 18 yıldır hayatımızın orta yerinde bulunan bir retoriği yeniden ısıtıp sunuyorlar çok matahmış ve her şeyin sebebiymiş gibi. bu ülkede dinciler otel yakıp onlarca insanı öldürdüler bu kadar gündem olmadı be.
sekülere 'hoşgörülü ol' diyeceksen, bu entelektüel sorumluluğu 18 yıldır dışlanan sekülere yıkacaksan biraz teraziye öteki taraftan da bakmayı en azından deneyeceksin. karşılıklı olacak yani hoşgörü. atıyorum nişantaşı'nda oturan bir genç kız mini eteğiyle bağcılar'daki muhafazakar halasının doğum günü oturmacasına katılsın. halası ve onun muhafazakar arkadaşları acaba mini etekli kıza 'aaa canım o da senin özgürlüğün mü' der yoksa başka bir şey mi ? o zaman niye biz hala 'ah bu sekülerler dindarlara neler etti' masalı dinliyoruz ? vallahi ben kendi adıma konuşayım hiçbir şey etmedim. gerçi yalıda oturup halk tv izlemediğim için bu liberal cenahta seküler de sayılmıyor olabilirim o da ayrı konu.