Sık geçen başlıklar

ilköğretim öğrencilerini iftara götüren öğretmen 2

ekşi'de gör
iftar bir “ibadet” olmasa da “dini” bir aktivitedir.

reşit olmayan çocuklar ailelerinin rızası dışında “dini” bir aktiviteye zorlanamazlar.

öğretmenler “reşit” olmayan öğrencilerini “dini” bir aktiviteye dahil edemezler. çocukları dini bir aktiviteye dahil etmek öğretmenin vazifesi ya da haddi değildir, “misyonu” hiç değildir.

iş yerinizde arkadaşlarınızla ya da komşularınızla iftar yapmanız siz “reşit” olduğunuz ve o insanlarla ilişkiniz “eşit” düzlemde olduğu için sorun değildir, bu durum küçücük çocuklar üzerinde bir iktidarı ve otoritesi olan öğretmenin çocukları “dini” bir etkinliğe zorunlu bırakması örneğinde anlatılan olayla eşitleyebileceğiniz bir örnek değildir.

ve yine çocuğunuzun bir komşunuzun ya da bir arkadaşının evinde iftara gitmesi sorun değildir, çünkü burada eşit bir ilişki vardır ve yatay ve resmî olmayan bir ilişki söz konusudur.

ancak öğretmen öğrenci ilişkisi doğal olarak “eşit” bir ilişki değildir, “iktidar” içerir yani dikey bir ilişkidir.

ibadet olmayan ancak “dini” bir etkinlik olan iftar etkinliğine öğretmen “reşit olmayan” öğrencilerini götüremez,
hele veli rızası olmadan hiç götüremez,

eğer söz konusu okul dini eğitim veren bir okul değilse ve bütün inanç sistemlerinin ritüelleri eşit bağlamda çocuklara öğretilmiyor, örneklendirilmiyorsa böyle bir eylem öğretmenin üstüne vazife değildir.

bir veli çocuğunun bu türden bir etkinliğe öğretmen tarafından zorunlu bırakılmasından rahatsız olabilir ve bunu ifade edebilir, bu rahatsızlığı “duyar kasmak” olarak tarif etmek kimsenin haddine değildir,

sizin “normaliniz” ve “doğalınız” herkesin “normali” ve “doğalı” olmak zorunda değildir, bu sizden farklı olanı “anormal” kılmaz.

ve aman diyeyim sakın bu #151091045 numaralı entryi yazan şahıs gibi asla kimseye dinini, inancını öğretme hadsizliğinde, hele inancını adlandırma hadsizliğinde bulunmayasınız,

nasıl ki örneğin bir ateist ya da bir katolik kalkıp da her hangi bir sünni müslümana “bakin falanca islami grup günde üç vakit namaz kılıyor, siz yanlış biliyorsunuz gerçek müslümanlar günde üç vakit namaz kılar, çocuğuna doğruyu öğret” deme hadsizliğinde bulunamazsa ortalama bir sünni müslüman da bir alevi’ye “alevilik” öğretmeye kalkma hadsizliğinde bulunamaz,
herkesin inancı ya da inançsızlığı kendinedir. tek bir sünnilik olmadığı gibi tek bir alevilik de yoktur. hangi aleviliğin doğru olduğunu hiç kimse hele de bir sünni asla tayin edemez.

başlığı açan arkadaşa önerim; çocuğuna kendi inanç ve ritüellerini doğru düzgün öğretmesi ve çocuğun aklında soru kalmayacak şekilde çocuğunun inancına, yoluna dair sorularını yanıtlaması.

bu ülkede öğretmenler dahil herkes haddini bilse yani üstüne neyin vazife olup olmadığını bilse zaten hiç sorun olmaz, hep birlikte gül gibi yaşar gideriz.
gereksiz duyardır. zamanında gittik. çocuklar dini eğitimle yetişsin demiyorum ama toplu yapılan bir etkinlik, paylaşımı öğretir. bir cemaat yurdu yemekhanesi değilse altında art niyet aramaya ya da duyar kasmaya gerek yoktur.

ps: müslüman değilim fakat aynı etkinliklerde iftar yemeklerine katılmışlığım vardır.