hapisten durulmuş bir şekilde çıkan erşan kuneri'nin dönem filmleri çekmesini anlatan, hem komik hem de trajikomik dizi.
bir sinema tarihçisi olarak dizi ile alakalı 1-2 detay vermek istiyorum.
***
er-man filminin gişede batmasının sebebi, filmin kötü olması değil, türk insanının fantastik filmlere karşı olan antipatik yaklaşımıdır. şurada yazdığım bir yazı var.
(bkz:
#137323983)
drakula istanbul'da, türkiye'de çekilmiş ilk vampir filmi. rivayete göre amerika'daki gösteriminde ayakta alkışlandığı söylenir. filmi özel kılan şey drakula'nın türkleştirilmesi ve daha önce hiçbir drakula'da olmayan özelliklerin konmasıdır. fakat böylesine özel bir film türkiye'de hiç ciddeye alınmamıştır. maalesef türkiye, der daim ağlamalı filmlere rağbet göstermiş ve işin içine bilimkurgu girince burun kıvırmıştır. er-man da tam olarak kooperatif kemal'de hocanın cahil yerine koyduğu halk yüzünden batmıştır.
***
şu yazımda türk sinemasının neden gelişmediğinin sebeplerini tarihsel bir sırayla yazmıştım: (bkz:
#52570675)
türk sineması, enteresan bir şekilde ülkeye kaçak giren mısır filmlerinden çok etkileniyor. arabeskti, dramaydı buraya mısır'dan geliyor. tam olarak yine bu sebeple de
doyamam ama filmi tutuyor. çünkü halk, maalesef bu tarz şeyleri seviyor. filmin içinde bir sürü klişe ile dalga geçiliyor olmasına rağmen halk bu klişelere aşık oluyor ve deliler gibi izliyor.
***
erşan kuneri, yahşi batı'nın düştüğü hataya düşmüş. espriler ve referanslar çok derin.
kötü mal'da vurulmasına rağmen düşmeyen nihat'ın cüneyt arkın referansı olduğunu herkes bilmez. bilmeyeceği için de espriler boşa gidiyor. dizide çok fazla referans üzerinden espri döndüğü için seyirci büyük ihtimal çoğunu kaçırdı. şahikalar'ın ilk erşan'a gelmiş olması, bilimkurgu deyince faruk'u anmaları, zafer algöz'ün iddiayı kaybedip galaya "mavi don" ile katılması ancak benim gibi cem yılmaz filmlerini takip edenlerin yakalayacağı espriler.
***
oyunculuklara takılanlar olmuş. dizide, egzecere edilmiş bir oyunculuk var. lakin bunun sebebi onlar öyle olmak istediği için değil, dönem ve filmler öyle olduğu için. gülse birsel dizileriyle karıştırmayın lütfen. bu abartılı oyunculuklardan da absürt durumlar doğuyor. yeşilçam filmlerini izleyenler, türk sinemasına hakim olanlar büyük ihtimal dizideki oyunculuklara gülmüştür. insanlar, dizideki filmleri cem yılmaz'ın çektiğini sanıyor maalesef. hayır, dizideki filmleri erşan kuneri çekti. hepsini de dönemine uygun bir şekilde çekti.
***
dizinin çok fazla küfürlü olduğu iddia edilmiş. bence alakası yok. hatta ileri gidiyorum, şu sıralar popüler olan "gibi" dizisi küfüre bel bağlarken, erşan kuneri'deki bütün küfürler yerinde kullanılmış. çok seviyesiz diyenleriniz sanırım asosyel insanlar. günlük hayatta, iş dünyasında, set ortamında, erkek gruplarında küfür gırladır. tasvip etmiyorum ama realite bu. bütün gün iş yerinde yaşımı sorup 31 dediğimde gülen insanlar var. çocukça mı? evet. ama bunlar varlar. o yüzden dizideki küfürleri abartmaya gerek yok.
***
son olarak dizideki karakter tasarımlarına ve gerçekçiliğe takılanlar olmuş. lütfen biraz hayat hikayesi okuyun. filmlerini izlediğiniz aktör ve aktrisler çok çılgın hayatlar yaşıyorlardı. ne hikayeler, ne anılar var. tabii ki abartılı bir yaklaşım olsa da şaşırılacak bir şey yok aslında. şuan içinde yaşadığınız türkiye, eskiden böyle değildi. bunu da unutmayın lütfen.