Sık geçen başlıklar

dünyanın bütün zevklerini tadınca ne oluyor 2

ekşi'de gör
kara lahana mevsimi geldi. bu mevsimde yani soğuk aylarda yetişen kara lahanayı nedense daha lezzetli bulurum. içine atılan acı mı acı biber, barbunya taneleri, mısır kırığı, kuyruk yağı ve patates... daha ilk kaşığı ağzıma almadan kokusu çeker beni. yapıldı mı da bir kazan yapılır. mısır ekmeği ile de ekmeksiz de tabak tabak yenir çünkü. ben şahsen ilk tabağımı mısır ekmeği olmadan, sırf damak zevkimi çatlatmak için yerim. ikinci tabağımı da artık doysam mı ne dediğimden mısır ekmeği ile. amcaoğlum ise hiç sevmez bu yemeği. yengem yaptığında babam hayatta iken tüm düdüklü tencereyi alıp bize gelirdi. bizde yiyecek olan kişi çoktu çünkü. ama kendi çocukları hiç sevmedi kara lahanayı, yemekten zevk almazdılar yani. kara lahana yemekten zevk alınmaz mı yav? etli sarması ayrı, yemeği ayrı sevilir. ta en başta dedim ya, kokusu daha onu yemeden sizi mest eder. en zevkli şeylerden biridir pişmiş kara lahana kokusu... onu sevmeyenleri, yemekten zevk almayanları gerçekten hiç anlamıyorum ve anlamayacağım. kara lahana sevilmez mi? saçmalıyor kara lahana yemekten zevk almayanlar. nasıl yani?

ya da ben tam bu satırları yazarken uyanıp beni koklayan, yanağımı ve elimi yalayan kedimin bende oluşturduğu hissin zevk olmadığını söyleyen kaç kişi bulabiliriz? buyrun tam şu an gurlamaya başladı. uyanmadan evvel de horluyordu. horlamasına uyandım. hafifçe başını okşadım, nefes almak için farklı tarafa dönsün diye. horlamasından zevk alıyorum, dünyanın en keyifli şeyi bence; ama işte, aynı zamanda rahat nefes alamıyor demek. benim zevkimdense onun nefes alması önemli. evliyken kızın babasının horlamasından aynı zevki almazdım. ama kedim horlayınca dünyanın en güzel müziği gibi geliyor. ateistler bunu da açıklasın bence. çok mantıksız bir kere. bu horlamaysa o da öyleydi. peki ama onu duyunca neden sinir harbi yaşayıp sertçe ittiriyordum adamı, başka tarafa dönsün de ben de uyuyayım diye?

yani diyorum ki, zevk kadar öznel bir şeyin herkes için aynı hissi oluşturmasını nasıl beklersiniz? hiçbir kişi asla dünyanın tüm zevklerini deneyimleyemez. zevk, kişiden kişiye değişir.
çoğu insanın sormaya cesaret edemediği soru. neden sürekli keyif almak zorunda olayım ki? bu sorunun sorulması bile sana absürt geliyor farkındayım. işte inanç böyle bir şey. sürekli keyif alnıması gerektiğine o kadar gözü kapalı inanmışsın ki, keyif almak zorunda olmadığın ihtimali aklının ucundan bile geçmiyor. keyif almak kötüdür demiyorum. sadece keyif almak zorunda değilsin.

insan binlerce yıl senin sahip olmadığın konfor ve zevkler olmadan yaşadı. senden daha mı mutsuzlardı? sen bugün ava gitmeden et yiyebildiğin için çok mu mutlusun? o kadar mutluysan neden antidepresanlar olmadan dışarı bile çıkamıyorsun?

zevkin peşinden koşanının sonu tatminsizlik ve mutsuzluktur.