geçen sene aralık ayının 26’sının ilk saatleri; gözlerim şiş, vücudum adeta buzulların altında kalmış gibi soğuk, moraracağı belli olan yerlerde belli belirsiz bir sıcaklık, ağlıyorum ama hislerim yok. paramparçayım. “tamam artık, kabullen. sen baya baya hem fiziksel hem de psikolojik şiddet görüyorsun” dedim kendime. hani her sorunda bir çözüm yolu arayan, asla umutsuzluğa düşmeyen insanlar vardır ya hah o bendim işte taa ki o geceye kadar. hayatımda hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim kendimi. biri ayağıma taşı bağlamış okyanusun dibine atmış sanki basiretim o kadar bağlı.
aklımdan geçirdim tüm olanları. sorular sordum kendime: ilk defa mı oluyor? hayır, peki sen neden bir şeyler yapmadın? kabul etmek istemedim. insan başına gelmeden bazı şeyler anlamaz derler ya; her yerde hakkını arayan, toplum içinde korkmadan sesini çıkaran ben, şiddete bahaneler yaratmıştı işte.
önceleri sözlü şiddeti - tabi ben sorun sanıyorum o zaman böyle adlandıramıyorum- çözmeye çalıştım. mesela neye kızıyorsa yapmamaya çalışmak gibi. harika bir çözüm gerçekten, malmışım. benim yapmayı bıraktığım ya da dikkat ettiğim her şeye tabi ki yenileri eklendi durdu. ondan sonra işe gittiğim ve yarım saat daha fazla uyuduğum için ya da toplantıdan yorgun argın çıkıp bana daha kolay olan yemeği yapıp onun istediğini yapmadığım için kavgalar eklendi durdu. çok yorgunum bana acımıyor musun dediğimde aldığım cevap “sana neden acıyayım ki?” oldu. normalde beni tanıyanlar bilir; böyle durumlarda birini itin götüne sokmayla ilgili korkum olmaz. ama o öyle bir an ki sanki her baş kaldırdığında ev daha da cehenneme dönecek gibi geliyor. bir süre sonra bütün olaylar sindirmeye başlıyor seni.
hmm boşanmak... elalem ne der tipi bir insan olmadım hiç ama başlarda benim için bile çok iddialı bir kelimeydi. altını dolduramadım, yapacağımla ilgili kendime pek güvenemedim. “dünya bence ikimizin etrafında dönüyor” diyen, haftada bir çiçek yollayan adam baya baya beni yok ediyordu artık. okumamış cahil bir adam da değil. türkiye’nin hatrı sayılır okullarından birinde mühendislik okumuş, yüksek lisansını yapmış, 4 dil bilen ve tabi ki dışarıdan dünyanın en uyumlu insanı gibi duran biriydi üstelik. öyle saçma bir an ki bunları yaşadığınız için önce kendinizi suçluyorsunuz, utanıyorsunuz etrafa söylemeye sanki dünyanın en büyük kusurunu işlemişsin gibi.
peki ben ne yaptım? beni kendinden koruyamamış bir adamı korumak istedim. kimseye söylemedim, kötü bilinsin istemedim. kendime söylediğim şey: “isteyerek yapmıyor aslında, çok seviyor” yine diyorum, malmışım. yardım almayı kabul etmedi, boşanmak istediğim için şok oldu hatta bir süre bunu yapabileceğime inanmadı. annem,babam dahil kimseye söylemeden gittim evimi tuttum, boşandım sonrasında ayrıldığımızı söyledim herkese. en yakın arkadaşlarım dışında kimse öncesini bilmedi. çünkü anlatsam kol kırılır yen içinde kalır durumu ve herkesin bir söz hakkı olacaktı hatta kim bilir belki haketmişsindir diyeceklerdi.
acaba dediğim tek an mahkeme salonuydu çünkü bana bunları yapmamış gibi dünyanın en çaresiz çocuğu vardı karşımda. şaşkın, üzgün ve ne yapacağını bilemez halde. her şeye rağmen sarıldım dedim ki “sen kötü bir insan değilsin” yine diyorum malmışım.
aradan neredeyse bir sene geçti. yapamadığı için beni suçladığı hiçbir şeyi kendi başına yapmadı, benim birlikte yapmak istediğim ya da çözüm olarak sunduğum her şeyi gitti tek başına yaptı, ben arkadaşlarımıza sebebini söyleyemez haldeyken o terkedilmiş ve mağdur olanı oynadı, tedavi olmadı ve işin kötüsü asla gerçekten içten bir özür bile dilemedi. ben mi? ben hala rüyamda o geceyi görüp ağlayarak uyanıyorum. ha ama mutlu muyum? denizin dibine düşerken bacağıma dolanan taşı kopardım, özgürüm, her şeyden önce kendime sahip çıkan benim artık.
