Sık geçen başlıklar

ruhsar'dan akılda kalanlar 2

ekşi'de gör
"fakat, trikotajla hiçbir ilgisi olmadığı halde sürekli ağ ören kader, yine ağlarını örmüştü."

bunu tabi ki çocukken hiçbirimiz anlamamıştık. oradaki ses tonundaki taşak geçme, her şeyle alay edebilen bir senaryo, absürd komedi ve kara mizah harikaydı.

zaten dönemin karikatüristleri yazıyordu senaryoyu. hande ataizi'nin meleksi güzelliği, mazhar'ın zeki, nazik ama şapşal, tembel türk erkeği olması, göksel kortay'ın "yapiciğiim" diyen o muhteşem trt türkçesi, reyhan'ın sırılsıklam salaklığı, kız kurusu firdevs'in de seksiliği vs... her şey şahaneydi yahu.

youtube'da arada açar izlerim. insanlar ne kadar saçmaymış falan yazıyorular. hadi canım şaka yapıyorsunuz. lan olay saçma olması ve ölüm vs gibi konularla bile alay edilebilmesi zaten. inceleri harika. 90'ların kalitesi işte. keşke daha uzun sürseymiş.
ruhsar'ın reyhan'a kan vermesi sonucu bazı güçlerini ona aktarması. reyhan'ın uzaktaki koltuğa oturmak isteyip de uzak diye hayıflanırken koltuğun ona gelmesi sonucu güçlerini keşfetmesi... bu sahne aşırı yorgun olup bir şeylerin ayağıma gelmesini istediğim zamanlarda aklıma düşer. travma yaratmış resmen!