Sık geçen başlıklar

galatasaray'ın kadıköy'de fenerbahçe'yi yenmesi 7

ekşi'de gör
20 senenin ardından gerçekleşmiştir.

tebrikler galatasaray.

not: fb

edit: mesaj atıp güzel dileklerini ileten suser'lara teşekkür ederim. doğma büyüme kadıköylü ve fenerbaçeliyim. aracımın plakası dahi fb. ancak şu hayatta futbola dair en keyif aldığım anlar sözlük'te yazar da olan çocukluk arkadaşımla izlediğimiz fb/gs derbileridir. sonuca bakmayız. maç sırası eğlenir/üzülür ve son düdükten sonra unuturuz. fenerbahçe şampiyon olduğunda cadde'de trafiğe sıkışıp gs'li olmasına rağmen bas kornana demişliği de olmuştur. fazla takmayın bu işleri kafaya. futbol'da 3 sonuç var bugün de 1 tanesi gerçekleşti. küfür kıyamet bunlara gerek yok.
vallaha maç 3 0 ken ulan acaba mi dedim. maç bitince öyle birşey olmayacağını anladım :(
gs bizi bu sene kadıköy de yensin de bari hem onlar hem biz hem de türk futbolu rahatlasın. en azından biz fenerbahçeliler de " kaç yıldır bunlara yenilmiyoruz bak burada ehehe" diye boş boş övünüp durmasak. adamlar bizi yenemediği o dönemde türkiye de kaç kupa kaldırdı. avrupa şampiyonu oldu. biz de hala gs bizi yenemiyor diye övünmeye devam edelim. ben gs yi tt arena da 30 sene yenmemeye ama 20 lig şampiyonluğu iki tane de avrupa şampiyonluğu kazanmaya razıyım.
ben artık saldım kadıköy deplasmanını siz de öyle yapın. fener bu sene küme bile düşse bizle yine en kotü berabere kalır aq.

edit: mesaj geldi yeni transferler çok iyi diye. yav olum yok olay adam değil yoook. bak bir şekilde fener şampiyonlar ligine gitsin (lol) ve barcelona ile eşleşsin, adamlar gelirler kadıköy'de 5 tane atar giderler. ama aynı barcelona kadrosuna galatasaray forması giydir, 1-1 berabere kalır, messi maçtan sonra "çıkar valla biz de anlamadık, sürekli bastırmamıza rağmen bir şekilde golü bulamadık, şans bugün yanımızda değildi." der. yazdığım cümlelere bak nasıl bir kara büyü var aq stadında yazıklar olsun ya.
"iş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. berber, iş adamının kulağına fısıldar; 'bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! bak; dikkat et şimdi...'

berber çocuğa seslenir: 'ali, buraya gel!'

bunun üzerine çocuk sakince dükkâna girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. berber işadamının kulağına sessizce, 'bak şimdi' diye fısıldar ve bir elinde 5 liralık, diğer elinde 20 liralık bir banknot olduğu halde çocuğa sorar:

'hangisini istiyorsan alabilirsin? '

çocuk dalgın dalgın bir 5 liraya bir de 20 liraya bakar ve sonunda 5 liralık banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.berber işadamına döner ve gülerek:

'gördün mü? sana söylemiştim' der.

tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan ali'yi görür. yanına giderek, neden 20 liralık değil de, 5 liralık banknotu aldığını sorar. çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:

'eğer 20 liralığı alırsam oyun biter!'"

velhasıl kelam galatasaray kadıköy'de fener'i yenerse aziz başkan gider. bu başarısız başkanın gitmesi de galatasaray'ın işine gelmez.
fb isterse küme düşmemeye oynasın ama kendi sahasında gs'ye asla yenilmez. ben artık bunu kabullendim. siz de kabullenin. yani şu kumbaraya dönen volkan bile gs maçında panter dönüşür bundan eminim.

bu işin performansı falan yok yani anlayacağınız. fb-gs maçlarının özellikle fb stadında oynanan kısımlarının bambaşka bir yapısı var. hatta bizim tt stadındaki maçlar bile bazen bu yapıda geçiyor... misal geçen sene.

ölü rvp kendi sahasında oynanan maçta gs'ye yağdırdı... daha önce guiza gibi adam gs'ye topuk golü attı. selçük şahin denilen futbol fakiri adam bile gs maçlarında bambaşka bi şey oldu... yani biliyorum bizim taraftarlarımız çok ümitli her sene ama lütfen bırakın bu işleri artık...

hee bu adamlara karşı bi tek o pino'nun efsane oynadığı maçta o sabri'li, culio'lu kalede aykut'lu rezil bir kadroyla çıktığında 0-0 kalmıştı ya işte ben en çok oyun olarak gs'nin fb'yi orada ezdiğini görmüştüm. onun dışında hava çivaydık...