Sık geçen başlıklar

devlet pkk'lı kadınları vahşice öldürdü 2

ekşi'de gör
üzerine bu kadar çok konuşulsa da mesele canan kaftancıoğlu değildir.

7 haziran 2015 genel seçimleri'nde akp %40 aldı, meclisteki çoğunluğu kaybetti. iktidar geçirdiği bu sarsıntıyla devrildi devrilecek deniyordu. peki akp belini nasıl doğrulttu? 1 kasım 2015 genel seçimleri ile mi? hayır. akp, muhalefetin içine yuvalanmış omurgasızların desteğiyle önce psikolojik üstünlüğü ele geçirdi. bunun iki aşaması vardı, birincisi deniz baykal partisine sormadan, kendisine siyasetin ulu bilgesi havasını vererek gidip zor durumdaki erdoğan ile görüştü. meşruiyet tesis eden büyük bir rahatlamaydı bu. ikinci aşama ise söz muhalefet partisi mhp’nin uzlaşmaz tavrıyla 1 temmuz 2015’te akp adayı ismet yılmaz’ın meclis başkanı seçilmesiyle oldu. ve 1 kasım’a kadar giderek artan terör ve şiddet ortamında oylarını %50’ye çıkardı.

güncel meseleye geçmeden evvel şunları sormalıyız:

akp iktidarı, terör örgütlerine açıkça veya örtülü olarak destek veren kişileri yargılamaya ve tutuklamaya aklına esip karar vermişse neden kendi partisinin yönetici ve milletvekillerinden başlamıyor? akp’nin yarısı fetö terör örgütüne destek vermedi mi? üstelik bu, kaftancıoğlu’nun açıklamalarının çok daha ötesinde, en açık biçimde sunulan bir destek olmasına rağmen.

hilal kaplan’dan mehmet metiner’e, galip ensarioğlu’ndan bülent arınç’a pek çok akp’li, pkk hakkında “terör örgütüne destek” mahiyetinde sayısız açıklamalar yapmadılar mı?

hukuk, canan kaftancıoğlu’na işliyor da, diğerlerine neden işlemiyor? suç ve suçun niteliği kişiye, kişinin partisine göre mi değişiyor?

mihail bakunin’in meşhur sözüne geliyoruz: “hukuk, iktidarın fahişesidir.” bilhassa totaliter rejimlerde.

“devlet bizde, güç bizde, istediğimizi, istediğimiz zaman oradan alırız” demek istiyorlar. yarattıkları korku imparatorluğu yerel seçimlerde aldıkları mağlubiyetle yine sarsılıyor ve seçimde kaybettiklerini, ellerinde tuttukları yargı ile geri almaya, korku imparatorluğunun temellerini sağlamlaştırmaya ve korkuyu bizlere yeniden hissettirmeye çalışıyorlar. ve bunun için de en kolay lokma gördükleri birini, canan kaftancıoğlu’nu seçtiler. onu devreden çıkartarak, chp’nin görevden almasıyla veya kaftancıoğlu’nun tutuklanmasıyla, bunu tekrar başaracaklarını düşünüyorlar. günlerdir sayısız haber sitelerinde, kanallarda ve gazetelerde canan kaftancıoğlu’nu hedef almaları bundan. onu yalnızlaştırmak, çaresizleştirmek ve lanetlemek istiyorlar. böylelikle canan kaftancıoğlu’nu ortadan kaldıracaklar ve “biz buradayız” diyecekler. duracaklar mı? hayır. unutmayın, bunlara göre kemal kılıçdaroğlu da pkk’lı ve ona alçakça saldırıp yumruk atan inek hırsızı bir "millî kahraman". ve sonra, sıra mutlaka başka birine gelecek, "asla bana dokunmazlar" diyenlere bile.

akp medyası’nı sadece ahaber ve türevlerinden ibaret görmeyin. bunun için de muhalif kılığına bürünmüş olanlar da var. vatan partisi, ulusalcılar ve aydınlık gazetesi bütün seçim süreci boyunca chp’yi ve chp adaylarını hedef aldı. yaptıkları kara propagandaya göre, chp; fetö’den pkk ve dhkp-c’ye kadar terör örgütlerinin hizmetine girmiş, vatan hainleri tarafından ele geçirilmiş bir partiydi. bu yalanlara nihat genç gibi kafası kırık, kullanışlı aptallar da eşlik etti. mesela seçim öncesinde dedi ki, ispark seçim rüşveti olarak pkk’lılara verilecek ve yeni bir hendek savaşı başlayacak:

https://www.sabah.com.tr/…edel-olarak-isparki-verse

nihat genç’in açıklamalarını twitter’da kimler rt’leyip, fav’lıyor? ibrahim karagül gibi radikal islamcı olan akp’liler. bursa büyükşehir belediye başkanı alinur aktaş’ı, yani türkan saylan, uğur mumcu ve aziz nesin gibi insanlara ağır hakaretler eden bu kişiyi kazandığı seçim sonrasında ilk tebrik etmeye gidenler kim?

