valla bir tek onlara olsa iyi, kime ne diyeceğimizi şaşırdık.
aşırı şekilci, yüzeysel yaşanan bir zamandayız. sağım, solum, önüm, arkam pornografi. artık kimse öze bakmıyor.
kime ne desen bir taraftan terse çekilebiliyor.
dil alışkanlıkları zamanla değişir. yıllar sürebilir. öyle her söylenenin altında hemen art niyet aramamak gerekir.
zenci, siyah, siyahi, arap, afro-amerikan, nigger, hatta güney afrikalı beyazlar “colored-renkli” diyorlar.
bildiğim kadarıyla nigger ve colored ifadeleri pejoratif manada kullanılıyorlar.
bizim ülkemizde bu konuda tarihi temelleri olan bir ırkçılık yok. onun için siyah diyenlerin de zenci diyenlerin de aşağılama kastı olduklarını düşünmüyorum.
meselâ kırk yılın kapıcısı oldu apartman görevlisi. benim için sorun yok. kim ne istiyorsa öyle hitap ederim ama kazara birisi kapıcı dediğinde de kıyamet koparmaya gerek yok.
mesela tezgahtara satış elemanı deyince maaşı mı artıyor, sigortası tam mı yatıyor, yaşam standardı mı yükseliyor.
linkedin profilleri genel müdürden, ceo'dan geçilmiyor. valla tam komedi.
adam alışmış karım diyor ya da kadın alışmış kocam diyor, yok efendim eşim diyeceksin, beyim diyeceksin, hanımım diyeceksin…
arada saygı var mı, paylaşma var mı, kişisel alana tolerans var mı, dayanışma, yardımlaşma, gerektiğinde insan gibi yolları ayırabilme yetisi var mı? buna bakan yok, koca deme, karı deme!
meselâ ben fotoğrafçıyım. “aman hocam olur mu? sen bir fotoğraf sanatçısısın” iyi, tamam. siz nasıl mutlu oluyorsanız öyle hitap edin diyorum. fotoğrafçı olsam ne olacak? özümde neysem oyum. işimi ne kadar iyi yapabiliyorsam o kadarım. isterseniz kaldırım taşı diyin, isterseniz kalorifer peteği. ben aynı benim.
breyart
11.05.2024 01:04 ~ 03:28