akran zorbalığı'na maruz kalmanın berbat bir şey olduğuna inanıyorum.
çocukken dayak da yesem hep karşılık verdim. bir karşılık verdim iki
dayak yedim ama üçüncüsü hiçbir zaman olmadı.
dövmekten çabuk mu bıktılar yoksa bir gün dayak yemekten mi çekindiler bilmem:)
öte tarafta hep korkan, çekinen arkadaşlar vardı. bu
baskı, onların üzerinde yıllarca sürdü. şu anda bile etkileri var bence üzerlerinde.
çocukların
masum olduğuna; yaşlıların
bilge olduğuna inanmam.
tabii ki çocuğunuza önce
öğretmen ile iletişime geçmesini tembihleyin ama onu bir
pısırık olarak yetiştirmeyin.
yoksa ilkokul, lise,
askerlik, iş hayatı derken özgüvensiz bir birey olur.
burada bazıları, bu çocukların ileride barzo olduklarını söylemiş ama öyle bir durum yok!
çocuk kavgaları, bir dönem sürer ve biter. sizin burada karar vereceğiniz şey çocuğunuzun geleceğidir.
ya hakkını korumayı bilen ya da her zaman hakkı yenen biri olacak.
hiçbirimizin babası anası
john dewey değildi tabii ama " sana vurana sen de vur! " cümlesi harika şekilde kurulmuş bir cümledir!
durduk yere kimseye vurma fakat sana vuranın karşısında da sessiz kalma!