Sık geçen başlıklar

türkiye'deki gürültü sorunu 2

ekşi'de gör
gürültünün niteliğinden yakınmaya başladığınız an, karşınızdaki kişiler konuyu kişisel algılayıp bel altı vurmaya başlar. dün eve doğru yürüyordum, derken bir araba tam dibimde durdu. yüce rabbim, öyle bir bastılar ki kornaya, sanki düğüne değil savaşa gidiyor pezevenkler. o arabanın ardından on tane daha araba geldi. kornaların arasında kaldım. yemnediyorum az kaldı ben de araya karışıp düğüne gidecektim çamaşır sulu şortimle.

arabadan indiler, bu sefer davul-zurna solo başladı. komşular, balkondan bağır çağır ağlaşıyor. ben de şortum ve elimde kedi maması dolu kavanozumla kaçmaya çalışıyorum. yarım saat o, yarım saat korna, kalan vakitlerde de oyunu halayı biten insanların çenesi desen... gürültü bitmedi. he, bu gürültüyü "ah canım bi kere evleniyorlar, yapsınlar"a bağlarsan tüm yaz mevsimin ankara havası ve onuncu yıl marşı seçkilerinden oluşan sünnet, kına vb ile geçer. geçiyor da.

konuyu birkaç kez masaya yatırma girişimim olsa da aldığım cevaplar; geleneklerden anlamayan, mutsuz, nursuz ve tipsiz bir insan olduğum üzerineydi. izah hareketim el verdiğince "konu bunlar değil ulan gürültü" dediysem de yaranamadım. sırf 4-5 saat eğleneceyiniz diye evinde oturup dinlenmeye çalışan insanların kafasını sikmek de nerenin/neyin geleneği anlamış değilim. nitekim, bir diğer mesele de anne-babaların, kendi dübürlerini patlatabilecekleri desibelde çocuklarına çığırmaları. "eyyyyyymen" (illaki eymen'dir, başka isim olabilemez) (ses yok) "eymeeeeeeeeeeeen" (ses yok) "eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeymennnn", "----anneeeaaaaaaa, burdayım"

allah kitap aşkına in aşağı ara çocuğunu, n'apıyorsun ceku balım ya? pazar günü 10 dakika boyunca ne bağırıyorsun çocuğuna be hayvanoğlu hayvan ya? biri çocuğuna bağırır, diğeri yazın balkona televizyonu kor, gece gece ortalığı inletir. bir insan, gürültüden kaçmak için dışarı çıkmak zorunda kalmamalı. yerinde yeller esen iç huzurumun kırıntılarına ulaşabilmek adına 3 aydır parkta tek başıma oturuyorum el insaf. gerçi sessizliğe ulaşacam diye bi ton gürültü çekiyorum yine.
böyle bir başlık açmayı düşünüyordum. neyse ki biri daha önce düşünüp açmış. evet, böyle bir sorun var gerçekten. hep mi böyleydi, yoksa son zamanlarda mı daha çok dikkat çeker hâle geldi bilmiyorum; ama acayip bir gürültü var her tarafta.

sokakta yürürken binbir çeşit ses geliyor. ergen bir grup görürsünüz, hayvan gibi bağıra bağıra yürürler, esnaf görürsünüz gel vatandaş gel modundadır, düğün ya da asker uğurlamasına denk gelirsiniz çıkan sesi zaten biliyorsunuz, beş dakika parkta oturayım dersiniz cep telefonundan son ses müzik dinleyen amaçsız ve avare gençlere denk gelirsiniz. hiç kimse de demez ki bu gidişat nereye?

ya da ben mi yaşlandım acaba? çok fazla gürültü var ama ya. öyle böyle değil. bizim mahalledeki veletler bile, bisikletin arkasına pet şişe bağlayıp geziyor. yeterince gürültü yokmuş gibi. evin içinde bile kurtulamıyorum bu gürültüden. lan yeter ya, kafamı siktiniz yeter!