yataktan kalkıp, işe giderken yolda, ofiste, fabrikada çalılırken, öğle yemeğinde, tuvalette, yatarken, kalkarken, bütün gün “düzgün” olmak zorunda olan milyonlarca insanın ilgisini elektrikli bir kutuya çakmek için düzgün olmak hiç doğru bir yöntem değildir. tv ilk çıktığı günden beri insanların “ahlak” denilen normlarını esnetmiş ve değiştirmiştir. tüm dünyada böyle olmuş, ülkemizde de aynı seyri izlemiştir bu iş.
mehmet ali erbil o “düzgün” oyunculukla uzun zaman içinde bir yerlere ulaşmış, kabareler, tiyatrolarda rol almış, dizi ve filmler çekmiş bir kişidir. gel gelelim asıl patlamasını
gol şov ve
çarkıfelek gibi yapımlardaki “fırlama” tavrıyla gerçekleştirmiştir. çünkü tv bunu gerektirir.
ulusal yayın yapan tv kanallarının en eskilerinden olan atv hep sağ görüşlü yayın yapmıştır. gel gelelim tarihi düşük reytingini çalık eline geçip muhafazakar çizgiye oturduğunda ele geçirmiştir. türbanlı bacıların bağcılar günlüğü hikayeli dizileri banallik rekorları kırıp çöp olmuştur. çünkü herkes tv ekranında farklı bir deli görmek ister.
mehmet ali erbil bu ülkenin bir numaralı tv delisidir. sulu, cıvık ve hatta seviyesiz denilebilir. çünkü rol budur ve mali de oyuncudur. rolü en iyi o oynamıştır. cem özer’den okan bayülgen’e herkes oynamıştır. yine de o tadı vermemiş, bu denli amaca hizmet edememiştir.
parmaktan sonra devam et deli adam.