Sık geçen başlıklar

erkek sünneti yasaklansın kampanyası 5

ekşi'de gör
dinciler sünnet yasaklansın dediğinizde kudurur ama sünnet dinde yok tamamen sami, yahudi geleneği dediğinizde de beyinleri error verir. bu işler böyledir işte. din öyle bir işlenir ve içselleştirilir ki gün gelir arap'ın yahudi'nin kültürünü sana din diye yutturup türklüğünü, öz kültürünü senin elinden alırlar. hatta sana sormadan bedeninin üzerinde bile hak iddia edip modifikasyona girişirler.
hamileydim doğar doğmaz sünnet ettiririm diye düşünmüştüm. sonra oğlumu kucağıma aldım. o andan sonra aydınlanmalar yaşıyordum. geldiğim noktada tek bir soru vardı: toplumsal baskı için çocuğumu bıçak altına mı yatıracaktım?
uygulamada sünnet olan bir şeyi yaptırmamaya karar verdim. o küçücük bedenine gereksiz bir işlem yaptırmak işkence gibi göründü gözüme.. araştırdım okudum dini olarak da sağlık açısından da elde tutulur bir yanı kalmamıştı. elalem için sünnet yaptırmayı tamamen rafa kaldırdım. kendi bedeni işin karar vereceği zamana geldiğinde ne isterse onu yaptırır..
şimdi 8 aylık, bu mevzuları toplumsal olarak geçemezsek bir şekilde toplumsal baskı yiyecektir, yiyeceğizdir.. ebeveynler olarak görünmez bir fanusla erkek çocuklarımızı elaleme karşı korumalıyız..
ç*kleri ile değil başarılı ile konuşulan güzel ömürleri olsun yavrularımızın..
bu konuda çok uzun süredir fikrim sabittir
kendi ayağıyla gelip ben sünnet olmak istiyorum diyen erişkin bir bireye yasaklanmasın tabii ki, neden yasaklansın ki.

ama bilgilendirilip onam alınacak yaşta olmayan bir çocuğun bedeni hakkında ailesinin karar verip sünnet yaptırması yasaklanmalıdır
çocuk cerrahı olsaydım da tıbbî sebeplerle yapılan zorunlu sünnetler hariç, böyle bir müdahaleyi asla yapmazdım.

edit: abi siz gerçekten ruh hastasısınız. insan hakkı, çocuk hakkı, vücut bütünlüğüne izinsiz müdahale gibi bir konu hakkında fikrimi yazıyorum; dırzonun biri mesaj atıyor diyor ki sünnetsiz mi seviyorsun. yok birader bence sorun değil de anan sünnetsiz seviyormuş, dedi ki yonca kızım senin takipçi sayın çok, bu kanayan yaraya bir parmak bassan. onun için yazdım.
sünnet iddia edildiği gibi dinlerin tanrısal bir vahyi değil,
ibrahim’in, mısır’daki seçkinlerin arasına girmek için yaptığı bir uygulamaydı.
çünkü, antik mısır’da sünnet, seçkin olmanın bir işareti olarak görülüyordu.

peki, mısır’da sünnet hikayesi nasıl başladı?

sünnet, islam’ın, ”habil ve kabil” diye alıntıladığı kişiler olan mısır tanrıları osiris ve seth’in hikayesiyle başlar.

hikayeyi kısaca özetlersek;

tanrılar osiris ve seth ile
tanrıçalar nephtys ve isis kardeştirler.
seth, kardeşi nephtys ile,
osiris de diğer kardeşleri isis ile evlenir.

ama bir sorun vardır ve seth de tıpkı osiris gibi, güzel isis’e aşıktır.

seth, isis’e sahip olduğu için osiris’ten nefret eder, onu öldürme planları yapar ve sonunda osiris’i öldürüp parçalara ayırır.

seth, öyle nefret doludur ki, osiris’in cinsel uzvunu da keser.

isis, osiris’in farklı yerlere gömülen vücut parçalarını bulur ve birleştirir ama cinsel uzvu kayıptır.

işte o kayıp uzuv için halk tarafından törenler yapılır, kötü seth lanetlenirken, iyi osiris yüceltilir.
tanrı osiris’e bağlılık yemini ederken, kimileri erkeklik uzvunu kökten keser, kimileri ise bir parçasını.

bu uygulama zamanla ”osiris’e bağlılık ritüeli”ne dönüşür ve sünnet olanların osiris’in acısını paylaşan, kutsanmış/seçkin kişiler olacaklarına inanılmaya başlanır.

ibrahim mısır’a giderken, mısır’da sünnet çoktan yerleştiğinden, o da seçkinlerin arasına girmek için sünnet olur. bu uygulama ibrahim’le birlikte musevilik’e, ardından islam’a geçer.

yani, sünnet zannedildiği gibi ilahi bir emir değil, antik mısır geleneğidir.

alıntıdır
yasaklanmasi gereken sunnet degil. yasaklar hicbir zaman iyi sonuc vermez. 18 yasindan kucuk, kendi kararlarini kendi veremeyen cocuklari istismar etmesinler yeter. 18'inden sonra isteyen isterse kokunden kestirsin, bence bir problem yok.