Sık geçen başlıklar

leblebinin gereksiz bir kuruyemiş olması 2

ekşi'de gör
katılmadığım. çocukluğumun en ulaşılmaz kuruyemisiydi çünkü. ailemin durumu çok iyi değildi ben küçükken, her istediğimizi alamazlardi. hatta istememeyi de öğrenmiştim sanırım, nasılsa alinmayacakti. leblebiyi sevme nedenim ise pazara giderdik önceden taze taze kavururlardi kuruyemişçiler, nasıl kokardı burnuma ama bir defa bile alın diyemedim. hatta her pazara gidince ben bundan hiç yiyemem diye de içimden gecirirdim. bu arada giresunlu olduğumuz için köyümüz olmasa bile babam arada çuval çuval findik alırdı ya da köyden gonderirlerdi yani aslında evde daha lüksü de vardı ama dışarıdakini alamadım ya aklım hep onda. neyse gel zaman git zaman büyüdük, maaş kadar burslar aldık ise başladım maaşım oldu. benim değişmeyen kuruyemişim leblebi oldu. mutlaka evde bulundururum, çocuk görürsem ikram ederim. büyük teyzemin ilgisini çekmiş benim bu leblebi merakım, o kadar paran var hala neden bunu yiyorsun dedi? bilmez ki o benim çocukluk sevdam gibi birşey, çok severim teyzem dedim. ben leblebiyi çok severim.
hiç otobüs yolculuğunda kendinden geçecek kadar mide bulantısı yaşamamış yazarlar konuşmuş durmuş. hele hamilelik zamanı sabah bulantılarını anında kesen mucize kuruyemiş. iyi ki var.