https://twitter.com/…us/1129497582282203138/photo/1

doğru bildiniz, vatan partisi bursa il yönetimi.

canan kaftancıoğlu'nun bu ve benzeri sözleri yüzünden zaten milliyetçi ve ulusalcılar (başta da tabii ekşisözlük'te boy gösteren mümtaz şahsiyetler) oylarını ekrem imamoğlu'na vermeyeceklerdi. kadıköy belediye başkanı adayı, bir parti emekçisi olmasına ve pkk'yı öven tek bir söz etmemesine rağmen, sırf adı şerdil dara odabaşı ve kürt diye kadıköy'de de zaten chp adayı'na oy vermeyecek, iyi parti adayı'na oy vereceklerdi. verdiler veya vermediler de ne oldu? chp rekor oy ile istanbul'u, kadıköy'ü, adana'yı, antalya'yı, mersin'i aldı. bu kişilerin küfrettikleri, hakaret yağdırdıkları hdp'lilerin de ufak bir payı oldu sanırım bu başarıda. peki ya nihat genç, birgül ayman güler ve vatan partisi ile ittifak yapılsaydı ne alınırdı?

şunu da hatırlatayım: canan kaftancıoğlu, kemal kılıçdaroğlu tarafından bir koltuğa oturtulmamıştır, chp delegelerinin oylarıyla seçilmiş chp istanbul il başkanı'dır. her şeyi biliyorsunuz siz gerçi, pardon.

bir de ümit özdağ var tabii. "devlet, teröristleri terörize etmeli"ymiş. iyi de 1970'lerde pkk filân yoktu. ama terörize işler yine de oluyordu. yani ümit efendi, maraş'ta alevileri, ankara'da türkiye işçi partili gençlerl, beyazıt'ta üniversiteli gençleri, disk başkanı kemal türkler'i, savcı doğan öz'ü canan hanım'ın kayınpederi yazar ümit kaftancıoğlu'nu terörize ettiğiniz gibi mi mesela?

canan kaftancıoğlu ne söylüyor peki?

“pkk’lılar güzel insanlardır, devlet onlara dokunmamalıdır” mı diyor yoksa “terörist bile olsa bütün suçlular hukuka göre yargılanmalıdır” mı diyor?

gerçekten gerizekâlı değilseniz, dinlediğinizi ve okuduğunuzu anlamaya yetecek bir zekânız varsa kaftancıoğlu’nun açıklamalarında ne söyleyip ne söylemediğini kolayca anlarsınız. kuşkusuz siz insan haklarına, modern hukuka ve demokrasiye dayanan bu yöntemi ve prensibi beğenmeyebilirsiniz. belki size göre devlet, teröristleri vahşice öldürmeli, hırsızların kolunu kesmeli, tecavüzleri “şey”inden asmalıdır. bana göre dünyanın en ilkel ve aptalca yöntemidir bu, yine de düşünce hürriyeti var, söyleyin. fakat canan kaftancıoğlu’nu söylemediği sözler üzerinden suçlamayın.

bana göre, pkk’lı bir teröristi veya suruç’ta hdp’lileri, reina’da yılbaşını kutlayan insanları katleden bir ışid’li teröristi mahkemelerde yargılamalıyız. insanlığın geldiği aşama, modern hukuk ve devlet anlayışı bunu söylüyor. hukuk bunun için var, sizi bir suçluyla aynı şey yapacak kısas anlayışından kurtarmak için. vahşetin karşılığında vahşet, örgüt terörünün karşılığında devlet terörü sizi lanetlediğiniz terör örgütlerinin bile hem hukuken hem de ahlâken gerisine düşürür.

not: ne anlatırsanız anlatın bazen değişmez. birileri hayvan çiftliği'ndeki koyunlar gibi durmadan meler, bazıları ise zengin mutfağı'ndaki köpekler gibi durmadan havlar.
canan kaftancıoğlu'na ısınamadım. söylemleri benim siyasi ve askeri görüşümle tamamen zıt. ama ekrem imamoğlu'na oy vermeme engel değil. imralıdan gelen mektup ve hatta kırımızı bültenle aranan bir adamın kürt seçmenin oyunu değiştirmek için trt'ye röportaj vermesi nasıl sizin oy vermenize engel olmuyorsa aynı durum bu tarafta da var. bu ve bunun gibiler gelir geçer.