peki ben bunları şimdi neden mi yazıyorum? sus-ma-yın, itişme kakışma bu ama beni seviyor demeyin. kimseye kendinizden çok değer vermeyin ve en önemlisi korkmayın. bir imza attınız diye görmezden gelmeyin, durumu normalleştirmeyin. güvendiğiniz insanlara anlatmaktan korkmayın bırakın yanınızda olsunlar. içinize attığınız her şey sonra çok daha büyük etki yaratıyor. şiddet gördüğünüz için utanmayın çünkü bu işte utanacak en son kişi sizsiniz.
not: benim bir yıl önce böyle bir yazı okumaya, birinin geçecek demesine çok ihtiyacım vardı. “geçecek...”
Sık geçen başlıklar
ekşi itiraf
1352
ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı
822
beşiktaş
389
masterchef türkiye
285
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
277
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
258
kemal kılıçdaroğlu
232
bitcoin
231
galatasaray
231
fatih terim
193
ali koç
173
fenerbahçe
168
anın fotoğrafı
166
şenol güneş
163
muharrem ince
161
bedelli askerlik
149
ekrem imamoğlu
148
game of thrones
146
ikinci el otomobil piyasası
144
pazar sabahı erken kalkmak için bir neden
143
survivor 2022 all-star
142
survivor 2017
130
survivor 2016
118
arda turan
110
arda güler
106
bu saatte hala uyumama sebebi
105
borsa istanbul
102
mauro icardi
99
survivor 2020 ünlüler-gönüllüler
99
gibi (dizi)
98
masterchef türkiye 2023 all-star
98
mario gomez
97
meral akşener
92
aykut kocaman
88
fernando muslera
82
cristiano ronaldo
77
survivor 2024 all-star
77
2016 turizm krizi
74
lionel messi
74
cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden
72
devlet bahçeli
72
fikret orman
72
mustafa kemal atatürk
71
robin van persie
71
vodafone arena
71
yaran inci sözlük entry'leri
70
radamel falcao garcia
69
şu anda çalan şarkı
68
burak yılmaz
66
rusya ukrayna savaşı
66
çaylak onay listesi
65
selahattin demirtaş
63
okan buruk
62
emlak balonu
60
kızılcık şerbeti (dizi)
58
sergen yalçın
58
survivor 2021 ünlüler-gönüllüler
58
ufak tefek cinayetler
58
erkeklerden kadınlara sorular
57
müge anlı ile tatlı sert
57
2016 ekonomik krizi
56
ersun yanal
56
şu an okunan kitap
56
masumlar apartmanı
55
ricardo quaresma
54
muhammed kerem aktürkoğlu
53
sinan oğan
53
vitor pereira
53
survivor 2018 all-star
51
vatanım sensin
50
oğuzhan özyakup
49
ozan tufan
49
ümit özdağ
49
üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü
49
aziz yıldırım
48
cenk tosun
48
yaran facebook durum güncellemeleri
48
2018 ekonomik krizi
47
ismail kartal
47
neden sevgilin yok
47
altay bayındır
46
çağla tuğaltay cinayeti
44
donald trump
43
sabire meltem banko
43
suriyeli sığınmacılar
43
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı
42
kim milyoner olmak ister
42
vincent aboubakar
42
igor tudor
41
jorge jesus
41
mesut özil
41
behzat ç.
40
pfizer biontech covid-19 aşısı
40
yüzüklerin efendisi (dizi)
40
jan olde riekerink
39
#pınarürünleriboykot
38
beyaz futbol
38
cüneyt özdemir
38
nevşin mengü
38
beriskoo 3
ekşi profilioturur babamla sofrayı kurar rakı da içerim, hadi gel baba bir öğlen birası yapalım der öyle de içerim. küçüklüğümden beri özellikle içkinin adabını öğretti ki dışarıda başıma bir şey gelmesin diye. ama en güzeli de ne biliyor musunuz? birlikte alkol içtiğim babama korkmadan her şeyimi anlatabilirim çünkü her ne olursa olsun beni koruyacağını bilirim. böyle bir güveni yaratabilen baba mı ahlaksızdır yoksa sizin gibiler mi?
18.04.2019 · 10. sıra
beriskoo
17.04.2019 00:24
bunu bir arkadaşıma sordum kendisi hiç düşünmeden predestination dedi. bizi güldürdün hayat da seni güldürsün:) buradan kendisine selamlar.
19.10.2018 · 23. sıra
beriskoo
18.10.2018 00:21