bundan bir kaç yıl önce, kurban bayramının arifesinde evde temizlik yapıyordum. temizlik yaparken, kazara klozetin kapağını kırdım.
bayramdan sonra mahalle nalburundan yeni kapak alırım diye düşünüyordum. ama kapak olmadan klozete oturmak hiç rahat değilmiş. dört gün beklenecek gibi değil. internete baktım, bauhaus bayramda açık.
bayramının ilk sabahı, bauhaus'a gittim.
arkadaş! klozet kapağı reyonunun önünde 40 kişi sıraya girmiş.
ya tamam ben bekar adamım. dini pratikleri de takip etmiyorum. şöyle ağız tadıyla içinde yaşadığım topluma yabancılaşacağım ama yine yabancılaşamıyorum. milletle beraber, klozet kapağı almak için kuyruğa girmiş durumdayım.
yahu sırada bekleyenlerin, tam da o sırada, kurbanlarını kesiyor; etleri kavurma yapılacaklar ve komşuya itelenecekler olarak ayırması gerekiyor muydu? ne işleri var bauhaus'da! rüyalarında klozet kapağı mı gördüler!
gerçek şu ki:
istanbul'un nüfusu hollanda'dan kalabalık. hollanda'daki nalburların tamamı ancak bir araya gelse günde 40 klozet kapağı satar. ama biz, hollanda nüfusu kadar adam tek bir şehirde toplandığımız için, o kırk kişi bir araya gelmiş oluyor.
peki soru şu:
bauhaus gözlemimizden yola çıkarak, "bayram namazını müteakiben klozet kapağı almak bir türk islam geleneğidir" diyebilir miyiz?
15.08.2023 · 43. sıra
vardevela
14.08.2023 11:01 ~ 11:21