bakıyorum da yine analiz üzerine analiz yapmışsınız kadınlar... o taytı kıçınıza çekince size bir analiz aşkı geliyor. neyse, burada yazdıklarınızın eski sevgililerinizin karakterleri olduğunu bilmiyormuş gibi yapalım.
görsel
Sık geçen başlıklar
ingilizfilolojisi 6
ekşi profilioğlum siz çatal bıçak kullanmayı bile 21.yüzyılda öğrenmiş adamlarsınız. bir şeyleri değiştirmek size çok ağır gelir.
(bkz: aynen kanzi)
(bkz: aynen kanzi)
dedelerini vakti zamanında dar ağacında sallandırdıklarımız oturmuşlar da bize kafa tutuyorlar he?
daha götünü yıkamayı bile çözemeyen orta doğulu vahhabi köpekleri kendilerini atatürk'e denk sanıyor belli ki. ah be canlarım.
daha götünü yıkamayı bile çözemeyen orta doğulu vahhabi köpekleri kendilerini atatürk'e denk sanıyor belli ki. ah be canlarım.
secdeye giderken yüksek dozda kul hakkı yemekten dolayı kalp krizi geçirip ölmesi umulan patrondur.
aldatma değil de aldanma potansiyeli en yüksek meslek cumhurbaşkanlığıdır.
(bkz: kandırıldık)
(bkz: aldandık)
(bkz: aldanmayı en iyi biz biliriz)
(bkz: kandırıldık)
(bkz: aldandık)
(bkz: aldanmayı en iyi biz biliriz)
küçükken gelecekte çok büyük işler başaracağımı hayal ederek uyurdum. elimde hiçbir şey olmamasına, arkamda kimsenin durmamasına ve hayallerimi gerçekleştirmek için ne maddi ne de manevi gücümün bulunmamasına rağmen bir umutla hep başaracağımı düşünürdüm.
şimdi üzerinden yıllar geçti ve ben hâlâ başladığım yerdeyim. sadece artık başaracağımı düşünmüyorum. aksine başarısızlıklarla dolu bir gençlik oldu diyebilirim. ne kendime vakit ayırabildim, ne iki kuruş para biriktirebildim, ne de bir kadını adam gibi sevebildim.
şimdi de diyorum ki; ya bu deveyi güdersin ya da bu diyardan gidersin. ama kendime sunduğum bu iki seçenek karşısında bir şeyler için hâlâ zamanım olup olmadığını bilmiyorum. diğer taraftan boşverirsem, bunun beni nereye sürükleyeceğini de bilmiyorum.
komadaymışım gibi hissediyorum. yaşıyorum, ama nasıl?
şimdi üzerinden yıllar geçti ve ben hâlâ başladığım yerdeyim. sadece artık başaracağımı düşünmüyorum. aksine başarısızlıklarla dolu bir gençlik oldu diyebilirim. ne kendime vakit ayırabildim, ne iki kuruş para biriktirebildim, ne de bir kadını adam gibi sevebildim.
şimdi de diyorum ki; ya bu deveyi güdersin ya da bu diyardan gidersin. ama kendime sunduğum bu iki seçenek karşısında bir şeyler için hâlâ zamanım olup olmadığını bilmiyorum. diğer taraftan boşverirsem, bunun beni nereye sürükleyeceğini de bilmiyorum.
komadaymışım gibi hissediyorum. yaşıyorum, ama nasıl?