jackie chan biraz boş yapmış. çünkü, filmin tek bir kişi tarafından seslendirilmesinin şahikasını japonlar yapıyordu. bu o kadar güçlü bir gelenek ki japonya'dan diğer uzakdoğu ülkelerine de yayılıyor.
japonya'da tiyatronun dini bir temeli vardır. menkıbeler sahnede canlandırılır. bu tiyatro geleneğinden bizdeki meddah'a benzer öykü anlatıcılığı doğmuştur.
bilirsiniz, meddah anlattığı öyküdeki tüm kadın ve erkek karakterleri ayrı ayrı canlandırır. meddah, elindeki örtüyü omuzuna atar maho ağa olur; başına dolar, fadime bacı olur. bu meddahın benzeri japonya'da da var.
19.yy'da önemli bir gelişme olur, yeni bir sanat dalı olan sinema doğar. japonlar sinema ile meddah geleneğini birleştiriyorlar. öykü anlatıcı sahnede oturur. arkada beyaz perdede film oynar. bu sırada benshi seyircilere, izlemekte oldukları filmi, her bir karakteri tek tek canlandırarak anlatır.
***
sinema teknolojisinde ilk önce, sadece görüntü kayıt altına alınabiliyordu. karakterlerin arasındaki diyaloglar, konuşma kartları ile ekrana yansıtılıyordu.
konuşma kartı
filmin müzikleri ise canlı icra edilirdi:
nosferatu
canlı müzik yerine filmle beraber plak çalmaya başlıyorlar ve buradan ilk sesli filme geçiliyor.
the jazz singer
sinema, plak teknolojisini de gelişmeye zorlamıştır. çünkü ilk fonograflar dört dakikalık kayıt alıyordu. plakların devir hızları ile oynayarak, 11 dakikalık kayıt alacak hale getiriyorlar. ilk sesli filmlerde, film bir yandan oynarken, bir yandan da makinist, plakları değiştiriyordu.
ancak plakların sırasının karışması veya filmin kopması beraberinde sesle görüntünün senkronizasyonunun kopmasına neden oluyordu. daha sonra filmin gösterime giren kopyasının üzerine, ses kanalı basmayı beceriyorlar ve sesli filmler dönemi başlıyor.
--- cut montaj ---
sinema dendiğinde akla ilk gelen ikonik nesne klakettir.
klaket
klaketin üzerinde çekilecek olan sahnenin numarası yazar. ama bu aletin en önemli özelliği şrak diye ses çıkarmasıdır. görüntü ve sesler ayrı ayrı kayıt edilir ve montaj sırasında birleştirilir. işte montajcı bu şrak sesini kullanarak, görüntü ile sesi senkronize eder.
cut montaj ise tam adını verecek şekilde selüloit filmin, jiletle kesilip bant ile birleştirilmesi ile yapılırdı. bu çok emek gerektiren bir iştir. ilk montajcılar kadındı.
montajcı kadın
kural: eğer bir iş kadın mesleği ise orada hamaliye vardır.
nitekim ilk montajcılar, sadece işin hamaliye kısmını yapıyordu. montajın sanatsal kısmı ile ilgilenen görüntü yönetmenleri ise erkekti.
daha sonra montaj masaları geliştiriliyor. aşağıdaki montajcı filmin negatifleri üstünden çalışıyor. sol tarafındaki askıda, filmin farklı planlarına ait çekimler yer almakta. bunların hepsi teker teker birleştirilecek. birleştirdiği kısımları, önündeki monitörden kontrol ediyor. bu birleştirme işlemi sırasında sesi de aynı zaman da miksliyor.
montaj masası
kesilecek yerin işaretlenmesi
filmin kesilmesi
bundan sonra ise elektromanyetik bant dönemi başlıyor. halk arasında bilinen hali ile betamax/vhs dönemi.
burada görüntüler, aşağıdaki makine yardımı ile montajlanıyordu.
betacam video recorder
bu alet bandın üzerine, üç adet iz döşüyor.
1 time code
2 dört kanallı ses
3 görüntü
jog kolu
bu makinenin jog kolu, gelmiş geçmiş en başarılı elektro mekanik alet olabilir. hafifçe sağa sola çevirdiğinizde filmi, hızlı bir şekilde ileri geri sarar. üstüne bir kere tıkladığınızda durur. bir kere daha tıkladığınızda shuttle modundan jog moduna geçer. parmağınızla döndürerek görüntüyü kare kare ileri geri sararsınız. tabi bu işlem nazik nazik değil pata küte yapılıyor ve bu jog kolu yıllara meydan okuyor. bu yüzden çok başarılıdır.
bu makinelerin yerini ise daha sonra bilgisayar ve video edit programları var.
video montaj yazılımı
--- senin annen bir melekti yavrum ---
japonlar, benshinin filmi anlatmasını o kadar çok seviyorlar ki sessiz sinema dönemine ait bu uygulama, sesli filmler geldiğinde de devam ediyor. filmi, benshi'den dinleyerek izliyorlar.
benshi ile film izlemek
08.09.2023 · 41. sıra
vardevela
07.09.2023 07:51