biz geri kalmis bir toplumuz, oncelikle bu gercekle yasadigimiz icin bir moral bozukluguyla dunyaya geliyoruz. geri kalmak ne demek, teknik acidan, sosyal acidan, toplumsal organizasyon olarak her alanda genel bir gerilik soz konusu. az gelismis ulkelere has duzensizliklerden tut, kurallarin uygulanamamasi ve dogru durust ortak degerlerin olmamasi bunlara ornektir. bizler, ingiltere'den 8-0 yerken "avrupa avrupa duy sesimizi, iste bu turklerin ayak sesleri" tezahuratiyla kan depoluyoruz, bu iyi mi kotu mu siz karar verin.
basarisizligi asmanin yollarini basarisiz oldugunu kabullenmeden goremezsin. oncelikle boyle bir hakikat var. fakat dogu toplumu olmamizdan ileri gelen hayalperestlik ve cocukluk hastaligiyla basimiz dertte. ya is makinesi gordugumuzde sigara yakip izliyoruz, "vay be nasil kaldiriyor bak bak bak, vince bak hey yavrum hey".
bizim toplumumuz betonarme seviyor, degerlerimiz yok cunku, tek katli evler sira sira dizilmis kenarda agaclar, dogayla ic ice bir sehir var mi turkiye'de? boyle bir sehir duzeni bulamazsiniz, onun yerine abuk sabuk imara acilmis, 3 katli binanin yaninda abuk bir sekilde yukselen 15 katli apartmani bulursunuz. dogaymis, agacmis, bunlar onemli degil, nasil olsa doganin anasini belleyip parkla arayi kapatiriz.
ne demek istedigimi anlatabiliyor muyum, guzel olan ne varsa bizde imitasyonu var, medeniyet binadan, betondan ibaret degil ama icten ice bir durtu var, ezik bir durtu, guclu olma durtusu ama metodoloji, egitim, toplumsal konsensuslari onemsemeden, hayalperest, cocuksu ve yapay bir medeniyet arzusu, sirf geri kalmis olmayalim diye.
e milletimizden isci olarak batiya giden de coktur, her aileden cikmistir, oralarda da irkciliga maruz kalinca, geldigin yerin zayifligini kabullenmek cok daha zor oluyor. e buradakiler de guzel bir hayat yasamiyor, metrobuste mutsuz insan gormekten bikmadiniz mi, suratlar limon gibi eksimis, herkesin suratindan akiyor su cumleler sanki: "ne icin yasiyoruz ?"
haliyle tum bu gerikalmisligin, ezilmisligin, yok sayilmisligin bir yerlerde doldurulmasi gerek. sadece bu da degil, cumhriyetin ilk donemlerinde ataturk'un ekmegini yiyen de coktur, rte'nin tek dogru elestirisidir burokratik oligarsi, bunu rte soylemeden cok once attila ilhan soylerdi, halk boyle seylerin sikintilarini da yasamistir yalan degil. hepsini ekleyince batidan gelen her seye karsi bir eziklik, ustune ustluk kendi ulkesinde ikinci sinif hissetmenin yarattigi bir bunalti da ortaya cikiyor, bunlarin hepsine bir cozum olarak 15 senelik sag/liberal akp'nin dayanagi olan "osmanli imparatorlugu" dusuncesi hosuna gidiyor insalarin. "biz de gucluyuz, en az sizin kadar, biz ezilmedik, sandiginiz kadar zayif deigliz, bakin osmanli var, cocuklugumuzda kocaman haritalarla buyuduk biz" gibi bir refleks ortaya cikiyor tum olumsuzluklarin yok sayilmasini saglayacak.
zira olumsuzluklari kabullenmek sorumluluk ister, osmanli da bugun devam eden geri kalmisligin sonucunda batti. bu geri kalmisliga bir alternatif olarak kuruldu cumhuriyet, calismayan bir sistemin ikamesi olarak. bunlari tartismayacagim tabii burada, fakat insnalardaki geri kalmisligin ve batililasma sancilarinin tum komplekslerine dair iki buyuk kompleksli cozum ortaya cikmistir bugune dek;
1- bizden hicbir cacik olmaz, bizler batili olmaliyiz. oldugumuz hal ile bir yer gidemeyiz, mumkunse en azindan balkanlar kadar avrupali olalim.
2- biz istesek de batili olamayiz, o halde en dogulu biz olalim, gecmiste ne varsa ona sarilalim, sentez mentez hikaye, osmanliyiz biz.
her iki durum da bipolar bir ruhalinin iki hastalikli yansimasidir, geri kalmisligin cozumlerine dair hicbir sey icermez. sadece aidiyet ve ezilmislige karsi bir compulsif gecici rahatlatici ilactir bunlar, kalici cozum icin terapi sarttir. terapi yuzlesmektir ki o da sorumluluk gerektirdigi icin insanimiza zor gelir. durtusel yaklasimlar daha kolayimiz kactigi icn bu iki secenekten birine meylediyoruz ve haliyle cozumlsuzluge itiyoruz kendimizi.
dusunun bir adam var, bir kadindan hoslaniyor. kadin buna yuz vermeyince adamin tepkisi su oluyor;
1- nasil beni sevmezsi ulan, ne yapsam beni seversin!
2- ulan ben zaten seni sevmiyordum ki zilli.
bizim insanimizin da durumu bu halde 200 senedir. 200 sene bak, hala aidiyet sorunlarini cozememisiz, bu hastaliklar sadece halkta da degil, entelektuel kesimde de oldukca sancilara sebep olmustur (tutunamayanlar guzel bir ornek olur, atilla ilhan'in hangi bati da okunmali)
anlayacaginiz bizde gol yedikce "avrupa avrupa duy sesimizi, iste bu turklerin ayak sesleri" diyen bir kitle var, avrupali o sesi duymuyor bile, duysa da anlayamiyor (anlayamazlar), profesyonel oyuncular kaleye gol atip isini yapiyor, kendi kendine dovunen biz oluyoruz, olan biten budur. ozlem yok ortada, "ben saksi degilim" diyen geri kalmis cocuks bir hayalperest toplum var.