Sık geçen başlıklar

kimler geldi kimler geçti 5

ekşi'de gör
dijital platformların nitelikten çok niceliğe önem vermesi anlaşılır bir şey. abonelere yeni içerik sunmak zorundalar. katalog her gün aynı içerikle karşılayamaz insanları. ancak o çok dalga geçilen televizyon dizileri dahi gerçek hayata daha fazla dokunuyor.

netflix bir kurmaca dünya yaratma derdinde. bu dünyada herkes çok güzel ve her şey çok özel. sabahları içilen kahve sadece bir kahve değil, tanzanya'dan gelen kahve olmalı. sabahları iş öncesi spor eşliğinde çok hızlı ve başarılı hayatlar. cinsel özgürlük adı altında o çok dalga geçilen sabah programlarında gördüğümüz çarpık ilişkiler. eğer batılı yaşam standartlarına özeniyorsa her şey normal. taşralıysa kötü ideolojisinin ağır bir propagandası. kötü olan her şey batılı bir kötü.

her medya içeriğinin arkasında çok ciddi bir emek var. o yüzden saygıyla yorum yapmaya çalışıyorum ama son dönemlerde bu kadar çiğ başka bir yapım görmemiştim.

bu tutum sürdürülebilir bir şey değil. ben bu dijital platformlarının yayın politikalarını değiştirerek adam akıllı işler yapması gerektiğini aksi taktirde geleneksel sinemanın bu savaşı tıpkı televizyon çıktığında ona karşı olduğu gibi kazacağını düşünüyorum.

tanzanyadan kahve getirmiş de mış miş muş.
cihangir, teşvikiyle etiler tayfasi hayatlarında para dertleri yok yeni yılda en büyük dilek aşk şaraplar sampanyalar lux yaşam ne kadar türkiye? yazar ekibinde ayşe ozyilmazel var ayşe hayatında nisantasindan çıkmamış ki bilsin başka yaşam. herkes claas zengin her akşam barda. beyaz değil bembeyaz yaka hayatı. serenay asıl fakir mücadeleci bir rol oynasa işte oyuncu deriz de hep aynı rol hem zengin kızı. evet evet türkiye böyle bizim haberimiz yok
-biraz da dizideki arkadaş grubunu irdeleyelim. aslında isim isim gidecektim ama bu harcadığım enerjiye değecek insanlar olmadığı için genel bir özet geçeyim dedim :))))

dizide en sinir olduğum karakter esra ruşan'ın canlandırdığı kararkter oldu.

kadının diziye resmen zerre katkısı olmadığı gibi,arkadaşına da gram bir ne desteği,ne fikri oldu. leyla'ya kim çaksa "ohh keşke bana da çaksa" diyerek gözlerini bayıltıp imrenip durdu.

leyla'ya kimden ne zaman çiçek gelse hiç sorgulamadan "ayy ne güzel yaa" dedi.

bir kere de leyla sen şu an şununla birliktesin,bir dur ,bu ne alaka,yok öyle yapma vs. hiçbir şey duyamadık ağzından.

şimdi bu arkadaşlık mı? destek olmak mı? bu kızdan arkadaş değil,olsa olsa düşman olur. gerçi kadının kocasına da zerre önem,değer verdiği yoktu. evli olmasına rağmen,hem de kocasının yanında gördüğü tüm erkeklere iç geçirip durdu. kadında genel bir azgınlık problemi varsa demek ki.

bu kadının özelinde söylemiş oldum ama,aslında arkadaş grubu leş gibi bir grup. bir tane bile birbirinin derdiyle gerçekten ilgilenen yok.
ne anlatılsa; "ayy,hadi yaa,hmm ok,off be kızımm,aşkım gerçekten miii" gibi otomat,geçiştirici cümleler kurulup durdu.

aslında gerçek hayat gibi. güya bir araya gelmiş,çok yakın,birbirini çok seven arkadaş grubu gibi gözüküyor. ama gerçekte kimsenin kimseyi zerre siklediği yok. bunlar sadece yalnız içmemek,gezmelere yalnız gitmemek,cuma,cumartesi geceleri dışarı çıkmaya kimseyi aramamak,sürekli de ghostlanıp terk edildikleri için yalnız kalmamak için bir araya gelmiş ılık,yavşak,kişiliksiz,bencil insanlardan başka bir şey değiller.

özetle leşşşşş gibi bir arkadaş grubu.
içindeki en akıllı adamın meriç aral'ın doktor sevgilisini oynayan kişi olduğu dizi. arkadaş grubunun tırtlığını hemen fark edip kendini geri çekmesi ve kızın kendisini seçme sebebi olan doktorluğu nöbet möbet ayağıyla kız aleyhinde kullanarak ilişkideki mesafeyi ayarlaması gerçekten takdire şayandı. çünkü kız sadece evlenmek isteyen ve bunu da güzel etikete/paraya sahip erkekle yapmak isteyen biriydi. yani bu evlilik olsa doktor da gruptaki kel tombik köle kocişko gibi olacaktı. oysa adamımız geleceği gördü ve kıza kendi ilacından verdi. yürüyedur bonus reis.

edit: adam bonus değilmiş. yürüyedur saçlı reis diyeyim o zaman.
situationship, lovebombing, gosthing, peruk, pul payet, topuklu, benching, ilişki detoksu…of yazarken sıkıldım valla. 35 yaşında olmalarına rağmen z kuşağı tadında yaşayan yaldızlı varaklı türklerin dizisi.

olaylar gerçeklik algısından o kadar uzak, diyaloglar o kadar yapay ve saçma, karakterler o kadar sığ ki. özellikle de leyla karakteri beyaz değil bembeyaz türk, plaazaaa kızı, çakma carrie bradshaw, şımarık, bencil ve gerçek yaşama dair hiçbir fikri olmayan son derece uyduruk bir karakter. yan karakterlerin sığlığı mide bulandırıcı. modern zaman sancıları da yeminle çekilmiyor.

dizide tek güzel şey; ne giyerse giysin yakışan serenay. kadın çok güzel olmamasına rağmen her şey yakışıyor, o iğrenç peruğu bile yakışmış. çok enteresan.