bilmeyenler vardır muhakkak ama 2000-2001 sezonunda bu ihtimal epey vardı.
bir önceki yıl
uefa kupası'nı almış, sezona girerken de
real madrid'den
süper kupa'yı almıştık. sezon başında
terim-
lucescu ve
hakan şükür-
jardel değişikliklerinin başta sancıları yaşansa da takımın birbiriyle oynama alışkanlığıyla sancılı süreç çok da uzun sürmemişti.
o sezon
şampiyonlar ligi'nde iki grup aşamalı sisteme geçilmişti. yani son 16 turu, grup usulüyle oynanıyordu ve
galatasaray ilk grupta biraz zorlanmasına rağmen 2 gruptan da alnının akıyla çıkmayı başarmıştı. çeyrek finalde ise rakip sezon başında elinden
süper kupa'yı aldığımız
real madrid olmuştu.
ali sami yen'deki ilk maçta ilk yarı 2-0 geriye düşmemize rağmen özellikle
hasan şaş ve
fatih akyel'in unutulmaz performanslarıyla real madrid'i muazzam bir geri dönüşle 3-2 ile geçmiştik. yalnız o maçta savunmanın bel kemiği
popescu, gördüğü sarı kartla rövanş maçında cezalı duruma düşmüş, komutan gibi bir adamın yerini de
emre aşık gibi vasattan hallice bir adamla dolduramayınca yarı final elimizden kayıp gitmişti.
takım iskeleti o kadar iyiydi ki; o dönem milli takımın ilk 11'inde de 8-9 galatasaraylı oynuyordu ve bunların 6-7'si altyapıdan çıkmışlardı. o kadroyla 2000 yılında; tarihimizde 2. kez bir
avrupa şampiyonası'na gitmiş ve ilk kez gruplardan çıkmıştık. 2002 yılında da yine tarihimizde 2. kez
dünya kupası'na gitmiş, bu kez yarı final görerek şimdilerde hayal bile edemeyeceğimiz bir başarı görmüştük. işte o dönem
galatasaray öyle bir takımdı.
bu arada; bizim yapamadığımızı 2 yıl sonra
mourinholu
porto başarmıştı. 2002-2003'te önce
uefa kupası'nı, 2003-2004'te de
şampiyonlar ligi şampiyonluğunu kazanmışlardı.