Sık geçen başlıklar

baturbaba 7

ekşi profili
lozan: 24 temmuz 1923 (musul kararı milletler cemiyetine bırakıldı)
şeyh said isyanı : 1924’te başlayan hareketlenmeler şubat 1925-nisan 1925 arasında isyana dönüşüp bastırıldı
musul antlaşması :1926’da milletler cemiyeti musul’u ırak’a bıraktı.

tarihi bilip bilmeden saçmalamayın. başbuğ paşa haklı. üstteki bir yazar da de ‘lozan antlaşması şeyh said’den önce ya’ yazıp başbuğ’un yaşlılığına gönderme yapmış aklınca. sen gençsin ama kafan basmıyor, tarih bilmiyorsun, araştırmıyorsun, işkembeden sallıyorsun ve o kadar cahilsin ki kendini haklı zannedip insanlara hakaret ediyorsun.

türkiye’nin özeti bu. bilmeyenler bilenlere saçma sapan ama organize şekilde saldırıyor. bilenler yalnız kaldığı için bir süre sonra susmak zorunda kalıyor ya da sesleri duyulmuyor cahillerin uğultusundan. meydan saldırgan cehalete kalıyor.
(bkz: kurt kocayınca köpeğin maskarası olur)

yıllardır bu kadar kötü yönetilen dış politikanın ardından böyle şeylerin gelmesi artık şaşırtmıyor. trump’ın harlem delikanlısı ağzıyla yazdığı mektup şu an tüm dünya basınında en çok okunan haberler arasında. bakalım daha nelerle sınanacağız.

edit: gençler bilmez. 1998 yılında dönemin mesut yılmaz koalisyon hükümeti (cumhurbaşkanı demirel- ecevit’in dsp’si, cindoruk’un dtp’si ve baykal’ın chp’si dışarıdan destekli) kara kuvvetleri komutanı atilla ateş’i suriye sınırına yollamış, ateş paşa da 16 eylül 1998’de hatay’da ‘72 saat içinde abdullah öcalan’ı topraklarınızdan çıkarmazsanız, müdahale edeceğiz’ şeklinde bir açıklama yapmıştı. o zamanlar suriye bugünkünden 100 kat güçlüydü. bu beşar’ın babası hafız esad’da öcalan’ın 30 yıllık misafirliğini bir tehditle sona erdirmek zorunda kalmıştı. bu öcalan’ın kenya’da yakalandığı 15 şubat 1999’un ilk adımıydı. işte caydırıcı güç bu demektir. kurşun atmadan, askerin ölmeden istediğini yaptırma gücü. bugün türkiye’nin kaybettiği de tam budur işte. 80 yılda zor kazanılır bu tip hasletler ama bir gecede harcanır.
türbanlı doktorların dini inanışlarından ötürü erkek hastalara dokunmak istemediği bir gerçek. bununla ülkemizin herhangi bir hastanesinde karşılaşabilirsiniz ve şaşırmazsınız. ama doktor işi gereği hastasına dokunmak zorunda. yani tıp okuyan türbanlı ya inançlarını esnetecek ya da başka iş yapacak. yukarıda girilen entrilerdeki salaklığın lüzumu yok. konuyu saptırmayın.

herkes istediği mesleği seçsin tabii ki ama bu meslek seçimi sonunda hem beni hem kendini mağdur etmesin.

bu aynı şekilde kadın hastaya dokunmak istemeyen erkek doktor için de geçerli.
bizimle aynı grupta dünya kupası elemelerine katılan hırvatistan finale çıktı. bu hırvatlarla oynadığımız deplasmandaki ilk maçta genç ve deneyimsiz bir takıml sahaya çıkıp berabere kaldık. kendi evimizde ise üstün bir oyunla yendik. ancak grubun karar maçlarında izlanda’yı evimizde yenemediğimiz için dünya kupasına bizim yerimize hırvatlar gitti. demirören ve avanesine, arda ve saz arkadaşlarına tebrikler. bizim ülke kadar potansiyelini her alanda kullanamayan ülke dünyada zor bulunur. tebrikler hepimize