Sık geçen başlıklar

giderek kendini daha az ifade eden insan 4

ekşi'de gör
ve dahi ailesine bile ifade etmez. insanların memnun olmayacağını, ne kadar dil dökersen dök yine bildiklerine inanacağını anlamış insandır. isteyen istediğini hakkında düşünebilir olgunluğuna erişmiştir. hiçbir şey umurunda değildir. ne haliniz varsa da diyen insan gibi insandır.
insan uzun süre anlaşılmayınca hiç kimseyi sessizliğini bozacak değerde görmüyor.
bu konuda o denli kaygılandırıcı bir düzeye vardım ki bazen kendime şaşırıyorum. önceleri, sadece samimi olmadığım kişilere karşı kendimi daha az ifade ederken veya ayrıntılı bir iletişimi lüzumlu görmezken şimdi en yakınımdakilerin söylediklerine bile yalnızca kafa sallıyorum. hataları düzeltmeye çalışmak veya bir şeyler ekleyerek katkıda bulunmak gibi herhangi bir çabaya giremiyorum. üstelik karşı tarafça sarf edilenler beni olumsuz etkileyecek dahi olsa hiçbir savunmaya geçmeden dinliyor ve öylece izliyorum. konuşma konuları nihayetinde bitiyor, beynimdeki öfkeli kalabalık olaysızca dağılıyor.
"dinleyeni olmadığından değil, anlayanı olmadığından sessizleşir insan. "*